<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MİMAR &#8211; Nigeria Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://nigeriagazetesi.com/etiket/mimar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://nigeriagazetesi.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 15 Jun 2023 20:21:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://nigeriagazetesi.com/wp-content/uploads/2025/03/cropped-nigeria-32x32.webp</url>
	<title>MİMAR &#8211; Nigeria Gazetesi</title>
	<link>https://nigeriagazetesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>DANAOĞLU GROUP YÖNETİM KURULU BAŞKANI MEHMET DANAOĞLU `NDAN BABALAR GÜNÜ MESAJI</title>
		<link>https://nigeriagazetesi.com/danaoglu-group-yonetim-kurulu-baskani-mehmet-danaoglu-ndan-babalar-gunu-mesaji-h46514.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jun 2023 20:21:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[BABALAR GÜNÜ MESAJI]]></category>
		<category><![CDATA[Danaoğlu Group]]></category>
		<category><![CDATA[DANAOĞLU GROUP YÖNETİM KURULU BAŞKANI MEHMET DANAOĞLU `NDAN BABALAR GÜNÜ MESAJI]]></category>
		<category><![CDATA[Danaoğlu Group Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Danaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Danaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[MİMAR]]></category>
		<category><![CDATA[Yüksek]]></category>
		<category><![CDATA[YÜKSEK MİMAR MEHMET DANAOĞLU]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/danaoglu-group-yonetim-kurulu-baskani-mehmet-danaoglu-ndan-babalar-gunu-mesaji-h46514.html</guid>

					<description><![CDATA[DANAOĞLU GROUP YÖNETİM KURULU BAŞKANI MEHMET DANAOĞLU `NDAN BABALAR GÜNÜ MESAJI Danaoğlu Group Yönetim Kurulu Başkanı Nizip İnşaat Müteahhitler Derneği Başkanı Yüksek Mimar Mehmet Danaoğlu, Babalar Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Danaoğlu Group Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Danaoğlu, mesajında şu ifadelere yer verdi; “Babalarımız; hayatımızın her anında varlıkları ile bizlere güven veren, bizleri yaşama hazırlayan, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;">
<p></p>
<div class="entry-content">
<p>DANAOĞLU GROUP YÖNETİM KURULU BAŞKANI MEHMET DANAOĞLU `NDAN BABALAR GÜNÜ MESAJI</p>
<p>Danaoğlu Group Yönetim Kurulu Başkanı Nizip İnşaat Müteahhitler Derneği Başkanı Yüksek Mimar Mehmet Danaoğlu, Babalar Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.</p>
<p>Danaoğlu Group Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Danaoğlu, mesajında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p>“Babalarımız; hayatımızın her anında varlıkları ile bizlere güven veren, bizleri yaşama hazırlayan, ailesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan, annelerimizin yol arkadaşı, çocuklarının kahramanı olan hepimizin ilk okulu aile kurumunun temel direğidir.</p>
<p>Saygının, sevginin, emeğin, hürmetin, şefkatin, kısacası insanı insan yapan değerlerin en yüksek derecede yaşandığı alî bir kültürün mensubu olarak bizlere düşen görev onlara olan şükran borcumuzu en güzel ifadesi ile ödemeye çalışmak, ailemiz için ortaya koydukları her türlü çabada onların yanında olmak ve ortaya çıkan dünyanın bu en güzel tablosunu gelecek nesillere aktarabilmektir.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle başta ülkemizin birliği, dirliği ve bekası için canlarını feda etmiş Aziz Şehitlerimiz ve onların Aziz Emanetleri “babaları” olmak üzere tüm babalarımızın Babalar Gününü en içten dileklerimle kutlar; aileleri ve sevdikleriyle birlikte sağlık, mutluluk ve esenlikler, dilerim.” ifadelerine yer verdi.</p>
<p>ABDULLAH YİĞİT-ANKARA</p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MEHMET DANAOĞLU `NDAN 14 MAYIS DÜNYA ÇİFTÇİLER GÜNÜ MESAJI</title>
		<link>https://nigeriagazetesi.com/mehmet-danaoglu-ndan-14-mayis-dunya-ciftciler-gunu-mesaji-2-h45249.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 May 2023 11:19:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÜLTÜR SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[14 MAYIS DÜNYA ÇİFTÇİLER GÜNÜ MESAJI]]></category>
		<category><![CDATA[14 Mayıs Çiftçiler Günü]]></category>
		<category><![CDATA[14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Danaoğlu Group Yönetim Kurulu Başkanı Yüksek Mimar Mehmet Danaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Gaziantep]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Danaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[MEHMET DANAOĞLU `NDAN 14 MAYIS DÜNYA ÇİFTÇİLER GÜNÜ MESAJI]]></category>
		<category><![CDATA[mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[MİMAR]]></category>
		<category><![CDATA[NİZİP]]></category>
		<category><![CDATA[Nizip İnşaat Müteahhitler Derneği Başkanı Yüksek Mimar Mehmet Danaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Yüksek]]></category>
		<category><![CDATA[YÜKSEK MİMAR MEHMET DANAOĞLU]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/mehmet-danaoglu-ndan-14-mayis-dunya-ciftciler-gunu-mesaji-2-h45249.html</guid>

					<description><![CDATA[Danaoğlu Group Yönetim Kurulu Başkanı Nizip İnşaat Müteahhitler Derneği Başkanı Yüksek Mimar Mehmet Danaoğlu, 14 Mayıs Çiftçiler Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Danaoğlu Group Yönetim Kurulu Başkanı Yüksek Mimar Mehmet Danaoğlu, mesajında şu ifadelere yer verdi; Çiftçilerimizin büyük emek verdiği tarım ve gıda üretimi, hayatımızın sürdürülebilmesi için en temel ve vazgeçilmez unsurlardan biridir. Her türlü &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;">
<p></p>
<div class="entry-content">
<p>Danaoğlu Group Yönetim Kurulu Başkanı Nizip İnşaat Müteahhitler Derneği Başkanı Yüksek Mimar Mehmet Danaoğlu, 14 Mayıs Çiftçiler Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.</p>
<p>Danaoğlu Group Yönetim Kurulu Başkanı Yüksek Mimar Mehmet Danaoğlu, mesajında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p>Çiftçilerimizin büyük emek verdiği tarım ve gıda üretimi, hayatımızın sürdürülebilmesi için en temel ve vazgeçilmez unsurlardan biridir. Her türlü zorluğa rağmen geçimlerini topraktan sağlayarak, ülke ekonomisine katkı sağlayan çiftçilerimizin bugünü kutlu olsun.</p>
<p>Ülkemizde son yıllarda tarım alanında çok başarılı çalışmalar yürütülmüş olup, tarım sektörümüz önemli bir büyüme göstermiştir. Bu doğrultuda ilimizde de tarıma önem verilmiş çiftçilerimize yönelik birçok proje ve destek uygulamaya konulmuştur.</p>
<p>14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü kutluyor, bereketli bir sezon geçirmelerini diliyorum.</p>
<p>ABDULLAH YİĞİT-ANKARA</p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MEHMET DANAOĞLU `NDAN 10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ MESAJI</title>
		<link>https://nigeriagazetesi.com/mehmet-danaoglu-ndan-10-ocak-calisan-gazeteciler-gunu-mesaji-h39445.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Jan 2023 10:14:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü]]></category>
		<category><![CDATA[10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü Mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[ANTEP]]></category>
		<category><![CDATA[başkan Danaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Başkan Mehmet Danaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Danaoğlu Group]]></category>
		<category><![CDATA[Danaoğlu Group Yönetim Kurulu Başkanı Yüksek Mimar Mehmet Danaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Gaziantep]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Danaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[MEHMET DANAOĞLU `NDAN 10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ MESAJI]]></category>
		<category><![CDATA[MİMAR]]></category>
		<category><![CDATA[NİZİP]]></category>
		<category><![CDATA[Nizip ilçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Nizip İnşaat Müteahhitler Derneği Başkanı Yüksek Mimar Mehmet Danaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[YÜKSEK MİMAR MEHMET DANAOĞLU]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/mehmet-danaoglu-ndan-10-ocak-calisan-gazeteciler-gunu-mesaji-h39445.html</guid>

					<description><![CDATA[Danaoğlu Group Yönetim Kurulu Başkanı Nizip İnşaat Müteahhitler Derneği Başkanı Yüksek Mimar Mehmet Danaoğlu, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Nizip İnşaat Müteahhitler Derneği Başkanı Yüksek Mimar Mehmet Danaoğlu, mesajında şu ifadelere yer verdi; Demokrasinin barış, huzur, güven ortamının güçlenmesinde önemli payı olan basın, gerçeklerin öğrenilmesini ve bireyin haber alma özgürlüğünü sağlayan, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;">
<p></p>
<div class="entry-content">
<p>Danaoğlu Group Yönetim Kurulu Başkanı Nizip İnşaat Müteahhitler Derneği Başkanı Yüksek Mimar Mehmet Danaoğlu, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.</p>
<p>Nizip İnşaat Müteahhitler Derneği Başkanı Yüksek Mimar Mehmet Danaoğlu, mesajında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p>Demokrasinin barış, huzur, güven ortamının güçlenmesinde önemli payı olan basın, gerçeklerin öğrenilmesini ve bireyin haber alma özgürlüğünü sağlayan, toplumun bilinçlenmesine aracılık yapan düşünce ve ifade özgürlüğünün en etkili araçlarından biridir.</p>
<p>Basının önemi, teknolojik gelişmeler nedeniyle günümüzde daha da artmıştır. Olayları doğru, ilkeli, meslek etiğini her şeyin üstünde tutarak özel hayata ve kişilik haklarına saygı çerçevesinde, objektif görev anlayışıyla değerlendiren, halkın gözü kulağı ve sesi olarak kamuoyunu ülke ve dünya gerçekleriyle buluşturan basın, farklı görüşlerin seslendirilmesine de imkân sağlayarak toplumu düşünmeye, araştırmaya ve doğru sonuçlara ulaşmaya yönlendirerek halkın bilgilenmesine ve bilinçlenmesine de önemli katkılar sunmaktadır.</p>
<p>Doğru haber verme, tarafsızlık, özel hayata saygı, basın ve basın çalışanları için her zaman yol gösterici değerler olmuştur. Bu ilkeleri öne çıkararak görev yapan güçlü Samsun basınımızın mensuplarıyla göreve başladığım günden bugüne kadar beraber olmaya çalıştım. Çalışma arkadaşlarım olarak gördüğüm basın camiamızla, bundan sonra da çalışmalarımız devam edecektir.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle tüm değerli basın çalışanlarının ‘10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü tebrik ediyor, ebediyete intikal eden basın çalışanlarını rahmetle anıyor, hayatta olan tüm basın emekçilerimize meslek ve özel hayatlarında başarılar diliyorum.</p>
<p>ABDULLAH YİĞİT-ANKARA</p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DANAOĞLU GROUP YÖNETİM KURULU BAŞKANI MEHMET DANAOĞLU `NDAN YENİ YIL MESAJI</title>
		<link>https://nigeriagazetesi.com/danaoglu-group-yonetim-kurulu-baskani-mehmet-danaoglu-ndan-yeni-yil-mesaji-h39069.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Dec 2022 00:19:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[2023]]></category>
		<category><![CDATA[başkan Danaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Başkan Mehmet Danaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Danaoğlu Group]]></category>
		<category><![CDATA[DANAOĞLU GROUP YÖNETİM KURULU BAŞKANI MEHMET DANAOĞLU `NDAN YENİ YIL MESAJI]]></category>
		<category><![CDATA[Danaoğlu Group Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Danaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Danaoğlu Group Yönetim Kurulu Başkanı Yüksek Mimar Mehmet Danaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Gaziantep]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Danaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[MİMAR]]></category>
		<category><![CDATA[NİZİP]]></category>
		<category><![CDATA[NİZİP İNŞAAT MÜTEAHHİTLER DERNEĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[Nizip İnşaat Müteahhitler Derneği Başkanı Yüksek Mimar Mehmet Danaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Yıl]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Yıl Mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek mimar]]></category>
		<category><![CDATA[YÜKSEK MİMAR MEHMET DANAOĞLU]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/danaoglu-group-yonetim-kurulu-baskani-mehmet-danaoglu-ndan-yeni-yil-mesaji-h39069.html</guid>

					<description><![CDATA[DANAOĞLU GROUP YÖNETİM KURULU BAŞKANI MEHMET DANAOĞLU `NDAN YENİ YIL MESAJI Danaoğlu Group Yönetim Kurulu Başkanı Nizip İnşaat Müteahhitler Derneği Başkanı Yüksek Mimar Mehmet Danaoğlu, yeni yıl dolayısıyla bir mesaj yayınlandı. Danaoğlu Group Yönetim Kurulu Başkanı Yüksek Mimar Mehmet Danaoğlu, mesajında şu ifadelere yer verdi; 2022 yılını geride bırakırken, yeni umutlar, yeni hedefler ve daha &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;">
<p></p>
<div class="entry-content">
<p>DANAOĞLU GROUP YÖNETİM KURULU BAŞKANI MEHMET DANAOĞLU `NDAN YENİ YIL MESAJI</p>
<p>Danaoğlu Group Yönetim Kurulu Başkanı Nizip İnşaat Müteahhitler Derneği Başkanı Yüksek Mimar Mehmet Danaoğlu, yeni yıl dolayısıyla bir mesaj yayınlandı.</p>
<p>Danaoğlu Group Yönetim Kurulu Başkanı Yüksek Mimar Mehmet Danaoğlu, mesajında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p>2022 yılını geride bırakırken, yeni umutlar, yeni hedefler ve daha güzel bir gelecek ümidiyle yeni bir yılın heyecanını birlikte yaşıyoruz.</p>
<p>Her yeni yıl, geçen bir yılın muhasebesinin yapılmasının yanı sıra, yaşanan tecrübeler ışığında yeni yıla ilişkin yol haritasının belirlenmesine imkân sağlayan dönüm noktalarıdır.</p>
<p>Bizler de bu anlayıştan hareketle, değerli Nizipli ve Gaziantepli hemşehrilerime daha iyi hizmet etme, İlimizin potansiyelini daha iyi noktalara taşıma çabasıyla, Ülkemizin aydınlık yarınlarına katkı yapmanın gayreti içerisinde olacağız.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle; 2023 yılının tüm insanlığa barış, esenlik, huzur ve mutluluk getirmesini, birlik ve beraberlik anlayışımızın daha da pekişmesini temenni ediyor, aziz milletimizin ve Nizipli ve Gaziantepli hemşehrilerimin yeni yılını kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.</p>
<p>ABDULLAH YİĞİT-ANKARA</p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MİMAR SİNAN</title>
		<link>https://nigeriagazetesi.com/mimar-sinan-h24525.html</link>
					<comments>https://nigeriagazetesi.com/mimar-sinan-h24525.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Jan 2022 15:45:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[MİMAR]]></category>
		<category><![CDATA[Mimar Sinan]]></category>
		<category><![CDATA[Süleymaniye Camii]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/mimar-sinan-h24525.html</guid>

					<description><![CDATA[Türk Mimarisinin Abide Şahsiyetleri – Mimar Sinan MİMAR SİNAN Koca Mi’mâr Sinân Âğâ (Sinaneddin Yusuf – Abdulmennan oğlu Sinan 1490 tarihinde, Kayseri’nin Ağırnas köyünde doğdu. Yavuz Sultan Selim zamanında devşirme olarak İstanbul’a getirildi. Zeki, genç ve dinamik olduğu için seçilenler arasındaydı. Sinan, At Meydanı’ndaki saraya verilen çocuklar içinde mimarlığa özendi, vatanın bağlarında ve bahçelerinde su &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;">
<p></p>
<div class="entry-content">
<p>Türk Mimarisinin Abide Şahsiyetleri – Mimar Sinan</p>
<p>MİMAR SİNAN<br />
Koca Mi’mâr Sinân Âğâ (Sinaneddin Yusuf – Abdulmennan oğlu Sinan</p>
<p>1490 tarihinde, Kayseri’nin Ağırnas köyünde doğdu. Yavuz Sultan Selim zamanında devşirme olarak İstanbul’a getirildi. Zeki, genç ve dinamik olduğu için seçilenler arasındaydı. Sinan, At Meydanı’ndaki saraya verilen çocuklar içinde mimarlığa özendi, vatanın bağlarında ve bahçelerinde su yolları yapmak, kemerler meydana getirmek istedi.</p>
<p>Devrinin mahir ustaları mahiyetinde han, çeşme ve türbe inşaatında çalıştı. 1514’te Çaldıran, 1517’de Mısır seferlerine katıldı. Kanunî Sultan Süleyman zamanında yeniçeri oldu ve 1521’de Belgrad, 1522’de Rodos seferinde bulunarak atlı sekban oldu. 1526’da katıldığı Mohaç Meydan Muharebesinden sonra sırası ile acemi oğlanlar yayabaşılığı, kapı yayabaşılığı ve zenberekçibaşılığa yükseldi.</p>
<p>1532’de Alman, 1534’de Tebriz ve Bağdat seferlerinden dönüşte “Haseki” rütbesi aldı. Bağdat seferinde Van Kalesi Muhasarasında, göl üzerinde nakliyat yapan kalyonlara top yerleştirdi.</p>
<p>Korfu, Pulya (1537) ve Moldovya (1538) seferlerine katılan Mimar Sinan, Moldovya (Kara Buğdan) seferinde Prut nehri üzerine onüç günde kurduğu köprü ile Kanunî Sultan Süleyman’ın takdirini kazandı. Aynı sene başmimarlığa yükseldi.</p>
<p>Mimar Sinan, katıldığı seferlerde Suriye, Mısır, Irak, İran, Balkanlar, Viyana’ya kadar Güney Avrupa’yı görüp mimari eserleri inceledi ve kendisi de birçok eser verdi. İstanbul’da devrin en meşhur mimarları ile Bayezid Camii’nin ustası Mimar Hayreddin ile tanıştı.</p>
<p>« Hemen adı geçen suyun üstüne güzel bir köprünün yapımına başladım. 10 günde yüksek bir köprü yaptım. İslam ordusu ile bütün canlıların şahı , sevinçle geçtiler. »<br />
(Tezkiretü’l Bünyan ve Tezkiretü’l Ebniye)</p>
<p>Köprünün yapımından sonra Abdulmennan oğlu Sinan 17 yıllık yeniçerilik hayatından sonra 49 yaşında Başmimarlık görevine atanır.<br />
« Yeniçeri ocağındaki yolumdan ayrılacak olma düşüncesi elem verse de sonunda yine mimarlığın camiler inşa edip birçok dünya ve ahret muradına vesile olacağını düşünüp kabul ettim. »<br />
(Tezkiretü’l Bünyan ve Tezkiretü’l Ebniye)</p>
<p>Başmimarlık dönemi</p>
<p>1538 yılında Hassa başmimarı olan Sinan , baş mimarlık görevini I. Süleyman,II. Selim ve III. Murat zamanında 49 yıl süre ile yapmıştır.</p>
<p>Mimar Sinan’ın, Mimarbaşılığa getirilmeden evvel yaptığı üç eser dikkat çekicidir. Bunlar: Halep’te Husreviye Külliyesi, Gebze’de Çoban Mustafa Külliyesi ve İstanbul’da Hürrem Sultan için yapılan Haseki Külliyesidir. Halep’teki Hüsreviye Külliyesinde, tek kubbeli cami tarzı ile, bu kubbenin köşelerine birer kubbe ilave edilerek yan mekânlı cami tarzı birleştirilmiş ve böylece Osmanlı mimarlarının İznik ve Bursa’daki eserlerine uyulmuştur.</p>
<p>Külliyede ayrıca, avlu, medrese, hamam, imaret ve misafirhane gibi kısımlar bulunmaktadır. Gebze’deki Çoban Mustafa Paşa Külliyesinde renkli taş kakmalar ve süslemeler görülür. Külliyede cami, türbe ve diğer unsurlar ahenkli bir tarzda yerleştirilmiştir.</p>
<p>Mimar Sinan’ın İstanbul’daki ilk eseri olan Haseki Külliyesi, devrindeki bütün mimari unsurları taşımaktadır. Cami, medrese, sübyan mektebi, imaret, darüşşifa ve çeşmeden oluşan külliyede cami, diğer kısımlardan tamamen ayrıdır.</p>
<p>Mimar Sinan’ın Mimarbaşı olduktan sonra verdiği üç büyük eser, onun sanatının gelişmesini gösteren basamaklardır. Bunların ilki İstanbul’daki Şehzade Camii ve külliyesidir. Dört yarım kubbenin ortasında merkezi bir kubbe tarzında inşa edilen Şehzade Camii, daha sonra yapılan bütün camilere örnek teşkil etmiştir.</p>
<p>Süleymaniye Camii, Mimar Sinan’ın İstanbul’daki en muhteşem eseridir. Kendi tabiriyle kalfalık döneminde, 1550-1557 yılları arasında yapılmıştır.</p>
<p>Mimar Sinan’ın en büyük eseri ise, 86 yaşında yaptığı ve “ustalık eserim” diye takdim ettiği, Edirne’deki Selimiye Camiidir (1575).</p>
<p>Mimar Sinan, Mimarbaşı olduğu sürece birbirinden çok değişik konularla uğraştı. Zaman zaman eskileri restore etti. Bu konudaki en büyük çabalarını Ayasofya için harcadı. 1573’te Ayasofya’nın kubbesini onararak çevresine, takviyeli duvarlar yaptı ve eserin bu günlere sağlam olarak gelmesini sağladı. Eski eserlerle abidelerin yakınına yapılan ve onların görünümlerini bozan yapıların yıkılması da onun görevleri arasındaydı. Bu sebeplerle Zeyrek Camii ve Rumeli Hisarı civarına yapılan bazı ev ve dükkânların yıkımını sağladı.</p>
<p>İstanbul caddelerinin genişliği, evlerin yapımı ve lağımların bağlanmasıyla uğraştı. Sokakların darlığı sebebiyle ortaya çıkan yangın tehlikesine dikkat çekip bu hususta ferman yayınlattı. Günümüzde bile bir problem olan İstanbul’un kaldırımlarıyla bizzat ilgilenmesi çok ilgi çekicidir.</p>
<p>Büyükçekmece Köprüsü üzerinde kazılı olan mührü, onun aynı zamanda mütevazı kişiliğini de yansıtmaktadır. Mühür şöyledir:</p>
<p>« El-fakiru l-Hakir Ser Mimaranı Hassa ”<br />
(Değersiz ve muhtac kul, Saray özel mimarlarının başkanı) »</p>
<p>Eserlerinin bir kısmı İstanbul’dadır. 1588’de İstanbul’da vefat eden Mimar Sinan, Süleymaniye Camii’nin yanında kendi yaptığı sade türbeye defnedilmiştir.</p>
<p>Mimar Sinan Türbesi, İstanbul Müftülüğü’nün sütunlu kapısından çıkınca hemen solda, iki caddenin kesiştiği noktada Fetva Yokuşu başında sağda, Süleymaniye Camii’nin Haliç duvarının önünde, beyaz taşlı sade bir türbedir.</p>
<p>Mezarı 1935 yılında Türk Tarihini Araştırma Kurumu üyeleri tarafından kazılmış ve kafatası incelenmek üzere alınmış ancak sonraki restorasyon kazısında kafatasının yerinde olmadığı görülmüştür.<br />
1976’da Uluslararası Astronomi Birliği’nin aldığı kararla Merkür’deki bir krater Sinan Krateri olarak isimlendirilmiştir.</p>
<p>Osmanlı padişahları I. Süleyman, II. Selim ve III. Murat dönemlerinde baş mimar olarak görev yapan Mimar Sinan, yapıtlarıyla geçmişte ve günümüzde dünyaca tanınmıştır. Başyapıtı, “ustalık eserim” dediği Selimiye Camisi’dir.</p>
<p>SİNAN ÜZERİNE SÖYLENENLER</p>
<p>Yusuf Kaplan</p>
<p>“… Hakiki bir Müslümanın hayatı şiirseldir. Müslümanların bütün<br />
sanatları şiirseldir. Meselâ, Mimar Sinan, büyük bir mimardır;<br />
ama aynı zamanda büyük bir şiir çağlayanının ruhundan ve<br />
gölgesinden beslenen bütüncül bir sanatçıdır da. Mimar Sinan’ı<br />
büyük mimar yapan, şiirde ulaşılan doruk noktanın içinde yaşayan<br />
ve onun yemişlerini devşiren hakiki bir mümin ve hakiki<br />
bir sanatçı olmasıdır.</p>
<p>Şiir, Müslüman hayatında ve Müslüman’ın<br />
dünyasında, vahiy’den sonraki en sade, en özlü ama aynı zamanda<br />
da tabiatın ve kainatın musikisini ve anlam dünyasını da<br />
aynı anda varkılan, hissettiren, yaşatan ve varkıldıran, hissettiren,<br />
yaşattıran en deruni dil, ifade biçimi ve söylemdir.”</p>
<p>Turgut Cansever</p>
<p>“… Mimarinin devlerin alfabesi olduğu söylenir. Yaşadığımız mekanı<br />
mimari unsurlarla ifade eden taş ile işlenmiş bu edebiyat<br />
eserlerinde şiirin sembolik anlatımı işlenir. Hiç şüphesiz ki, Mimar<br />
Sinan sadece Osmanlı Türk tarihinin değil, tüm dünya medeniyetinin<br />
gelmiş geçmiş en önemli taş yazarlarından biridir.”</p>
<p>Tarihçi-Mimar Stefanos Yerasimos</p>
<p>“… Mesleğinde yetkin durumda olan bir mimara, mimarlık tarihi<br />
içerisinde 10 adam sayın derseniz Mimar Sinan’ı mutlaka<br />
sayacaktır.”</p>
<p>Abidin Dino</p>
<p>“Sinan çocukluğunda o atlılara imrenir, oysaki Sinan’ın alın<br />
yazısı yürümektedir. Delikanlı olunca, Ağırnas’a değil İstanbul’a,<br />
İstanbul’dan Tebriz’e, Kahire’ye, Kahire’den döne dolaşa<br />
İstanbul’a, İstanbul’dan Belgrad’a yürüyecek. Daha pekçok<br />
yürüyecek.</p>
<p>Yayabaşı Sinan. Uzun bir yol, fakat öyle bir yol ki<br />
Mısır, İran, Roma, Selçuk Osmanlı, Bizans ve gotik mimarisinin<br />
boy verdiği yerlerden geçer. Kahire’de ehramlardan, Gran’da<br />
gotik kiliseye kadar uzanan bir yol. Mezar, saray, köprü, soylu<br />
mabet. Sinan’ın göz zenginliği. Gözün doğması. Sinan görecektir<br />
ki dünya çıldırasıya güzel ve güzellik çeşitlidir. Görecektir ki<br />
mimar, toprağa ve insana aşık kişidir. “</p>
<p>Le Corbusier</p>
<p>“Tarih boyunca mekanı tam olarak anlayan iki mimardan biri”</p>
<p>Mehmet Akif Ersoy</p>
<p>“Yıkmak, insanlara yapmak gibi kıymet mi verir?<br />
Onu en çolpa herifler de emin ol, becerir.<br />
Sade sen gösteriver “işte budur kubbe!” diye,<br />
İki ırgatla iner şimdi Süleymaniye…</p>
<p>Ama gel kaldıralım dendi mi, heyhât, o zaman,<br />
Bir Süleyman daha lazım yeniden, bir de Sinan…”</p>
<p>Frank Lloyd Wright</p>
<p>“Onu çıkarırsak mimarlıkta çok şey değişir, mimarlıkta çığır<br />
açan, Mimar Sinan ve Benden başka doğru dürüst bir mimar<br />
yetişmedi”</p>
<p>Ahmet Hamdi Tanpınar</p>
<p>“… Kim bilir, bıraksalardı, imparatorluğun kendisi kadar geniş<br />
ve zengin sanatı, belki de bütün İstanbul’u yedi tepesinde yedi<br />
kubbeyle tek bir bina halinde işler, bu kubbeleri vadilerin üstünden<br />
aşan ve sırrı yalnız kendisinde olan kemer galerilerle<br />
birbirine bağlar; aralarından büyük ağaçları, yeşilliği bir mükafat<br />
gibi fışkırtır; tatlı meyillere medreselerini, şifahanelerini<br />
oturtur; taştan ebediyet rüyasını kademe kademe üç kıtaya<br />
indirirdi.<br />
İlahi Sinan! Ey susan taşın konuşan hacimlerin şairi; ey maddenin<br />
uykusuna kendi nabzının ahengini hepimizin imanıyla<br />
beraber geçiren, aydınlığı en bilgili terkiplerde eritilmiş madenler<br />
gibi yumuşatıp ondan zaferlerimize hil’atler biçen!<br />
Sen bu şehre bütün dünyanın kıskanacağı bir cami yapmakla<br />
kalmadın; insan düşüncesinin erişilmesi güç hadlerinden<br />
birini tespit ettin.”</p>
<p>Samiha Ayverdi</p>
<p>“bir medeniyetin örs misali üzerinde dövüle dövüle şekillenip<br />
gerçek çehresini bulduğu bu ikbal ve ihtişam devriyle, o devrin<br />
mahsulü olan Sinan’ı birbirinden ayrı mütalaa etmek, hatta<br />
ayırmaya uğraşmak, acemice bir iş olsa gerek.<br />
Zira seçip yakaladığı ölçüler, tırmanıp fethettiği şahikalar, müşterek bir<br />
hamle ve terkibin, onun şahsında son ve olgun kararını bulmuş<br />
olmasından ibarettir denebilir.</p>
<p>ESERLERİ</p>
<p>PAŞADERE KEMERİ</p>
<p>Kemerler; Sinan zamanında da İstanbul’da su sıkıntısı yakın geçmişimizde olduğu gibi yaşanmaktaydı. Koca mimar bunun çözümünü başka yerlerden kanal içinde İstanbul’a su getirerek çözüleceğini anlamış ve buna uygun gelecek şekilde İstanbul’un meskun bölgelerine kanallar içinde su getirmiştir. Paşadere Kemeri de bunlardan birisidir. Su bir haber gibidir bu kanalın içinde bir kaynaktan içi yanmış olanlara ferahlık taşıyan bir muştuyu muhatabına ulaştırmada sessiz ve sakin bir işlev görür. Sessizliği silikliğinden değil kendini bildiğinden kaynaklanır. İçinde hayat barındıran bu yapı, salt güzelliği açısından, taş gibi olmakla kalmayıp, su gibi bir ömre sahip olması ve üzerinde yer aldığı coğrafyaya değer kattığı bilinciyle vakar içeren bir duruşa sahiptir. Aynı zamanda Paşadere Kemeri kendi özel geçmişini de işin içine katarak bize tarihten görkemli bir anı anlatır gibidir. Sinan, bu eserini diğer eserlerinde olduğu gibi zamanının em dayanıklı yapı malzemesi olan taş ile gerçekleştirmiş olup, diğer eserlerinden farklı bir çizgide olmasını hedeflemiştir. Bu tutum aslında Sinan’ın diğer binaları için de başvurduğu bir davranış biçimidir ki aslında Sinan sanat olarak gelişimini bu anlayışla temellendirmiştir. Bu gün hala ayakta kalan bu yapı halihazırdaki güzelliğiyle bile bizi büyülemeye devam etmektedir. Evvelbent adıyla da anılan Kemerburgaz Eyüp yolu üzerinde bulunan bu kemer 1554-1564 yılları arasında inşa edilmiştir. İşbu kemerin uzunluğu 102 metre olup, açıklığı 5 metre olan 13 adet gözden oluşmaktadır ve altından yol geçmektedir.</p>
<p>DRİNA KÖPRÜSÜ</p>
<p>Bu köprü, ülkemiz coğrafyasında yaşayan bizler için nostaljik çağrışımlar yapabilecek özelliklere sahip olmakla birlikte Osmanlı Devletinin en görkemli zamanlarında tarihe tanıklık etme açısından Avrupa’nın içine kadar sokulmuş bir yapı özelliğindedir. Köprü Mimar Sinan’ın en kolay ve belki de en fazla aşına olduğu yapıların başında gelmektedir. Çünkü Sinan Osmanlı ordusu ile birlikte savaşlara katılmış ve bu esnada derin vadilerin çayların ve ırmakların üzerinden aşmak için bol bol köprü inşa etmiştir. Osmanlı Devletinin Rumeli karasını bir yurt olarak bellemesi bu arazinin üzerinde ölümsüz eserler bırakmasına sebep oldu desek yanılmayız. Drina Köprüsü de bunlardan birisidir. Drina Köprüsü Bosna Hersek sınırları içinde kalan bir köprü olup, Osmanlı’nın en önemli veziri azamı olan Sokullu Mehmet paşa tarafından büyük mimar Sinan’a 1571 ila 1577 yılları arasında yaptırılmıştır. Sinan’ın bu eseri Avrupa’da bulunan diğer köprüler arasında hem şekil ve hem de estetik açıdan benzemezliği ile dikkat çekmekte olup, 2007 yılında Dünya Kültür Mirası Listesine girmiştir. Drina Köprüsü Sinan’ın da bütün özelliklerini toplayan bir yapı olmak bakımından benzerlerinden ayrılır. Teknolojik açıdan zamanının sınırlarını aşan bu günün beğenilerini bile üzerine cezbeden bir duruşa sahiptir. Drina Nehrini kesen ve bugünkü adını da bu nehirden alan Drina Köprüsünün boyu 180 metre civarında olup eni 7 metreden bir miktar fazladır. İvo Andriç’in Drina Köprüsü adlı romanına da konu olan köprü büyük kesme taş bloklardan yapılmış, 11 adet kemere sahip olup bunlardan 10 tanesinin içinden su akmaktadır. Kemerler selyaran adı da verilen suyun akışına dik gelecek şekilde üçgen oluşturacak bir şekil almışlardır. Bu kemerlerin açıklıkları 10 ila 15 metre arasında değişmektedirler. Köprünü yol kotuna denk gelen yükseklikte kenarları boydan boya bir silme ile bezenmiştir. Ayrıca köprüde bir adet kitabe sahanlığı ve yine bir adet sofa adını vereceğimiz bir alan bulunmaktadır. Bu gün itibariyle halen görkemini ve güzelliğini kaybetmeyen köprü trafiğe yasaklanmış haliyle ziyaretçilerini beklemektedir</p>
<p>SELİMİYE CAMİSİ</p>
<p>Edirne Osmanlı Devletinin asla vazgeçemediği bir yerleşke ve ilk göz ağrılarına denk gelen önemli<br />
bir şehirdir. Edirne Osmanlı için hem geçmişten nostaljik kokular aldığı hem de Rumeli’de olması hasebiyle geleceğini yönlendirdiği bir yerleşim birimiydi. Derince bakıldığı zaman İstanbul’un öncesinde Edirne görünüyordu.</p>
<p>O halde bu il bırakın ihmal edilmeyi taçlanmayı hak eden bir çok vasfı üzerinde barındırmakla eşlerinden ayrılıyordu. Osmanlı Devleti de aynen diğer Türk devletlerinde olduğu gibi güneşi takip edip batıya<br />
doğru ilerliyordu. O zaman varılan ve eğlenilen ve dahi vatan edinilen bu yerlerde inci mesabesinde takılar bırakmak gerekirdi. İşte Selimiye Cami bu görkemli takılardan cami olanı ve Edirne’yi süsleyenidir. Selimiye kubbesi ile Sinan’ın fanatizmini bir ölçüde dışa vurur. Bu Sinan için şahsi bir yarış sonucunda Ayasofya’nın kubbe açıklığını geçmek olarak yorumlanamaz, aynı zamanda Selimiye Cami zamanı gereği ister Hıristiyan iste Yahudi ve ister diğer dinlerin mabetlerinden hem yapı malzemesi kullanımı açısından hem de mekanı fonksiyona göre tanzim etme noktasında çok çok üstündür. Aslında cami, bununla da kalmayarak Sinan’ın dehasını kendi cağının öncesine yakışacak şekilde rasyonalizmin tarih öncesine göndermekle önemli bir seviyeye ulaşır. Cami bir tepe üzerine inşa edilmiş olup her birinde üç şerefe bulunan dört adet minareye sahiptir. Bu minareler kalem gibi bir inceliğe sahip olup zarafetiyle gerçekten bir göz ziyafeti sunarlar. Selimiye Cami’nin yerden yüksekliği 43,25 metre olup kubbesinin çapı 31,25 metre ve iç duvarları eşsiz İznik çinileriyle bezeli, kubbe kasnağı 6 metre genişliğinde fil ayaklarına oturtulmuş devasa bir yapıdır. Caminin avluya açılan üç adet kapısı bulunmaktadır. Yine avluda bir şadırvanı bulunup kubbelerle süslü bir şekilde göze hitap etmektedir. Aynı zamanda kubbesinde oluşan hava akımı dolayısıyla meşalelerden toplanan is kubbeyi lekelemeden bir delikten dışarı alınmaktaydı.<br />
Caminin ana gövdesindeki duvarlarda hat işçiliği görülmeye değerdir. Selimiye diğer camilerde de olduğu gibi sadece tekil bir cami olmayıp etrafında külliyesi bulunan bir yapı bütünüdür. Selimiye Cami UNESCO Dünya Mirası Komitesi tarafından 28 Haziran 2011 tarihinde Dünya Mirası Listesine giren ikinci Sinaneseri olarak varlığını devam ettirmektedir.</p>
<p>SÜLEYMANİYE CAMİİ</p>
<p>I. Süleyman adına 1551-1557 yılları arasında İstanbul’da Mimar Sinan tarafından inşa edilen camidir<br />
Mimar Sinan’ın kalfalık devri eseri olarak nitelendirilen Süleymaniye Camii, medrese, kütüphane, hastane, hamam, imaret, hazire ve dükkânlardan oluşan Süleymaniye Külliyesi’nin bir parçası olarak inşa edilmiştir.</p>
<p>Yapısal Özellikleri</p>
<p>Süleymaniye Camii Klasik Osmanlı Mimarisinin en önemli örneklerinden biridir.Yapımından günümüze dek İstanbul’da yüzü aşkın deprem gerçekleşmesine karşın, caminin duvarlarında en ufak bir çatlak oluşmamıştır. Dört fil ayağı üzerine oturan caminin kubbesi 53 m. yüksekliğinde ve 27,5 m çapındadır. Bu ana kubbe, Ayasofya’da da görüldüğü gibi, iki yarım kubbe ile desteklenmektedir. Kubbe kasnağında 32 pencere bulunmaktadır. Cami avlusunun dört köşesinde birer minare bulunmaktadır. Bu minarelerin camiye bitişik iki tanesi üçer şerefeli ve 76 m. yüksekliğinde, cami avlusunun kuzey köşesinde soncemaat yeri giriş cephesi duvarının köşesinde bulunan diğer iki minare ise ikişer şerefeli ve 56 m. yüksekliğindedir. Cami, içindeki kandil islerini temizleyecek hava akımına uygun inşa edilmiştir.Yani cami içinde, yağ lambalarından çıkan islerin tek bir noktada toplanmasını sağlayan bir hava akımı yaratacak şekilde inşa edilmiştir. Camiden çıkan isler ana giriş kapısının üzerindeki odada toplanmış ve bu isler mürekkep yapımında kullanılmıştır.</p>
<p>28 revakın çevrelediği cami avlusunun ortasında dikdörtgen şeklinde bir şadırvan bulunmaktadır. Caminin kıble tarafında içinde Kanuni Sultan Süleyman’ın ve eşi Hürrem Sultan’ın bulunduğu bir hazire mevcuttur. Kanuni Sultan Süleyman’ın türbesinin kubbesi yıldızlarla donanmış gökyüzü imajını vermesi için, içeriden, metalik plakalar arasına yerleştirilmiş pırlantalarla (elmaslarla) süslenmiştir.</p>
<p>Cami süslemeleri açısından sade bir yapıya sahiptir. Mihrap duvarındaki pencereler vitraylarla süslüdür. Mihrabın iki tarafındaki pencereler üzerinde yer alan çini madalyonlarda Fetih Suresi, caminin ana kubbesinin ortasında ise Nur Suresi yazılı bulunmaktadır. Caminin hattatı Hasan Çelebi’dir.<br />
Süleymaniye camiinin 4 minaresi vardır.[3] Bunun nedeni Kanuni’nin İstanbul’un fethinden sonraki dördüncü padişah; bu dört minaredeki on şerefinin de Osmanlının onuncu padişahı olduğunun bir işaretidir.</p>
<p>Osmanlı külliyeleri içinde Fatih külliyesinden sonra ikinci büyük külliye Süleymaniye külliyesidir. Külliye İstanbul yarımadasının Haliç, Marmara, Topkapı Sarayı ve Boğaziçi’ni gören ortadaki en yüksek tepesinde inşa edilmiştir. Cami, medreseler, darüşşifa, darülhadis, çeşme, darülkurra, darüzziyafe, imaret, hamam, tabhane, kütüphane ve dükkânlardan meydana gelen külliyede Mimar Sinan’ın türbesi dış avlu duvarlarının karşısında mütevazı küçük bir yapıdır. Tiryakiler Çarşısı’nı iki medrese çevreler, arkasındaki yolda iki küçük ev vardır.</p>
<p>“Tiryakiler Çarşısı adını taşıyan ince uzun meydanın bir cephesini oluşturan ufki tek katlı medreselerde, her kubbenin alatında bir pencereyle belirlenen iç odaların imaretleri, aza razı bir zahit tavrı içindeki cephesi, Mimar Sultan Külliyesi’ndeki medrese duvarı pencerelerinin ve kubbe dizilerinin tezyini düzenini hatırlatır”</p>
<p>Anakubbenin kemeri, Sinan tarafından kemeri kübra,( kudret kemeri) diye adlandırılmıştır. Cami avlusunun platformu, Haliç tarafındaki yoldan yüksektedir.</p>
<p>Evliya Çelebi anlatımıyla Süleymaniye Camii</p>
<p>Evliya Çelebi’nin anlatımıyla caminin yapımı şöyle olmuştur: “Bütün Osmanlı ülkesinde ne kadar bin mükemmel üstad mimar yapı ustası işçiler ve taşçılar ve mermer işleyenler varsa hepsini toplayıp üç yıl bütün ayakları bağlı forsa temelini yerin altına indirdiler.üç senede binanın temeli yeryüzüne yükselip bina meydana çıktı. Bir yıl o halde kaldı…Bir yıldan sonra Sultan Bayazıdı Veli’nin presesine (hiza ipi) göre mihrab kondu. Dört tarafına duvarlarını kubbe aralarına varıncaya kadar 3 yıl yükselttiler. Ondan sonra metin güçlü dört paye üzerine yüksek kubbeyi yaptılar. Süleymaniye Camii’nin ne yolda şekillendiği, bu ulu camiin kubbenin mavi tasının ta üst tepesi Ayasofya kubbesinden yuvarlak ve yedi meliki arşın yüksek cihanı kaplayan bir kubbedir. Bu eşsiz kubbenin dört ayağından başka camiin solunda ve sağında dört tane somaki mermer sütun vardır ki her biri onar Mısır hazinesi değerindedir…Ama Allah bilir bu kırmızı renkli dört somaki sütunun cihanın dört köşesinde benzeri yoktur, ellişer arşın yüksekliğinde güzel sütunlardır…Mihrab ve minber üzerinde olan renk renk camlar Serhoş İbrahim’in işidir. Her cam parçasında nice kerre yüzbin parçanın renk renk hurda camlarla çiçekler ve Allah’ın güzel adlarıyla süslenmiş camlardır ki, bunlar kara ve deniz seyyahları arasında dünyaca övülmektedir, felekte bunların eşi görülmemiştir…mermeri işleyen üstad ince sütun üzerine bir müezzin mahfili yapmıştır ki guya cennet mahfillerindendir…mihrabın üzerinde Karahisari hattıyla Zekeriya ne zaman bulunduğu mihraba girdiyse onun yanında bir yiyecek buldu (Ali İmran: 37) ayeti zehebi laciverd ile yazılmıştır.</p>
<p>Ve mihrabın sağında ve solunda burma, zıh zıh yapma sütunlar ve yine orada bir adam boyu halis bakır ve halis altunla cilalanmış şamdanların üzerinde yirmişer kantar kafuri balmumları.camiin sol köşesinde sütun üzre bir yüksek makam, Hünkar Mahfili vardır, …dört sütun payelerin köşelerinde dört tane aşırhan maksurecikleri var… camiin iki tarafında yan suffaları var…yine bu suffalara eş ince sütunların üzerinde deryaya nazır ve sağ tarafı çarşuya bakan katlar…cemaat çok olduğu zaman bu suffalarda ibadet ederler…mübarek gecelerde kandiller yakarlar hepsi yirmi iki bin kandil ve asılmış avizeler. Bu camiin içinde geride Kıble Kapusu tarafındaki iki payelerde bir çeşme vardır. ve bazı taklar altında Üst Hazine Maksureleri.</p>
<p>Camii’nin içi</p>
<p>Bu caminin içinde ve dışında olan Ahmed Karahisari hattı bugün de ne yazılmıştır ne yazılsa gerektir. İlkin büyük kubbenin ta ortasında Allah göklerin ve yerin nurudur. Onun nurunun sıfatı sanki içinde bir çerağ bulunan bir hücredir. O çerağ bir sırça içindedir. O sırça kandil de sanki bir inci gibi parıldayan bir yıldızdır ki güneşin doğduğu yere de battığı yere de nisbeti olmayan mübarek bir ağaçtır, zeytundan tutuşturulup yakılır. Onun yağı kendisine bir ateş dokunmasa da hemen ışık verir ki nur üstüne nurdur. Allah insanlara meseller irad eder. Allah herşeyi hakkıyla bilendir’ ayetini yazmada yedi beyzasını göstermiştir. (Nur 35). Mihrab üzerindeki yarım kubbenin içinde… (Enam 79) ayeti. Ve dört payelerin köşesinde Allah, Muhammed, Ebubekir, Ömer, Osman, Ali, Hasan, Hüseyin yazılmıştır. Ve minberin sağındaki pencere üstünde… (Cin 18) ayeti yazılıdır. Üst pencereler üzerinde Allah’ın güzel adları yazılıdır.</p>
<p>Ve bu camiin 5 kapusu vardır. Sağ tarafta imam kapusu, sol tarafta hünkar mahfili, altında vüzera kapusu, ve iki yan kapuları var, sol yan kapu üzerinde (Rad 24)yazılıdır, kıble kapusu üzerinde sol taraftaki kitabenin içinde Ketebehu Ahmed el Karahisari sene..deyü tahrir olunmuştur.</p>
<p>Camii şerifin adı geçen babı saadetlerine ve haremi latifin üç tane yüce kapusuna ayak taş merdivenle çıkılır ve inilir…ve bu avlunun dört yanına nazır hepsi.. adet pencerelerdir, demirci ustası Davudi sanat gösterüp öyle örs vurmuş ki, bu zamana kadar cilasına bir zerre toz tesir etmeyüp puladı nahçevani gibi parlak pencerelerdir. Ve bu pencereler üzere bütün camlar…ortasında ibret verici bir havuz vardır… avlunun kıble kapusu bütün kapulardan yüksek bir sanatlı babı saadettir ki yeryüzünde bu kapuya benzer beyaz ham mermer eşikli ve kat kat girişme zıhlı çengelli ve medeneli bir kapu görülmüş değildir, bütün ham mermerdir…Ve bu camiin dört tane minarelerinin evsafı var ki her biri bir ezanı Muhammedi makamıdır…dört minare on tabaka…sol taraftaki üç şerefeli minareye Cevahir minaresi derler…ve bu camiin iki tarafında kırkar tane abdest tazeleycek muslukları vardır.</p>
<p>Temelinin atılışındaki metanet ve köşesinde olan zarafet ve güzellik eserleri ve her türlü sanatlar insanı büyüleyen görünüşü, bu camiin içinde ve dışında vardır. Hatta bina tamamlanınca Koca Mimar Sinan şunu der: ‘Padişahım sana bir cami inşa ettim ki kıyamet gününde Hallacı Mansur yeryüzünde Makalidi Cibal Demavend dağlarını Hallacın yayından pamuk gibi attığında bu caminin kubbesinde Mansur’un yay kirişi önünde çevgan topu gibi bu rütbe senasını medh eder.</p>
<p>Mihrab önünde bir ok atımı yerde bir gülistanı nısfı cihen hıyaban içinde, Süleyman Han’ın meşhedi -toprağı nur olsun-bir yüksek kubbe altında görülür.</p>
<p>Caminin üç tarafında bir kat dış avlu daha vardır ki iki yanı birer at menzili kum sahrasıdır, türlü türlü ulu çınarlar, salkım söğütler, servi ve ıhlamur ve karaağaçlar, dışbudak ağaçları ile süslenmiş bir büyük avludur ki üç yanı hepsi pencereli duvarlar ve hepsi on adet kapu…Şark tarafına bakan hamam kapusu..merdivenle hamama varılır amma bu tarafta avlunun duvarı olmayup İstanbul şehrini temaşa için bir kenarset alçak duvar çekilmiştir. Cümle cemaat orada durup Hünkar Sarayı, Üsküdar’ı, Boğazhisar’ı, Beşiktaş’ı, Tophane ve Galata ve Kasımpaşa ve Okmeydanı boydanboya görülür.</p>
<p>Bu camiin sağında ve solunda dört mezhep şeyhülislamları içün dört adet büyük medreseler vardır ve bir darülhadis ve bir darülkurra ve ayrıca bir tıp ilmi medresesi, bir sıbyan mektebi ve bir darüşşifa ve imaret ve bir yemekhane, bir tavhanei müsafirin, gelip gidenler için bir kervansaray, bir yeniçeri ağası sarayı, bir kuyumcular dökmeciler ayakkabıcılar ve nısfı cihen aydınlık hamamı tetimmei şuhan bin adet hizmetliler evi…</p>
<p>Süleymaniye Camii tamam oldukta bina emini ve nazırı ve mutemedinin hisaplarına göre, 8 kerre 100.000 ve doksan bin üç bin üç yüz seksen üç yük flori.” (Gökyay 343-60)<br />
kaynak:https://csb.gov.tr/turk-mimarisinin-abide-sahsiyetleri—mimar-sinan-makale</p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nigeriagazetesi.com/mimar-sinan-h24525.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mimar Yusuf İzzettin Aydın, Yaşam alanlarımız</title>
		<link>https://nigeriagazetesi.com/mimar-yusuf-izzettin-aydin-yasam-alanlarimiz-h23763.html</link>
					<comments>https://nigeriagazetesi.com/mimar-yusuf-izzettin-aydin-yasam-alanlarimiz-h23763.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Dec 2021 08:12:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[MİMAR]]></category>
		<category><![CDATA[Mimar Yusuf İzzettin Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam alanlarımız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/mimar-yusuf-izzettin-aydin-yasam-alanlarimiz-h23763.html</guid>

					<description><![CDATA[Günümüzde yaşam alanlarının mutluluğa etkisi, özellikle çocukların mutluluğuna etkisi belirgin şekilde hissedilmekte ve tüm planlamalarımızı ve tasarımı etkilemektedir. “Geçmişte çocuklarımızın oyun alanları sokaklarken günümüzde bu alanlar evlerin, sitelerin bahçeleri ve okulların içi olarak değişti. Çocukluk dönemi her bireyin gelecekteki karakterinin şekillenmesinde çok önemlidir ve günümüz çocuklarını en fazla yaşadıkları alanlar etkiliyor. Konuyla ilgili konuşan Mimar &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;">
<p></p>
<div class="entry-content">
<p>Günümüzde yaşam alanlarının mutluluğa etkisi, özellikle çocukların mutluluğuna etkisi belirgin şekilde hissedilmekte ve tüm planlamalarımızı ve tasarımı etkilemektedir. “Geçmişte çocuklarımızın oyun alanları sokaklarken günümüzde bu alanlar evlerin, sitelerin bahçeleri ve okulların içi olarak değişti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://nigeriagazetesi.com/wp-content/uploads/2021/12/Mimar-Yusuf-Izzettin-Aydin-Yasam-alanlarimiz.fna&#038;oh=8dbefda035fcc978f2da36fc994d4856&#038;oe=61D70402.jpeg" alt="Açıklama yok."></p>
<p>Çocukluk dönemi her bireyin gelecekteki karakterinin şekillenmesinde çok önemlidir ve günümüz çocuklarını en fazla yaşadıkları alanlar etkiliyor. Konuyla ilgili konuşan Mimar Yusuf İzzettin Aydın şunları söyledi;<br />
“İnsanların yaşama alanlarına günümüzde sosyal ve ekonomik statülere göre konut, recidence, villa, köşk, konak, ev, yalı gibi isimler veriyoruz. Biz Huma yapı olarak yaşam alanlarımızı planlarken ailelerin ve özellikle çocukların mutluluklarını arttıracak tasarımlar yapmaya çalışıyoruz.<br />
Yaşam alanlarımız çağlar boyu kültürümüz, geleneklerimiz, çevre şartları, İklim şartları vb. unsurlara göre oluşmuştur. Mardin’de kalın taş duvarlar arkasında oluşturulan yaşam alanları Karadeniz’de yerini taş duvarlar üzerinde yükselen ahşap yapılara bırakmıştır. Eski İstanbul konutlarından oluşturulan kışlık odalar daha korunaklı ve alçak tavanlıdır. Mekanlarda yaşayan insanların inanç değeri, onların yaşam alanlarının sınırlarını belirlemektedir.</p>
<p>Aileler günümüzde şehirleşmenin ve pek çok farklı etmenden dolayı küçülmüş, konutlar da kullanılan mobilyalar, aletlerin teknoloji ile ilişkisi ve gelecekteki karakterinin geliştiği en önemli yılların olduğu çocukluk döneminin mimariyle ilişkisi gibi başlıklarla tasarlanmaya başlanmıştır.<br />
Mimari, insanın psişesini de derinden etkiler. Bu arada çocukluk dönemi her bireyin gelecekteki karakterinin şekillenmesinde çok önemlidir ve onu en çok o dönem içinde yaşam alanları etkiler.<br />
Ancak çocukların gelecekte yaratıcı bireyler olmaları için yetiştikleri mekanlar, genellikle onların güncel ihtiyaçları ve spor alanları düşünülmeden tasarlanmaktadır. Bu nedenle çocukların yaşam alanlarını değerlendirmeye katarak oluşturulan mimari tasarımlar, çocuğun ve dolayısıyla her toplumun tüm bireylerinin geleceğinin şekillenmesinde büyük bir etki yaratabilir.<br />
çocukların yaratıcılığı ve kişiliği bu alanların canlılığının ve yaşam alanlarının etkisi altında şekillenecektir.</p>
<p>Huzur ve üretkenlik, yaşam alanları için mimari tasarımın temeli olabilir ve çocukların memnuniyet duygusunu artırabilir.<br />
Bu çalışma, betimsel-analitik yöntemle çocuklarla ilgili oyun odaları, eğitim odaları ve dinlenme alanını içeren başarılı tasarım ile ilgili çocukların yaratıcı duygularını uyarmak ve güçlendirmek için bazı kriterler ve çözümler bulmaya çalışılmalıdır.</p>
<p>Biz Huma yapı olarak tasarladğımız projelerde özellikle çocukların yaşam alanlarında yapmaya çalıştığımız tasarımlarla onların güncel ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışmaktayız.<br />
Aslında biz bugün yaptığımız tasarımlarla çocuklarımızı geleceğe hazırlamaya çalışmaktayız.<br />
Tasarımları artık sadece mimari olarak değil sosyolojik olarakt da düşünmek ve ona göre hareket etmeliyiz.</p>
<p>Yeni yaşam alanlarında kay kay pistleri, tırmanma kuleleri, macera parkları, sanal gerçeklik alanları ,fitness alanları, gibi günümüz çocuklarının ilgisini çekebilecek alanlar oluşturmalıyız.”<br />
MUSTAFA DENİZ</p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nigeriagazetesi.com/mimar-yusuf-izzettin-aydin-yasam-alanlarimiz-h23763.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geleceğe Liderlik Edecek Tasarım ve Mimarlık Fikirleri</title>
		<link>https://nigeriagazetesi.com/gelecege-liderlik-edecek-tasarim-ve-mimarlik-fikirleri-h16260.html</link>
					<comments>https://nigeriagazetesi.com/gelecege-liderlik-edecek-tasarim-ve-mimarlik-fikirleri-h16260.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 May 2021 16:47:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[MİMAR]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Yasemin Şener]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/gelecege-liderlik-edecek-tasarim-ve-mimarlik-fikirleri-h16260.html</guid>

					<description><![CDATA[Decor &#38; Design Conference’da Ele Alınacak 26 – 27 Mayıs 2021 ‘Connection Days’ platformunun dördüncü etkinliği olan Decor &#38; Design Conference, mimari ve tasarım sektörünün mevsimsel ve pandemi sonrası eğilimlerini içeren konularıyla dolu konferansta iki-gün boyunca sizlerle buluşmaya hazırlanıyor. Sektörün önde gelen uzman isimleri ile bir araya gelmek ve son trendleri keşfetmek için ücretsiz ziyaretçi &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;">
<p></p>
<div class="entry-content">
<p>Decor &amp; Design Conference’da Ele Alınacak<br />
26 – 27 Mayıs 2021<br />
‘Connection Days’ platformunun dördüncü etkinliği olan Decor &amp; Design Conference, mimari ve tasarım sektörünün mevsimsel ve pandemi sonrası eğilimlerini içeren konularıyla dolu konferansta iki-gün boyunca sizlerle buluşmaya hazırlanıyor. Sektörün önde gelen uzman isimleri ile bir araya gelmek ve son trendleri keşfetmek için ücretsiz ziyaretçi kayıtları devam ediyor!</p>
<p>Ücretsiz Kayıt için Tıklayın!<br />
Uzman konuşmacılarla mimarlık sektöründeki yeni trendler ve geleceğin tasarımları keşfedilecek!<br />
Açılış keynote konuşmasının Arçelik Endüstriyel Tasarım Direktörü Serdal Korkut AVCI tarafından yapılacağı konferansın ilk günü, ‘Materiolog ile Malzeme Sohbetleri’ ve ‘2022-2023 Ev Tekstili Trendleri’ ile devam edecek. Kütahya Porselen sponsorluğunda düzenlenecek olan ‘Sofralarda Sürdürülebilir Tasarımlar’ ve Skyland HOM sponsorluğunda gerçekleşecek olan ‘Dekorasyona Yön Veren Uluslararası Markalar, Durum Tespiti &amp; Gelecek’ konuları, dijital konferansın öne çıkan oturumlarını oluşturuyor. İlk gün, Yapı Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Yasemin Şener moderatörlüğünde düzenlenecek olan ‘Küresel Salgın Ortamında Konut Mimarisine Yeniden Bakış’ paneliyle son bulacak.</p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nigeriagazetesi.com/gelecege-liderlik-edecek-tasarim-ve-mimarlik-fikirleri-h16260.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sizce insanlar hangi zamanlarda mekan yenilemeye ihtiyaç duyuyor?</title>
		<link>https://nigeriagazetesi.com/sizce-insanlar-hangi-zamanlarda-mekan-yenilemeye-ihtiyac-duyuyor-h15235.html</link>
					<comments>https://nigeriagazetesi.com/sizce-insanlar-hangi-zamanlarda-mekan-yenilemeye-ihtiyac-duyuyor-h15235.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Apr 2021 20:29:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[DÖŞEME]]></category>
		<category><![CDATA[MEKAN]]></category>
		<category><![CDATA[MİMAR]]></category>
		<category><![CDATA[Sizce insanlar hangi zamanlarda mekan yenilemeye ihtiyaç duyuyor?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/sizce-insanlar-hangi-zamanlarda-mekan-yenilemeye-ihtiyac-duyuyor-h15235.html</guid>

					<description><![CDATA[7) Bu dönemde ev ve ofislerini yenilemek isteyenlere neler önerirsiniz? İÇ MİMAR ÖZLEM ALGÜL İLE BAHAR DEKORASYONU VE MEKAN YENİLEME ÜZERİNE RÖPORTAJ İlkbahar mevsiminin kendini hissettirmeye başladığı bugünlerde insanlar yaşam alanlarında değişiklik yapmak için hazırlıklara başladı. Pandemi önlemleri kapsamında kapanan toplu kullanım alanlarının sahipleri ve evlerinden çalışan kişiler bu süreçte iç mekan yenilemelerini hızlandırdı. Doğadan &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;"> 7) Bu dönemde ev ve ofislerini yenilemek isteyenlere neler önerirsiniz?</p>
<p></p>
<div class="entry-content">
<p>İÇ MİMAR ÖZLEM ALGÜL İLE BAHAR DEKORASYONU VE MEKAN YENİLEME ÜZERİNE RÖPORTAJ</p>
<p>İlkbahar mevsiminin kendini hissettirmeye başladığı bugünlerde insanlar yaşam alanlarında değişiklik yapmak için hazırlıklara başladı. Pandemi önlemleri kapsamında kapanan toplu kullanım alanlarının sahipleri ve evlerinden çalışan kişiler bu süreçte iç mekan yenilemelerini hızlandırdı. Doğadan esintilerin evlere ve diğer iç mekanlara taşınacağı bugünlerde yapılan değişimlere yol gösterici olması için, Tutadojora Mimarlık Kurucusu İç Mimar Özlem Algül, bahar dekorasyonu ve mekan yenileme üzerine sorulara cevaplar verdi.</p>
<p> </p>
<p>1) Günlerin uzaması, doğanın canlanması ve havaların ısınması gibi dış dünyadaki fiziksel değişimler iç mekanları etkiler mi?</p>
<p>Doğa her mevsimi ile bizleri kendi içindeki değişimine farkında olmadan dahil ediyor. Doğa uyanırken camlar da beraberinde aralanıyor, içerdeki fazlalıklar bahar temizliği ile alandan çıkarılırken yeni olanlar içeri alınıyor. Düzenlemeler beraberinde yıkım dökümü de içe alan tadilatların mevsimini de başlatıyor diyebiliriz.</p>
<p>2) Sizce insanlar hangi zamanlarda mekan yenilemeye ihtiyaç duyuyor?</p>
<p>Yenileme gereksinimi öncelikle ihtiyaçların gözden geçirilmesi ile başlıyor. Mevcut olanın eskimesi de yeniliğe kapı açan diğer unsur. Bu unsur ile kullanıcı moda ya da trend olanı içine almak istiyor. Son yıllarda iç mekanlar özellikle de evler tasarımları ile göz önünde. Mekanların çeşitli çözümlerini gördüğümüz uygulamalar, web siteleri, bizim gibi tasarımcıların çözümsel bakış açıları da çok renkli ve hayal gücümüzü zorlayan tasarımlara ulaşmayı kolaylaştırıyor. Bu da kullacıları yenilemeye iten başlıca unsurlar arasında.</p>
<p>3) Doğadaki esintileri iç mekan yenilemelerine nasıl taşıyabiliriz?</p>
<p>Tüm dünya olarak doğaya bu kadar pencere ardından bakarken kalmamıştık. Pandemi tüm bu tasarım süreçlerini etkiledi. Doğada olan renkler mekanlara taşınma gereksiminine cevap veren skalalar ile bahara hazır. Mevsim çiçeklerinin desenlerini alanlara taşıyabilir, teksil ürünleri kullanarak örneğin kırlentlerinizde bahar desenlerinden, renklerinden seçimler yaparak evinizin ahengini değiştirebilirsiniz. Eğer var ise balkonlarınızı, teraslarınızı ve bahçelerinizi bahara hazırlayabilirsiniz.</p>
<p>4) Sosyalleşme amacıyla kullanılan mekanların dekorasyonları sizce nasıl olmalı?</p>
<p>Sosyalleşmeye başlarken sosyal mesafesi ile mekanlar bizi karşılamaya hazırlanıyor. Biz tasarımcıların ezber bozan bir yaklaşım ile de yüz yüzeyiz. Öğrendiğimiz masaların, sandalyelerin, oturma alanlarının mesafeleri artık bildiğimiz doğrular ile yerleşmesi nerdeyse imkansız. Burada mekânsal tasarım öğelerinin de minimalist yaklaşımları, çözümlemeleri daha güvenli geliyor. Amacına uygun ve kullanıcının az temasla alana girmesi, sosyalleşmesi ve güvenli şekilde ayrılmasını öngörerek sirkülasyon rotasının da çok iyi planlanması gerekiyor. Islak hacimler; mutfak, wc gereksinimi olan mekanların tasarımının bir parçası olarak insan hareketine bağlı çalışan mekanik çözümlemeleri de hijyenin sağlanması için önemli buluyorum. Fotoselli bataryaların, klozettlerin, aydınlatma elemanlarının seçimi de hijyen ve tasarım açısından mekanın dizaynı için önemli bir konu.</p>
<p>5) Evimizi ilkbahara hazırlayıp ve doğayla daha uyumlu hale getirirken renk ve desenlerden nasıl yararlanabiliriz?</p>
<p>Tropikal desenli duvar kağıtları uygulamalarını yaşam alanlarında kullanmaya başladık. Bu desenlerin sitilize edilmiş halleri de çok trend ve desenlerin formal etkisi bohem yaşam alanları oluşturmak için çok uygun. Bir rengin bir başka renge dönüşmesi esnasında oluşan renk geçişişli duvar degrade boya uygulamaları da rengin kendi içinde oluşturduğu doğal akışın yansımasından oluşarak yeni trendler arasında. Bu trend, mevsimin bu rengarek geçişine ilham olabilir. Retro etkisi yaratan desenler kaplama malzemesi olarak seramiklerde, duvar kağıtlarında tercih ediliyor. Form ve desen etkisi ile minimalist yaşam alanı kurguları için çok uygun.</p>
<p>6) Hangi mimari tarzlar sizce ilkbahara daha çok uyuyor?</p>
<p>Bohem ev sitillerini bahara çok yakıştırıyorum. Bunu kullanılan malzeme ve formları ile de minimalist etkisini içinde barındıran iki farklı stilin bir araya gelmesi olarak tanımlayabiliriz. Kolaylıkla mekana yerleşir ve o zıtlık estetik olarak yerini bulur. Sepetler, örgü duvar süsleri, istifleme kutuları, avize, aplik başlıkları, yatak başlıkları, dolap kapakları, hasır sandalyeler, halılar, kilimler stilize edilmiş formları ile doğal malzemeyle birleştirildiğinde bahar esintisini içeren alanlar yaratmak mümkün.</p>
<p>7) Bu dönemde ev ve ofislerini yenilemek isteyenlere neler önerirsiniz?</p>
<p>İlham verecek önerileri paylaşmak ve alanlara dahil etmek birey için mümkün fakat baştan sona bir değişim demek. Stilize etmek niyetindeyseniz tarzını yansıtan bir çözüm ortağınızın olması başlıca önerim. İç mimarlar mekanlara alansal olarak bakmak dışında, onları hacimsel olarak da değerlendirerek kullanıcıya fonksiyon olarak çözüm önerileri yaratmak için öngörülerini ve yetilerini kullanırlar. Her alan kendi yapısı ve konumu ile özel olarak değerlendirilmeli. Tasarım ve yenileme yapılırken, çözüm önerileri geliştirilmekle birlikte uygulamaya yönelik nitelik ve zaman yönetiminin de sürecin başlıca unsurlarından olduğunu bilerek hareket etmek gerekir.</p>
<p>Esra Atayeter -İSTANBUL</p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nigeriagazetesi.com/sizce-insanlar-hangi-zamanlarda-mekan-yenilemeye-ihtiyac-duyuyor-h15235.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SPA, fitness ve spor mekanları</title>
		<link>https://nigeriagazetesi.com/spa-fitness-ve-spor-mekanlari-h8047.html</link>
					<comments>https://nigeriagazetesi.com/spa-fitness-ve-spor-mekanlari-h8047.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Nov 2020 06:05:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASAYİŞ]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[fitness ve spor mekanları]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[MİMAR]]></category>
		<category><![CDATA[mimar feza ökten]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[SPA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/?p=8047</guid>

					<description><![CDATA[Y.Mimar Feza Ökten Koca: &#8220;SPA, Fitness ve Spor Mekanları Pandemiyle Birlikte Etkili ve Hızlı Dönüşümler Geçiren Mekanlar Oldu&#8230;&#8221; Bugüne kadar farklı ölçeklerdeki birçok spor mekanı projesine imza atan Elips Tasarım Mimarlık Kurucusu Y. Mimar Feza Ökten Koca, pandemi döneminde SPA, fitness ve spor mekanlarında mimari açıdan dikkate alınması gereken noktaları aktardı. Elips Tasarım Mimarlık Kurucusu &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Y.Mimar Feza Ökten Koca:</p>
<p>&#8220;SPA, Fitness ve Spor Mekanları Pandemiyle Birlikte Etkili ve Hızlı Dönüşümler Geçiren Mekanlar Oldu&#8230;&#8221;</p>
<p>Bugüne kadar farklı ölçeklerdeki birçok spor mekanı projesine imza atan Elips Tasarım Mimarlık Kurucusu Y. Mimar Feza Ökten Koca, pandemi döneminde SPA, fitness ve spor mekanlarında mimari açıdan dikkate alınması gereken noktaları aktardı.</p>
<p>Elips Tasarım Mimarlık Kurucusu Y.Mimar Feza Ökten Koca, Covid-19 salgını ile savaştığımız bugünlerde virüsün hızlıca yayılabileceği kamusal alanlar olan SPA, fitness ve spor mekanlarının tasarımında mimari açıdan önemsenmesi gereken kriterleri aktardı. Mekanlarda elle teması azaltmak amacı ile mümkün olduğunca fotoselli ürünler kullanmak gerektiğini aktaran mimar, bu alanlarda taze hava girişi sağlanmasının ve havalandırmanın oldukça önemli olduğunu vurguluyor.</p>
<p>Sağlık ve spor mekanlarının tasarımına başlamadan önce mekanın hangi amaçla kullanılacağı ve kimlere hizmet etmeyi planladığı hakkında detaylı bilgi alınması gerektiğini dile getiren Y.Mimar Feza Ökten Koca, bu konuda mutlaka konunun uzmanlarıyla birlikte çalışarak tasarım sürecine devam edilmesi gerektiği aktarıyor. ‘’Hijyenin ne kadar önemli olduğu unutulmamalıdır, bu yüzden mekan geçişleri de buna göre tasarlanmalıdır. Sağlık ve spor kelimelerinin alt açılımlarının ne kadar geniş olduğunu unutmamak gerekir. Standartlar ve ergonomi alt başlıkların gereklerine göre belirlenecektir, bu nedenle tasarım süreci başlamadan önce yapılacak araştırma, uzmanlardan alınacak bilgiler ve dünya üzerindeki benzer örneklerin incelenmesi için gerekli mesainin mutlaka harcanması gerekir.’’ diyen Feza Ökten Koca, sağlık ve spor amacına yönelik olarak tasarlanmak istenilen mekanın da fiziki şartlarının ne kadar elverişli olduğunu göz önünde bulundurmanın çok önemli olduğunu belirtiyor. Mevcut mekanda değiştirilemeyecek özelliklerin bu konunun işlenmesine engel olabileceğini, bu yüzden tasarım öncesi rölöve çalışmasına da detaylı vakit ayrılması gerektiğini sözlerine ekliyor. Y.Mimar Feza Ökten Koca’ya göre kat yüksekliği, mekanın havalandırma sistemine uygunluğu, tesisat sistemine imkan tanıması, açık mekan imkanı gibi özellikler oldukça önemli.</p>
<p>SPA ve fitness alanları pandemi ile birlikte revizyondan geçmek zorunda kaldığını belirten mimar, eskiden daha kalabalık gruplara hizmet veren kapalı alanlar yerine daha bireysel ve açık alan imkanı olan mekanların tercih edilmeye başlandığını dile getiriyor ve ekliyor: ‘’Hatta öyle ki, insanlar online olarak evlerinde bireysel spor yapmaya ve açık alanlarda yürüme ve koşu egzersizleri yapmaya başladı. Fitness salonları, sosyal mesafeyi koruyarak iç mekan tefrişatını revize etmek durumunda kaldı, sürekli olarak dezenfekte edilen mekanlar, spor yapanların havlu vs. ekipmanların kullanımlarının bireysel olması sağlandı. Her kullanımdan sonra tüm aletlerin ve SPA alanlarının dezenfektesi yapılmaya başlandı.’’ Mimar, tüm bunlara rağmen SPA, havuz, sauna, hamam ve buhar odası gibi özellikle suyun bulunduğu mekanların kullanımı virüs bulaştırıcılığı açısından tehlike yarattığından özellikle virüsün bulaşıcılığının en yüksek olduğu kış aylarında kullanıcılar tarafından tercih edilmediğini aktarıyor.</p>
<p>İnsanların daha çok evlerinde kendi kullanımına uygun SPA alanları yaratmaya çalıştığını dile getiren Feza Ökten Koca, spor alanlarında ise sadece sporcuların kullanımına açık, seyirci alınmayan, az sayıda insanın bulunacağı çalışmalara başladığını dile getiriyor ve ekliyor: ‘’Takım sporlarının yapıldığı alanlarda düzenli ve sık olarak kullanıcılara test yapılması gerekiyor. Her ne kadar mekanların temizliği sağlansa da sporcuların dışarıdan kaptıkları virüsü birbirlerine bulaştırma ihtimalleri çok yüksektir. Ancak bireysel spor yapılan alanlarda mekan temizliği, bireysel kullanım alanları, özellikle soyunma odaları ve ıslak hacim kullanımlarında bireysel alan yaratımları ile önlem alınabilir.’’</p>
<p>Mekanlarda elle teması azaltmak amacı ile mümkün olduğunca fotoselli ürünler kullanmak gerektiğini aktaran mimar, bu alanlara mümkünse taze hava girişi sağlanmasının ve havalandırılmasının oldukça önemli olduğunu vurguluyor. Bu türlü virüs bulaşıcılığının yüksek olduğu mekanlarda her kullanıcının kendi malzemelerini kullanması gerektiğini, her ekipmanın kullanıldıktan sonra diğer kullanıcının kullanmasına izin vermeden önce temizlenmesi gerektiğini aktarıyor. ‘’Sporcular arası en az bir buçuk metre olacak şekilde ekipmanlar konumlandırılmalıdır. Aynı şekilde yüz yüze bakacak şekilde yerleşim yapılmamalıdır. Koridorlar da mümkünse genişletilmeli ve insanların karşılaşmaları engellenmelidir.’’ diyen Y.Mimar Feza Ökten Koca, maske ve dezenfektan kullanımının çok önemli olduğunu fakat bazı sporlarda maske kullanımının mümkün olmamakla birlikte, kimi durumda oldukça tehlikeli olabileceğini de sözlerine ekliyor.</p>
<p>Elips Tasarım Mimarlık olarak bugüne kadar birçok okul projesinde spor mekanı tasarımlarına imza attıklarını belirten mimar, bunların haricinde BJK No1903 ve BJK Nevzat Demir Tesisi projelerinde fitness ve SPA alanı tasarımlarına imza attıklarını belirtiyor. Sosyal bir tesis olarak tasarlanan BJK No1903 projesinde, binanın en alt katını içinde spinning alanı, pilates stüdyosu, fitness, masaj odaları, sauna ve buhar odaları, kapalı ve açık havuz alanı ve açık yoga alanı fonksiyonları bulunurken; BJK Nevzat Demir Tesisi projesinde ise futbolculara antrenman ve sağlık amacı ile kullanacakları bir SPA alanı tasarladıklarını aktarıyor. İçinde bisikletler bulunan bir kapalı havuz, jakuzi, şelale bölümü, içinde jakuzi ve duş olan masaj odaları, sauna ve buhar odası, sıcak taş yataklar, ayak terapi ve saç bakım alanı gibi programların bulunduğu projede amacın futbolcuların doktor ve antrenör yönlendirmesi ile su ile sağlık kazanmaları olduğunu sözlerine ekliyor.</p>
<p>Elips Tasarım Mimarlık Hakkında:</p>
<p>Elips Tasarım Mimarlık İnşaat Ltd. Şti. 1999 yılında Y.Mimar Feza Ökten Koca tarafından kuruldu. Mimari tasarım hizmetleri ile başladığı yolculuğuna yıllar içinde iç mimari tasarım ve anahtar teslim uygulama işlerini de ilave etti. Özellikle konut, ticari alanlar, yeme-içme, mağazacılık ve eğitim alanlarında projeler üretmektedir. Bu süreçte mobilya ve aydınlatma tasarımları da üretmeye başlayan Elips Tasarım Mimarlık, daha sonra bu çalışmaları FEZA markası altında yapmaya karar vermiştir. Mimar, iç mimar ve endüstri ürünleri tasarımcılarından oluşan ekibe her sene katılan stajyer ve yeni mezunların eğitimlerine Elips Tasarım Mimarlık’ta devam etme fırsatı verilmektedir.</p>
<p>Feza Ökten Koca Hakkında:</p>
<p>Lise eğitimini Özel Darüşşafaka Lisesi’nde, üniversite eğitimini İ.T.Ü. Mimarlık Fak. Mimarlık Bölümü’nde tamamladı. 1994 yılında İ.T.Ü. Fen Bilimleri Ens. Bina Bilgisi Yüksek Lisans programından Y.Mimar ünvanı ile mezun oldu. Öğrenciliği sırasında başladığı çalışma hayatında, Orhan Çakmakçıoğlu Mimarlık Ofisi, Emlak Bankası mimari grup ve Can İnşaat’ta görev aldıktan sonra İngiltere’ye gitti ve Percy Thomas Partnership, Londra ofisinde çalıştı.</p>
<p>1999 senesinde Elips Tasarım Mimarlık ofisini kurdu. Mimari projelerin yanı sıra İç mimari tasarım ve uygulama çalışmalarında yoğunlaşmaya başladı. 2005 yılında Halil Ökten ile birlikte Elwo Ahşap üretim tesisini kurdu. Ele aldığı konut, ticari ve eğitim mekan projelerinin tasarımının yanı sıra, gerçekleştirilmesi konularında uzmanlaştı. Mimarlığı, sadece bina ve mekan tasarlamak değil, kullanıcıya yaşam tasarlamak olarak tanımlamaktadır. Çalışmalarında en farklıyı ararken kullanıcı odaklı, sürdürülebilir, güne uygun ve yarını kucaklayabilen tasarımlar yapmaya çalışmaktadır.</p>
<p>Tasarım olgusunu bir bütün olarak ele almak gerektiği düşüncesiyle mimari ve iç mimari projelere devam ederken FEZA markası altında mobilya tasarım çalışmaları da yapmaya başladı. 2013, 2014 ve 2015 yıllarında düzenlenen Alldesign fuarlarında, Design Week 2017, 3.İstanbul Tasarım Bienali’nde, Tomtom Backtohome ve Designhood 2018 etkinliklerinde mobilya koleksiyonlarını sergiledi.</p>
<p>2016 yılında FLY Collection parçalarından biri olan Boomerang isimli sandalye tasarımı ile Milano’da A’ Design Award ödülü aldı.</p>
<p>2018 yılında, BJK No1903 projesi ile Londra’da International Property Awards yarışması, Mixed-Use Interior kategorisinde Award Winner, Best of Turkey, Best of Europe ödüllerinin üzerine, Best of World ödülü, 2019 yılında ise, Residential Architecture kategorisinde B_House projesi ile European Property Awards ödülü kazanmıştır.</p>
<p>2012-2017 yılları arasında Darüşşafaka Cemiyeti’nde Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptı. Cemiyet proje komitesindeki görevi devam etmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nigeriagazetesi.com/spa-fitness-ve-spor-mekanlari-h8047.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİEN ‘’SEMPRE KOLEKSİYONU’’ İLE EZBERLERİN DIŞINDA TASARIMLAR</title>
		<link>https://nigeriagazetesi.com/bien-sempre-koleksiyonu-ile-ezberlerin-disinda-tasarimlar-h2427.html</link>
					<comments>https://nigeriagazetesi.com/bien-sempre-koleksiyonu-ile-ezberlerin-disinda-tasarimlar-h2427.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Aug 2020 17:49:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASAYİŞ]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜR SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[‘’SEMPRE]]></category>
		<category><![CDATA[BİEN]]></category>
		<category><![CDATA[BİEN ‘’SEMPRE KOLEKSİYONU’’ İLE EZBERLERİN DIŞINDA TASARIMLAR]]></category>
		<category><![CDATA[ÇALIŞMA]]></category>
		<category><![CDATA[DIŞINDA]]></category>
		<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[EZBERLERİN]]></category>
		<category><![CDATA[gündem]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[KOLEKSİYONU’]]></category>
		<category><![CDATA[MİMAR]]></category>
		<category><![CDATA[son dakika]]></category>
		<category><![CDATA[TASARIMLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/?p=2427</guid>

					<description><![CDATA[Zengin ürün çeşitliliği, iddialı tasarımlarıyla dikkatleri üzerine çeken Bien’in ürettiği Sempre Koleksiyonu, Terrazzo stiliyle geçmişin izlerini mekanlarda yeniden canlandırıyor. Üzerindeki tanecikleriyle Sempre Koleksiyonu özgün ve çarpıcı mekanlara imza atmanıza olanak sağlıyor 16’ncı yüzyılın İtalya’sında keşfedilen zemin kaplama stili Terrazo, Bien’in yeni teknolojilerle üretip tasarladığı Sempre Koleksiyonu’nda hayat buldu. Bugünkü Terrazzo stili, yeni teknolojilerle, çok daha &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zengin ürün çeşitliliği, iddialı tasarımlarıyla dikkatleri üzerine çeken Bien’in ürettiği Sempre Koleksiyonu, Terrazzo stiliyle geçmişin izlerini mekanlarda yeniden canlandırıyor. Üzerindeki tanecikleriyle Sempre Koleksiyonu özgün ve çarpıcı mekanlara imza atmanıza olanak sağlıyor</p>
<p>16’ncı yüzyılın İtalya’sında keşfedilen zemin kaplama stili Terrazo, Bien’in yeni teknolojilerle üretip tasarladığı Sempre Koleksiyonu’nda hayat buldu.</p>
<p>Bugünkü Terrazzo stili, yeni teknolojilerle, çok daha canlı renklerde, farklı ebatlarda üretilerek geçmişin izlerini günümüze taşıdı. Doğaya saygılı ve çevre dostu Bien’in Sempre Koleksiyonu da bu izleri modernize edilmiş haliyle üzerinde barındırıyor.</p>
<p>Özgün mekanlar tasarlamanıza imkan tanıyan koleksiyon 60&#215;60, 19,7&#215;19,7 olmak üzere iki farklı ebatta üretiliyor. Grigio ve Nero adlarıyla iki renk seçeneği bulunan Sempre Koleksiyonu, duvardan zemine, iç mekandan dış mekana kadar farklı alanlarda kullanıma imkan tanıyor.</p>
<p>Koleksiyon, üzerindeki taneciklerin büyük ve küçük olmasına göre de Sempre, Sempre Junior olarak iki grupta tasarlanmış. Sempre Koleksiyonu bizlere, Sempre Nero 60&#215;60, Sempre Grigio 60&#215;60, Sempre Junior Nero 60&#215;60, Sempre Junior Grigio 60&#215;60, Sempre Junior Neo 19,7&#215;19,7, Sempre Junior Grigo 19,7&#215;19,7 olmak üzere farklı ebat ve tanecik boyutu ile 6 seçenek sunuyor.</p>
<p>Tarzıyla geçmişten izler taşıyan koleksiyon yaşam alanlarının yanı sıra kafe, restoran ve teraslar için de ideal bir alternatif oluşturuyor.</p>
<p>BİEN HAKKINDA</p>
<p>Ercan Şirketler Topluluğu bünyesinde faaliyet gösteren Bien, Türkiye ve dünyada yapı sektörünün önemli oyuncularındandır. Tasarımdaki öncü kimliğiyle de dikkatleri çeken Bien, sergilediği çevreci yaklaşımı ve doğaya saygılı tavrıyla öne çıkan bir markadır.</p>
<p>BİEN SERAMİK: Bien Yapı Ürünleri Sanayi Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi; enerji, turizm, sigorta ve yapı malzemeleri sektörlerinde faaliyet gösteren Ercan Şirketler Topluluğu’nun kuruluşudur. Üre­ti­mini Bi­le­cik ve Bo­zü­yü­k’­teki fab­ri­ka­la­rın­da ya­pan Bien Seramik, yur­t i­çin­de 130’u aş­kın yet­ki­li sa­tı­cı­sı, 3.500’ü aş­kın sa­tış nok­ta­sıy­la pa­zardaki ye­ri­ni al­mak­ta­dır. Üretiminin yüz­de 35’ini yurt dı­şın­daki 70’e yakın ül­ke­ye ih­raç eden Bien Seramik, bir dünya markasıdır. Dünyaca ödüllü tasarımları ve 100’ü aşkın ürün koleksiyonuyla yılda 45 milyon m2 üretim kapasitesine sahiptir. 6 kıtada 70’e yakın ülkeye ihracat gerçekleştirirken, tüm üretimini TS EN 14411 ve TSE YILDIZ/ÇİFT YILDIZ belgelendirmesi ile, Türk standartlarına uygun olarak üretmektedir. Bien Seramik, aynı zamanda Entegre Yönetim Sistemini kurarak ISO 9001:2015, ISO 14001:2015, OHSAS 18001:2008 ve ISO 27001:2013 sertifikalarını almıştır. Ayrıca Gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması yönetmeliği kapsamında ’Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü’’ (Authorised Economic Operator) sertifikasını almaya hak kazanmıştır. En yeni teknolojilerle üretim yapan Bien Seramik, Türkiye’de Dijital Teknoloji ile üretilen duvar karolarının ve 20 mm’lik Teknik Porselen karoların da ilk üreticisi olmuştur.</p>
<p>BİEN BANYO: Bien Banyo Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi; enerji, turizm, sigorta ve yapı malzemeleri sektörlerinde faaliyet gösteren Ercan Şirketler Topluluğu’nun kuruluşudur. Her kategoriye ayrı ayrı odaklanma kararı alan Bien, 2011 yılında seramik sağlık gereçleri (SSG) alanında da yatırımlar gerçekleştirmiştir. 2017 yılında Bien Banyo Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş’yi kurmuştur. Ürün yelpazesinde uzmanlaşmayı ve kapasite artışını öne çıkaran Bien Banyo Ürünleri, Ocak 2018 itibariyle de satış ve pazarlama faaliyetlerine başlamıştır. Yaptığı yeni yatırımlarla 1 milyon vitrifiye üretim kapasitesi ve armatür üretim tesisleriyle üretiminde son teknolojik yenilikleri kullanan Bien Banyo, geniş bir ürün yelpazesiyle faaliyette bulunmaktadır. Bien Banyo’nun ürün yelpazesinde ıslak mekanlara yönelik ürünler, seramik sağlık gereçleri, armatürler, gömme rezervuar ve banyo aksesuarları yer almaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nigeriagazetesi.com/bien-sempre-koleksiyonu-ile-ezberlerin-disinda-tasarimlar-h2427.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
