<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>SALGIN &#8211; Nigeria Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://nigeriagazetesi.com/etiket/salgin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://nigeriagazetesi.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Dec 2021 14:40:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://nigeriagazetesi.com/wp-content/uploads/2025/03/cropped-nigeria-32x32.webp</url>
	<title>SALGIN &#8211; Nigeria Gazetesi</title>
	<link>https://nigeriagazetesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Salgınla birlikte yeniden yapılanan küresel ekonomik sistemde yıldızı parlayan ülkelerin en başında Türkiye var”</title>
		<link>https://nigeriagazetesi.com/salginla-birlikte-yeniden-yapilanan-kuresel-ekonomik-sistemde-yildizi-parlayan-ulkelerin-en-basinda-turkiye-var-h23682.html</link>
					<comments>https://nigeriagazetesi.com/salginla-birlikte-yeniden-yapilanan-kuresel-ekonomik-sistemde-yildizi-parlayan-ulkelerin-en-basinda-turkiye-var-h23682.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Dec 2021 14:40:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[“Salgınla birlikte yeniden yapılanan küresel ekonomik sistemde yıldızı parlayan ülkelerin en başında Türkiye var”]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[SALGIN]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/salginla-birlikte-yeniden-yapilanan-kuresel-ekonomik-sistemde-yildizi-parlayan-ulkelerin-en-basinda-turkiye-var-h23682.html</guid>

					<description><![CDATA[“Salgınla birlikte yeniden yapılanan küresel ekonomik sistemde yıldızı parlayan ülkelerin en başında Türkiye var” Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Salgınla birlikte yeniden yapılanan küresel ekonomik sistemde yıldızı parlayan ülkelerin en başında Türkiye var. Bunun için ülkemizin potansiyelini tam manasıyla harekete geçirebilmemiz gerekiyor. Yatırıma ve üretime harcanan her kuruşun, büyük ve güçlü Türkiye’nin &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;">
<p></p>
<div class="entry-content">
<p>“Salgınla birlikte yeniden yapılanan küresel ekonomik sistemde yıldızı parlayan ülkelerin en başında Türkiye var”</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Salgınla birlikte yeniden yapılanan küresel ekonomik sistemde yıldızı parlayan ülkelerin en başında Türkiye var. Bunun için ülkemizin potansiyelini tam manasıyla harekete geçirebilmemiz gerekiyor. Yatırıma ve üretime harcanan her kuruşun, büyük ve güçlü Türkiye’nin geleceğinin inşasına konmuş bir tuğla olduğu unutulmamalıdır” dedi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.</p>
<p>Toplantıda ele alınan konulara dair açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:</p>
<p>BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ</p>
<p>“Aziz milletim, değerli basın mensupları; sizleri en kalbi duygularımla muhabbetle selamlıyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda sürmekte olan bütçe görüşmelerinin ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bütçe hakkı, yasama, yürütme, yargı erklerinin bağımsızlığı üzerine kurulu demokratik sistemin Meclise verilmiş en önemli yetkilerinden biridir. Gerek Komisyon gerekse Genel Kurul aşamasında tüm milletvekilleri bütçe konusundaki görüşlerini özgürce dile getirirler. Tabii bu özgürlüğün sınırı Meclis İç Tüzüğü’nde yer alan hususlar ile genel ahlak ve adabı muaşeret kurallarıdır. Türkiye şehit yakınlarına galiz küfürler eden bir milletvekilinin yaptığı terbiyesizliğin şokunu henüz üzerinden atamamışken, bu defa da Genel Kurul’da yaşanan bir başka edepsizlik örneğiyle sarsılmıştır. Üstelik bu edepsizlik, Meclisin ikinci büyük partisinin Genel Başkanı tarafından sergilenmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu partisinin genel merkezi veya kafaları dumanlı dostlarıyla atıp tuttuğu bir ortam sandığı anlaşılan bu zata Yunus’un diliyle cevap vermek istiyorum: ‘Girdim ilim meclisine, eyledim kıldım talep, dediler ilim geride, illa edep illa edep.’</p>
<p>Evet, milleti kendi yalanlarıyla, iftiralarıyla, çarpıtmalarıyla kandırabileceğini sananların birileri tarafından şişirildiği anlaşılan egolarıyla geldikleri yer, nokta burasıdır. Millete söyleyecek hiçbir sözü, ortaya koyacak hiçbir projesi, programı, vizyonu olmayanların içlerindeki kiri, kini, nefreti bu tarz davranışlarla dışa yansıttıkları görülüyor.</p>
<p>Hiç kimsenin partisinde, kendi dost ortamında, evinde nasıl davrandığına elbette karışmayız, ama buradan herkesi Türkiye Büyük Millet Meclisinin asaletine, nefasetine, nezahetine, nezaketine, izzetine, velhasıl bu yüce kurumun faziletine uygun davranışlar sergilemeye davet etmek de bizim görevimizdir. İktidarın sadece hayalini kurmakla bile bu derece kendini kaybedenlerin ülkenin başına ne gibi felaketler getireceğinin takdirini milletimize bırakıyoruz. Meclis Genel Kurulu’nda süren bütçe görüşmelerinin de bir an önce hayırlısıyla tamamlanmasını diliyoruz.</p>
<p>Bu vesileyle yeni Hazine ve Maliye Bakanımız Nureddin Nebati Beye bir kez daha başarılar diliyorum. Sayın Nebati, bugüne kadar iş dünyasından sivil toplum faaliyetlerine, milletvekilliğinden genel başkan yardımcılığına, bakan yardımcılığına kadar farklı alanlarda farklı görevleri başarıyla yapmış bir kardeşimizdir. Kendisinin üslendiği görevi maliye politikalarımızı yeni ekonomi programımız doğrultusunda güçlü bir şekilde yürüteceğine inanıyorum.</p>
<p>KATAR ZİYARETİ</p>
<p>Aziz milletim; Pazartesi ve Salı günleri Emir Şey Temim’in davetine icabetle Yüksek Stratejik Komitemizin 7. Toplantısı’nı gerçekleştirmek üzere Katar’a resmî bir ziyaret gerçekleştirdik. Katar’la bugüne kadar son ziyaretimizle birlikte siyasi, askerî, ticari, ekonomik ve kültürel konuları kapsayan toplam 84 mutabakat imzalayarak iş birliğimizi sürekli ileriye taşıdık.</p>
<p>Cumartesi günü Siirt’te 102 milyon dolarlık ilk etabını hizmete açtığımız, tamamı 500 milyon doları bulacak Çinko İzabe Tesisi yatırımı, Katar’la ahenkli bir şekilde yürüttüğümüz ekonomik ilişkilerimizin örneklerinden biridir. Ziyaretimiz sırasında Katar’ın ülkemize yapması konusunda daha önce mutabık kaldığımız 15 milyar dolarlık yatırıma ilave edilecek hususlarda da muhataplarımızla kapsamlı görüş alışverişinde bulunduk. Doha’da yaptığımız baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından Türk-Katar Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığındaki askerlerimizi ziyaret ettik.</p>
<p>Önceki hafta Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid Al Nahyan’ın ülkemizi ziyareti de Körfez Bölgesiyle yeniden yükselme sürecine giren ilişkilerimizin bir başka işaretiydi. Bu ziyaret sırasında Birleşik Arap Emirlikleri’nin ülkemize yapacağı 15 milyar dolarlık yatırımın müjdesini de kamuoyuyla paylaştık. Önümüzdeki aylarda yapacağımız mukabil ziyaretle Birleşik Arap Emirlikleri’yle başlattığımız yeni dönemi hızla daha ileriye taşımanın gayreti içinde olacağız.</p>
<p>“TÜRKİYE’NİN YATIRIM ATAĞI HER ALANDA HIZLA SÜRMEKTEDİR”</p>
<p>Türkiye’nin yatırım atağı her alanda hızla sürmektedir. Biliyorsunuz geçtiğimiz aylarda Adana’da 1,4 milyar dolar yatırım bedeli olan uluslararası ortaklı bir petrokimya tesisinin de temelini atmıştık; Cezayir-Türkiye. Ülkemizin dört bir yanında kimi kendi vatandaşlarımız tarafından, kimi uluslararası yatırımcılar tarafından yürütülen yüzlerce dev yatırımı yakından takip ediyoruz. Türkiye’nin kurtuluşunu küresel çıkar odaklarının güdümündeki reçetelerde değil işte bu örneklerde olduğu gibi kendi kaynaklarını harekete geçirecek yatırımlarda, istihdamda, üretimde, ihracatta, cari fazlada görüyoruz. Biz 19 yıldır; yoluyla, köprüsüyle, havalimanıyla, barajıyla, santraliyle, arıtma tesisiyle, sulama sistemleriyle sahip olduğumuz muazzam altyapıyı işte bunun için inşa ettik. Biz 19 yıldır bunca okulu, bunca üniversiteyi, bunca mesleki eğitim kurumunu, bunca hastaneyi, bunca adliye saraylarını, bunca güvenlik sistemini işte bunun için kurduk. Biz 19 yıldır ülkemizi her alanda bölgesinin ve dünyanın yükselen yıldızı yapmak için onca mücadeleyi işte bunun için verdik. Şimdi gelin hep beraber bu imkânları ülkemizin ve milletimizin aydınlık geleceğinin sembolleri olan 2023 hedeflerimizi hayata geçirmek, 2053 vizyonumuzu şekillendirmek için kullanalım. Bir olarak, iri olarak, diri olarak, kardeş olarak hep birlikte Türkiye olarak inşallah bunu da başaracağız.</p>
<p>“ÜLKEMİZİ 19 YILDIR HAKKA, HAKİKATE, HAKKANİYETE DAYALI BİR DEMOKRASİ VE KALKINMA ANLAYIŞIYLA YÖNETİYORUZ”</p>
<p>Aziz milletim; ülkemizi 19 yıldır hakka, hakikate, hakkaniyete dayalı bir demokrasi ve kalkınma anlayışıyla yönetiyoruz. Türkiye’de bu kavramlardan nasibini almamış bir zihniyet hep olmuştur. Hiç şüphesiz bundan sonra da olacaktır. Tek parti faşizmiyle başlayıp darbeler ve vesayet dönemiyle süren, dışarıdan aldığı destekle kendini millî iradenin üstünde gören, gerektiğinde terör örgütleri dahil her tür şer şebekesiyle iş birliğine giren bu zihniyet, her defasında milletimizin irfanına ve izanına çarpmıştır. Son sekiz yıldır yaşanan her hadisede ülkemiz ve milletimiz aleyhine konum alan bu zihniyet, ekonomide yaşanan büyük değişimi de aynı sinsilikle mecrasından saptırmaya çalışıyor.</p>
<p>Biz ülkemizi, hep söylüyorum; yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve büyüme, hedef bu. Bu zihniyet yüksek faizle ekonomiyi soğutmak, küçültmek ve dolayısıyla istihdamı azaltmak istiyor. Biz Türkiye siyasi, sosyal, ekonomik, askerî, her alanda bölgesel ve küresel güç hâline gelsin diyoruz, bu zihniyet ülkemizi tüm siyasi ve ekonomik iddialarından vazgeçirerek eskiye döndürmek istiyor.</p>
<p>Biz ülkemizi büyüterek, işsizliği azaltarak, cari fazla yoluyla insanlarımızın refahını yükselterek enflasyonu düşüreceğiz diyoruz, bu zihniyet IMF reçetelerini dayatarak, dışa bağımlılığı artırarak Türkiye’yi yeniden siyasi ve ekonomik boyunduruk altına sokmak istiyor. Hatırlarsanız, gelişmiş ülkeler 2008 finans krizine girdiklerinde birileri ülkemiz için de felaket senaryoları yazmaya başlamıştı. Biz bu krizin Türkiye’yi teğet geçeceğini söylediğimizde yine birileri bunu istihza ile karşılamıştı. Ama Türkiye sadece bu krizin kendisine teğet geçmesini sağlamakla kalmamış, hızlı bir büyüme sürecine girmiştir.</p>
<p>“SANAYİ KAPASİTEMİZİ HIZLA GELİŞTİRİRKEN DÜŞÜK FAİZ VE DENGELİ KUR İLE ÜRETİMİ VE İSTİHDAMI DAHA İLERİYE TAŞIYACAĞIZ”</p>
<p>Salgın döneminde de yine benzer bir tabloyla karşı karşıya kaldık. Küresel ekonominin yüzde 3,4 küçüldüğü geçen yıl biz yüzde 1,8 oranında büyüme kaydettik. Bu yıl ki büyüme oranımız çoğunluğu sanayi üretimine ve 221 milyar doları bulan ihracatımıza dayalı olarak çift haneli rakama doğru gidiyor. Önümüzde zorluklar yok mu? Elbette var. Bunların en başında gelen dünyadaki enerji ve gıda fiyatları kaynaklı fiyat yükselişleri. Bir süre sonra ben inanıyorum bu da dengeye oturacaktır. Bu belirsizliğin ortadan kalkması bizim de önümüzü daha rahat görmemize imkân sağlayacaktır.</p>
<p>Gelişmiş ülkelerdeki üretici fiyatları ile tüketici fiyat enflasyonları arasındaki büyük fark bu ekonomileri bir süre daha sarsmayı sürdürecektir. Bu tablo bize aynı zamanda ülkemizin üretim ve ihracat konusundaki hedeflerine ulaşması için ihtiyacımız olan zamanı da kazandıracaktır.</p>
<p>Sanayi kapasitemizi hızla geliştirirken düşük faiz ve dengeli kur ile üretimi ve istihdamı adım adım daha ileriye taşıyacağız. Bir müddet sonra bu süreç çalışanların ücretlerinden kamu gelirlerine kadar her alanda kazanç olarak kendini hissettirmeye başlayacaktır. Hep söylediğim gibi biz ne yaptığımızı biliyoruz, nasıl yapacağımızı biliyoruz, nereye gideceğimizi biliyoruz, ne elde edeceğimizi de biliyoruz. Milletimizden bize güvenmesini ve sabırlı olmasını istiyorum.</p>
<p>Türkiye’nin asırlardır defalarca teşebbüs ettiği, ancak her seferinde yarım kalan, hatta geriye giden büyük kalkınma hamlesinin önü inşallah bu defa kesilemeyecektir. Gelişmiş ülkeler arasındaki hakkımız olan yeri aldığımızda bugünleri büyük bir başarı hikâyesinin önemli safhalarından biri olarak hep birlikte hatırlayacağız. Özellikle de geçmişte Türkiye hep başkalarının reçeteleri ile sıkıntılar çözmeye çalışmıştı. Bu defa dünyadan ve kendimizden çıkardığımız dersler ışığında bilimin, aklın, gayretin ve inancın desteği ile kendi hikâyemizi yazıyoruz. Daha öncekilerden farklı olarak bu hikâyeyi güçlü bir altyapı, güçlü bir kamu düzeni, güçlü bir kamu maliyesi, güçlü bir özel sektör, güçlü bir nitelikli insan kaynağı, güçlü bir azim eşliğinde hayata geçiriyoruz. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin hızla devasa bir işsizlik krizine doğru doludizgin gittiği bir dönemde biz yatırım, istihdam, üretim ihracat ve büyüme odaklı politikalarımızla vatandaşlarımızın işlerini, aşlarını, geleceklerini güvence altına almaya çalışıyoruz.</p>
<p>“ÜLKEMİZİN DÜNYA PAZARLARINDAN ALDIĞI PAYI KATLAYARAK ARTIRACAĞIZ”</p>
<p>Ülkemizin gerektiğinde 40 milyona kadar çıkabilecek iş gücünün her birine bu imkânı sunmak istiyoruz. İstihdamdaki her artış millî gelirimize de yukarı yönlü katkıda bulunmaktadır. Cari açığımızı da, cari fazlaya döndürdüğümüzde bu artışı gerçekleştirmek için gereken kaynak zaten kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Bunun için iş insanlarımızı, girişimcilerimizi, sanayicilerimizi, işletmecilerimizi, çiftçilerimizi çok daha güçlü şekilde destekleyeceğiz. Ülkemizin dünya pazarlarından aldığı payı katlayarak artıracağız. Türkiye geçtiğimiz 19 yılda toplamda 14 trilyon dolara yakın millî gelir üretmiş, bunun da dörtte birini yatırıma kullanmış bir ülke olarak hedeflerine ulaşabilecek güce, imkâna, kalibreye, kapasiteye sahiptir. Amacımız ülkede bir iki yıllık zahirde geçici bir istikrar değil, kalıcı üretim, kalıcı istihdam, kalıcı refah sağlamaktır. Bu süreçte ödediğimiz bedeller, elde edeceğimiz kazançlar yanında çok küçük kalacaktır.</p>
<p>“BUGÜNE KADAR ÜLKEMİZDE HİÇ KİMSEYİ SAHİPSİZ BIRAKMADIK”</p>
<p>Dar gelirliler, ücretliler, emekliler başta olmak üzere milletimizin her kesiminin üzerine binen yükleri azaltmak için gereken adımları birer birer atıyoruz. Kamu işçileri ve memurların maaşlarında yapılan artışların ardından, asgari ücret düzenlemesinde de aynı anlayışla hareket ediyoruz. Uyguladığımız sosyal devlet ve kapsamlı sosyal yardım politikalarıyla bugüne kadar ülkemizde hiç kimseyi sahipsiz bırakmadık, bundan sonra da bırakmayacağız.</p>
<p>Geçtiğimiz hafta küçük ve orta ölçekli işletmelerimize yönelik ilave 10 milyar liralık istihdama destek paketi ile yine 10 milyar liralık imalata dayalı ithal ikamesi destek paketinin müjdesini milletimizle paylaşmıştık. Bugün de salgın döneminde başlattığımız esnaf kredilerine, Hazine faiz desteği ile ilgili bazı bilgileri kamuoyuyla paylaşmak istiyorum.</p>
<p>Hazine destekli kredilere uygulanan desteği 2021’de de devam ettirerek esnafımızı yükselen faizlerin yükünden koruduk. Bu kapsamda 2021 yılında kullanılan yaklaşık 60 milyar liralık esnaf kredisinin 5,2 milyar liralık faiz yükünü Hazine üstlenmiştir. Önümüzdeki üç yıl boyunca Hazine’nin yapacağı faiz desteği ödemeleri toplamda 26 milyar lirayı bulacaktır. Böylece esnafımızın ilave yük altına girmeden işini, gücünü devam ettirmesini sağlamış olacağız. Tasarruf sahiplerinin mevduatlarını Türk Lirası cinsinden tutmalarını teşvik etmek için başlattığımız katılım hesaplarına indirimli tevkifat uygulamasını bu yılsonuna kadar uzatmıştık. Şimdi de vatandaşlarımıza ayda 1,7 milyar lira katkı sağlayan bu indirimli stopaj uygulamasını Mart ayı sonuna kadar devam ettirme kararı aldık.</p>
<p>“ÇİFTÇİLERİMİZİN TOHUMU TOPRAKLA BULUŞTURMASI, EKMESİ, BİÇMESİ İÇİN NE GEREKİYORSA YAPMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”</p>
<p>Buradan bir müjde de çiftçilerimize vermek istiyorum. Bilindiği gibi ülkemizde bu yıl yaşanan kuraklık nedeniyle buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikale, nohut ve mercimek üreticilerimiz verim kaybına uğradı. Kuraklıktan zarar gören 651 bin üreticimize toplamda 2,6 milyar lira kuraklık desteği ödemesini Aralık ayının ikinci yarısında çiftçilerimizin hesaplarına yatırıyoruz. Stratejik bir sektör olarak gördüğümüz tarımı desteklemeyi, çiftçilerimizin tohumu toprakla buluşturması, ekmesi, biçmesi, üretmesi için ne gerekiyorsa yapmayı sürdüreceğiz. Yeni hasat sezonunda destekleme politikalarımızı, girdi fiyatlarında yaşanan yükselişleri dikkate alarak belirleyeceğiz. Ülkemizdeki her kesim gibi, tüm vatandaşlarımız gibi, çiftçilerimizin de mağduriyetine meydan vermeyeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Önümüzdeki günlerde farklı kesimlere yönelik ilave destek programlarımızı kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz.</p>
<p>Diğer yandan salgınla ilgili gelişmeleri de yakından takip ediyoruz. Avrupa’da yeniden yükselişe geçen salgın, ülkemizde kontrol altındaki seyrini sürdürüyor dikkati ve tedbiri elden bırakmadan salgının hayatımız üzerindeki olumsuz etkilerini tümüyle ortadan kaldırana kadar mücadeleye devam edeceğiz. Önümüzdeki günlerde farklı kesimlere yönelik ilave destek programlarımızı kamuoyu ile paylaşmayı sürdüreceğiz.</p>
<p>“STOKÇULUK YAPARAK PİYASAYI ZEHİRLEYENLERE KARŞI SONUNA KADAR MÜCADELE ETMEKTE KARARLIYIZ”</p>
<p>Aziz milletim; büyük hedeflere doğru ilerlerken insanlarımızın günlük hayatlarında yaşadıkları sıkıntıları da görmezden gelmiyor, yok saymıyoruz. Özellikle fahiş fiyat artışları konusundaki her şikâyeti dinliyor, her sıkıntıyı ciddiyetle takip ediyoruz. Buradan tüm bakanlarımıza, tüm kurumlarımıza, tüm belediyelerimize talimat veriyorum, girdi maliyetlerindeki ve kurdaki yükselişle izah edilemeyecek fiyat artışı yapan, bilhassa da stokçuluğa yönelen hiç kimsenin gözünün yaşına bakılmayacaktır. Hem idari hem hukuki işlemlerle kendi ülkesine ve milletine karşı böyle ağır bir suç işleyen herkesin yakasına yapışılacaktır. Türkiye tarihinin en kritik ekonomik mücadelelerinden birini verirken fırsatçılık peşinde koşanları ne millet ne tarih ne de devlet affeder.</p>
<p>Bu konunun serbest piyasa ekonomisiyle uzaktan yakından ilgisi yoktur. Serbest piyasa ekonomisi, kuralsızlık, başıboşluk, vicdansızlık, insafsızlık ve ahlaksızlık demek değildir. Tam tersine, bu sistem piyasa kuralları içinde hareket etmeyenlere kati surette izin verilmemesini gerektirir. Dünyanın her yerinde de serbest piyasa ekonomisi bu şeklide işler, işletilir. Hükûmet olarak aşırı fiyat yükselterek ve stokçuluk yaparak piyasayı zehirleyenlere karşı sonuna kadar mücadele etmekte kararlıyız.</p>
<p>Bizim hiç kimsenin kazancında gözümüz yoktur. Bizim karşı çıktığımız ve mücadele ettiğimiz şey o da sömürüdür. Bu sömürü emek üzerinden yapılsa da karşıyız, mal ve hizmet üzerinden yapılsa da karşıyız, para üzerinden yapılsa da karşıyız. Vatandaşlarımız kazansın, üreticilerimiz kazansın, sanayicilerimiz kazansın, çalışanlarımız kazansın, velhasıl ülkemiz ve milletimiz hep beraber kazansın ki hedeflediğimiz refah düzeyine ulaşabilelim. Sadece kendisi daha çok kazanma hırsıyla ülkenin dengelerini bozmaya, milletin hakkına, hukukuna girmeye kalkanlara izin vermeyeceğiz.</p>
<p>Bu vesileyle, bankada, yastık altında, kasasında parası, özellikle de dövizi bulanan bireylere ve kurumlara da bir çağrı yapmak istiyorum, herkesi yatırım, istihdam, üretim, ihracat temelleri üzerine inşa ettiğimiz yeni ekonomik politikamızın getirdiği fırsatları değerlendirmeye davet ediyorum. Fiyat ve kur artışlarının yol açtığı dalgalanma bir süre sonra mutlaka duracaktır, ama bu dönemde yapılan yatırımların sağlayacağı helal ve istikrarlı getiri inşallah nesiller boyu devam edecektir.</p>
<p>“BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’Yİ İNŞA EDEREK TARİHİMİZDE YENİ VE ŞANLI BİR SAYFA AÇMANIN EŞİĞİNDEYİZ”</p>
<p>Dünyanın bir kısmında asırlardır süren orantısız kazanç ve bununla sağlanan yüksek refah devrinin sonuna yaklaşıyoruz. Salgınla birlikte yeniden yapılanan küresel ekonomik sistemde yıldızı parlayan ülkelerin en başında Türkiye var. Bunun için ülkemizin potansiyelini tam manasıyla harekete geçirebilmemiz gerekiyor. Yatırıma ve üretime harcanan her kuruşun, büyük ve güçlü Türkiye’nin geleceğinin inşasına konmuş bir tuğla olduğu unutulmamalıdır. Kendimiz ve evlatlarımız için vaktimizi, enerjimizi ve imkânlarımızı asıl teksif etmemiz gereken yer burasıdır. Sanayicilerimizin, ihracatçılarımızın, üreticilerimizin bu konudaki gayretini yakından takip ediyorum. Döviz, altın ve Türk Lirası cinsinden tasarrufu bulunanların da bu büyük atılıma katılmaları hâlinde ülkemiz çok da kısa sürede dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girebilecek seviyeye ulaşacaktır.</p>
<p>Ülkemizdeki döviz sorununun kurun seviyesiyle değil istikrarıyla ilgili olduğunu biliyoruz ve bunu sağlayacak adımları da atıyoruz. Aynı şekilde ülkemizdeki fiyat artışı sorununun arzdaki bozulmadan değil girdi fiyatlarındaki belirsizlik ile aç gözlülükten kaynaklandığını da biliyor ve bunun da tedbirlerini alıyoruz.</p>
<p>Milletimizin her bir ferdinden bu tarihi mücadelede bize destek vermesini bekliyoruz. Konjonktürel dalgalanmaların, günübirlik çıkarların, nefsi arzuların tahrik ettiği haksız kazanç hırsının ihtirasına kapılarak önümüzdeki bu büyük fırsatı kaçırırsak yarın evlatlarımızın yüzüne bakamayız.</p>
<p>Bin yıl önce bu toprakları bize vatan yapan ecdat gözünü kırpmadan canını feda etmişti. Asırlar boyunca üç kıta, yedi iklime hükmeden ecdat, insanı yaşat ki devlet yaşasın hassasiyetiyle mücadelesini vermişti. Cumhuriyetimizin kurarken sadece topraklarımızı değil, siyasi ve ekonomik istiklalimizi de boyunduruktan kurtarmak için yola çıkmıştık. İşte bugün bu bin yıllık yürüyüşün yeni ve çok önemli bir safhasındayız, büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa ederek tarihimizde yeni ve şanlı bir sayfa açmanın eşiğindeyiz. İnşallah bu onurlu başarının altına hep birlikte imza atacağız. Şairin dediği gibi: Kazanmak istersen sen de bu zaferi/Gürleyen sesinle doldur gökleri/Zafer dedikleri kahraman peri/Susan kaçar da coşana gider. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Bu duygularla bir kez daha hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, kalın sağlıcakla.”</p>
<p>Kaynak:https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/133822/-salginla-birlikte-yeniden-yapilanan-kuresel-ekonomik-sistemde-yildizi-parlayan-ulkelerin-en-basinda-turkiye-var-</p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nigeriagazetesi.com/salginla-birlikte-yeniden-yapilanan-kuresel-ekonomik-sistemde-yildizi-parlayan-ulkelerin-en-basinda-turkiye-var-h23682.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“2021’de ihracatımızı 200 milyar doların üzerine çıkartarak tüm zamanların rekorunu kıracağız”</title>
		<link>https://nigeriagazetesi.com/2021de-ihracatimizi-200-milyar-dolarin-uzerine-cikartarak-tum-zamanlarin-rekorunu-kiracagiz-h18165.html</link>
					<comments>https://nigeriagazetesi.com/2021de-ihracatimizi-200-milyar-dolarin-uzerine-cikartarak-tum-zamanlarin-rekorunu-kiracagiz-h18165.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2021 08:06:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[SALGIN]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİYE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/2021de-ihracatimizi-200-milyar-dolarin-uzerine-cikartarak-tum-zamanlarin-rekorunu-kiracagiz-h18165.html</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Turizm sektörü 25 milyon turist ve 20 milyar dolar turizm geliri hedefiyle son süratle çalışıyor. Üretim ve ihracat tarafında zaten bir sıkıntımız yoktu, normalleşmeyle birlikte hamdolsun orada da bir yükseliş trendi başladı. İnşallah 2021’de ihracatımızı 200 milyar doların üzerine çıkartarak tüm zamanların rekorunu kıracağız” dedi. Cumhurbaşkanı Recep &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;">
<p></p>
<div class="entry-content">
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Turizm sektörü 25 milyon turist ve 20 milyar dolar turizm geliri hedefiyle son süratle çalışıyor. Üretim ve ihracat tarafında zaten bir sıkıntımız yoktu, normalleşmeyle birlikte hamdolsun orada da bir yükseliş trendi başladı. İnşallah 2021’de ihracatımızı 200 milyar doların üzerine çıkartarak tüm zamanların rekorunu kıracağız” dedi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.</p>
<p>Toplantıda ele alınan konulara dair açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Kurban Bayramı öncesinde hem gündemimizdeki konuları, hem de bayram hazırlıklarını değerlendirmek amacıyla yaptığımız kabine toplantımızı az önce tamamladık.</p>
<p>“TÜRKİYE’NİN SALGIN SONRASI KONTROLLÜ NORMALLEŞME SÜRECİ BAŞARIYLA YÜRÜYOR”</p>
<p>Türkiye’nin salgın sonrası kontrollü normalleşme süreci başarıyla yürüyor. Şu ana kadar hedeflerimizden kayda değer bir sapma hamdolsun yaşamadık. Aşılama çalışmalarını hızla sürdürüyoruz. Yapılan toplam aşı sayımız 59 milyona yaklaştı. Dünyada salgına karşı bilinen en etkili ve yaygın koruma yöntemi aşılamadır.</p>
<p>Virüsün yeni varyantları dünyayı tehdit ediyor. Biz hem sağlık sistemimizin gücü, hem aşılama oranlarımızla nispeten iyi bir noktadayız. Gücümüzü korumak için elimizdeki imkânları çok daha etkin kullanmalıyız. Buradan bir kez daha tüm vatandaşlarımı kendilerinin ve sevdiklerinin sağlığı için bayrama kadar aşılarını yaptırmaya davet ediyorum.</p>
<p>Ülkemizin normalleşme adımlarını süratle atmasında ve başarıyla sürdürmesinde aşılamada kat ettiğimiz mesafenin çok büyük payı vardır. Aşılamanın nispeten düşük olduğu yerler önümüzdeki günlerde tehdit altına girebilir. Ciddi gayretler ve fedakârlıklar neticesinde elde ettiğimiz bu avantaja hep birlikte sahip çıkmak mecburiyetindeyiz. Toplumsal bağışıklık sağlanana kadar temizlik, maske ve mesafe kurallarından taviz vermemeliyiz.</p>
<p>Kamu kurumlarımız başta olmak üzere insanların kalabalık olarak bulunduğu her yerde her organizasyonda bu kurallara riayet etmek çok daha önemlidir. Bayram günlerini de aynı şekilde kurallara uyarak geçirmeliyiz. Önümüzdeki dönemde yeniden aynı sıkıntılara düşmemek için tedbiri elden bırakmamalıyız. İşte yaşanan güzel gelişmeleri sizler de görüyorsunuz. Faaliyetlerini belirlenen kurallara göre normal düzene uyarak geçirenler işletmeler başta olmak üzere kayıpları hızla telafi ediyor. Turizm sektörü 25 milyon turist ve 20 milyar dolar turizm geliri hedefiyle son süratle çalışıyor.</p>
<p>“ULUSLARARASI YATIRIMCILARIN ÜLKEMİZE İLGİSİ GİDEREK ARTIYOR”</p>
<p>Üretim ve ihracat tarafında zaten bir sıkıntımız yoktu, normalleşmeyle birlikte hamdolsun orada da bir yükseliş trendi başladı. İnşallah 2021’de ihracatımızı 200 milyar doların üzerine çıkartarak tüm zamanların rekorunu kıracağız.</p>
<p>Uluslararası yatırımcıların ülkemize ilgisi giderek artıyor. Kendi yatırımcılarımızın da yeni yatırım kapasite artışı, makine alımı, ham madde tedariki konusunda yoğun gayret gösterdiğini biliyoruz.</p>
<p>Pek çok şehrimizde organize sanayi bölgeleri yetersiz kaldığı için yenilerinin kuruluş hazırlıkları yapılıyor. Mesela Gaziantep’te 5 organize sanayi bölgesi dolduğu için şimdi 6’ncısı kuruluyor. Son dönemde ziyaret ettiğimiz şehirlerde gerçekleştirdiğimiz açılış törenlerinin listesinde mutlaka çok sayıda fabrika yer alıyor. Yetişmiş eleman istihdamı konusundaki sıkıntı arttığı için mesleki eğitimde yeni modeller üzerinde çalışıyoruz. Artık meslek liselerini ve meslek yüksekokullarını sanayi bölgeleri içinde açarak okul eğitimi ile iş başı eğitimini birleştiriyoruz. Gençlerimizin girişimcilik konusundaki iştahlarını ve kabiliyetlerini memnuniyetle takip ediyoruz. Bakanlıklarımız kendi alanlarında gençlerimizin bu potansiyellerini hayata geçirmeye yardımcı olacak pek çok program ve proje uyguluyor. Kabiliyetli ve birikimli insanlarımız için ülkemizin sunduğu imkânları yurt dışındaki alternatiflerin kat be kat üzerinde olduğunu söyleyebilirim.</p>
<p>Tüm bu olumlu gelişmelerin istihdama sağladığı katkının neticelerini önümüzdeki dönemde beraberce takip edeceğiz. Geçtiğimiz hafta yaptığımız kabine toplantısının ardından gerçekleştirdiğimiz millete sesleniş konuşmasında ekonomimizle ilgili kapsamlı bir değerlendirmeyi sizlerle paylaşmıştım. Türkiye’nin üzerinde kara bulutlar dolaştırmak için çalışanların müspet tüm gelişmelerin üzerini kapatarak umutsuzluk körükleme gayretlerinin beyhude olduğunu inşallah açıklanan her veriyle tekrar tekrar göreceğiz.</p>
<p>“BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’NİN İNŞASI YOLUNDA DİĞER ALANLARLA BİRLİKTE EKONOMİDE DE EMİN ADIMLARLA İLERLİYORUZ”</p>
<p>Sıkıntılarımız, sorunlarımız, kayıplarımız yok mu? Elbette var. Ama elimizdeki imkânlar, potansiyelimiz ve yakaladığımız fırsatlar bu sıkıntıların kat be kat üzerindedir. Türk ekonomisini sadece döviz kuru, faiz, enflasyon parantezine hapsetmeye çalışanların gerideki yatırım, üretim, istihdam, ihracat, büyüme temelli asıl fotoğrafı gözlerden kaçırma çabaları boşunadır. Allah’ın izniyle 2021 yılında ulaşacağımız büyüme oranıyla dünyanın yükselen ekonomisi olduğumuzu, hedeflerimize adım adım yaklaştığımızı ispatlayacağız. Büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası yolunda diğer alanlarla birlikte ekonomide de emin adımlarla ilerliyoruz.</p>
<p>Vatandaşlarımızın salgın döneminde yaşadıkları kayıpları ve çektikleri sıkıntıları telafi etmek için bugüne kadar pek çok destek ve teşvik programını hayata geçirmiştik. Önümüzdeki dönemde de ihtiyaç olması hâlinde bu adımları sürdürmekte kararlıyız. Küresel yönetim ve ekonomi sisteminin yeni baştan yapılandığı şu süreçte Türkiye’yi hak ettiği yere getirmek için son iki asrın en önemli fırsatını yakalamış durumdayız. Sürekli altını çizdiğimiz 2023 hedefleri ve 2053 vizyonu Türkiye için sıradan siyasi söylemler değil, tarihî bir kavşak noktasının ifadesidir. Geçtiğimiz 19 yılda kurduğumuz güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısı, önümüzdeki bu büyük imkânı değerlendirme konusunda bize çok önemli avantaj sağlıyor. Ülkemizi istikrar ve güven ikliminde hedeflerine doğru yaklaştırdıkça bu tabloyu çok daha net görebileceğiz.</p>
<p>Bugüne kadar pek çok önemli siyasi, sosyal, ekonomik, güvenlik ve son olarak sağlık krizinin üstesinden nasıl başarıyla geldiysek, inşallah ülkemizi hedeflerine de aynı şekilde başarıyla ulaştıracağız.</p>
<p>“ARTIK TÜRKİYE SİYASİ VE EKONOMİK OLARAK DÜNYANIN EN ÜST LİGİNE ADIM ATMAK ÜZEREDİR”</p>
<p>Uzunca bir süredir Türkiye’ye diz çöktürmek, milletimizin umutlarını kırmak, ülkemizi demokrasi ve kalkınma çizgisinden uzaklaştırmak için kurulan her tuzak, oynanan her oyun, yapılan her saldırı milletimizle birliğimizi, beraberliğimizi, kararlılığımızı daha da pekiştirmiştir. Artık Türkiye siyasi ve ekonomik olarak dünyanın en üst ligine adım atmak üzeredir. Önümüzdeki yılları kazasız belasız geride bırakarak gündemimizdeki projeleri, yatırımları, politikaları hayata geçirdiğimizde büyük ve güçlü Türkiye’yi tamamen inşa etmiş olacağız. İşte o güne kadar durmadan, duraksamadan azimle, gayretle yolumuza devam edeceğiz.</p>
<p>Aziz milletim; ulaşım ülkemizin en önemli kalkınma altyapı yatırımlarını yaptığımız alanların başında geliyor. Geçtiğimiz 19 yılda bu alanda toplamda 1 trilyon 104 milyar lirayı aşan yatırım gerçekleştirilmiştir. Türkiye’yi dünyanın en konforlu ulaşım altyapısına sahip yeni lojistik süper gücü yapmak için gece-gündüz çalıştık. Hamdolsun geldiğimiz noktada hedeflerimizin önemli bir kısmına ulaştık.</p>
<p>Bölünmüş yol uzunluğumuzu 6.100 kilometreden 28.200 kilometreye, otoyol uzunluğumuzu 1.714 kilometreden 3.532 kilometreye çıkardık. Bu yollar üzerinde uzunluğu 567 kilometreyi bulan 364 yeni tünel, yine uzunluğu 396 kilometreyi bulan 567 yeni köprü ve viyadük inşa ettik. Demiryollarında, havayollarında ve deniz yollarında da benzer atılımları hayata geçirdik. Ülkemizi küresel bir lojistik merkezi hâline getirerek dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasında yer almamızı sağlayacak çalışmaları kararlılıkla sürdürüyoruz. Ulaştırma projelerimizi devreye alırken farklı yatırım modelleri kullanıyoruz. Bazılarını doğrudan kamu kaynaklarıyla, bazılarını da kamu-özel sektör iş birliğiyle yapıyoruz.</p>
<p>Ankara-Niğde Otoyolu kamu-özel sektör iş birliği ile milletimizin hizmetine sunduğumuz yatırımlardan biridir. Üç kesim hâlinde geçtiğimiz yıl devreye aldığımız bu otoyolumuz sahip olduğu yerli ve millî akıllı ulaşım sistemleriyle kendi alanında önemli bir yatırımdır. Bu projenin hizmete girmesiyle ülkemiz Edirne’den Şanlıurfa’ya 1.230 kilometre uzunluğunda kesintisiz ulaşım yapılabilen bir otoyol ağına sahip olmuştur.</p>
<p>Şimdi Niğde-Ankara Akıllı Otoyolunu kullanan vatandaşlarımıza bir müjde vermek istiyorum. Artık bu otoyolda sürücülerimiz otomobilleriyle yüzde 20, minibüs, yolcu otobüsü, kamyon ve tırlarıyla da yüzde 40 indirimli olarak seyahat edebilecek. Cuma gece yarısı devreye girecek bu indirimin ülkemize ve otoyolumuzu kullanan sürücülerimize hayırlı olmasını diliyorum.</p>
<p>Karayolları Genel Müdürlüğümüzün işletmesindeki otoyollar ve köprülerde bayram vesilesiyle uygulanacak geçişler de Cuma gece yarısı başlayacaktır.</p>
<p>Diğer yandan, tamamlanan ulaştırma yatırımlarımızı peyderpey hizmete açmaya devam ediyoruz. Her biri ayrı güzelliklere sahip Bartın, Amasra, Kuruca Şile, Cide arasındaki yolu tamamlayarak bu gerekten zor güzergâhın standardını yükselttik, mesafesini de 15 kilometreden 11,8 kilometreye düşürdük. Bunun için güzergah boyunca uzunluğu 5 kilometreyi bulan 3 adet çift tüp tünel uzunluğu, 267 metre olan bir adet çift viyadük, uzunluğu 320 metre olan 6 adet çift köprü, 4 adet de kavşak inşa ettik. İnşallah en yakın zamanda bu yolumuzun resmî açılışını da yapacağız.</p>
<p>“ÇANAKKALE 1915 KÖPRÜSÜ, CUMHURİYETİMİZİN 100. KURULUŞ YIL DÖNÜMÜNÜN EN ÖNEMLİ SEMBOLLERİNDEN BİRİ OLACAKTIR”</p>
<p>Çanakkale 1915 Köprüsünün de içinde yer aldığı ve Malkara-Çanakkale otoyolundaki çalışmalarımız da hızla sürüyor. Önümüzdeki yılın 18 Mart’ında hizmete açmayı planladığımız 1915 Çanakkale Köprüsünde araçların geçeceği yolun çelik döşemelerinin tabliye montajına başlıyoruz. Çanakkale Deniz Zaferinin kazanıldığı 18 Mart 1915’i işaret eden 318 metrelik çelik kuleleri ve iki kule arasındaki 2023 metrelik orta açıklığıyla bu köprümüz inşallah Cumhuriyetimizin 100. Kuruluş Yıldönümünün en önemli sembollerinden biri olacaktır. Ülkemizin dört bir yanında inşası süren tünel ve köprü ve projelerimizle milletimize eser kazandırmaya devam ediyorum.</p>
<p>Aziz milletim; geçtiğimiz Cuma günü Diyarbakır’da vatandaşlarımızla, teşkilatlarımızla ve gençlerimizle gerçekten çok samimi, çok hasbi, çok özel bir gün geçirdik.</p>
<p>Türkiye’nin üzerine serpilmek istenen ölü toprağını nasıl attığının, istiklaline ve istikbaline nasıl dört elle sarıldığının en somut, en canlı örneğini Diyarbakır’da yaşadık. Coğrafyamızın ve medeniyetimizin bu kadim şehri 40 yıllık çük büyük acılar çekti, çok büyük kayıplar yaşadı. Darbelerin ve onun ikisi olan vesayetin kurduğu baskı ve zulüm düzeni ülkemizin her yeri gibi Diyarbakır’da da ağır şekilde hissedilmişti. İşte bu dönemin sembollerinden olan Diyarbakır Cezaevini hem geçmişin bir kesitinin muhafaza edildiği, hem gençlerimizin umutlarının ve heyecanlarının yaşatıldığı bir kültür merkezine dönüştürme kararı aldık.</p>
<p>Yaptığımız toplu açılış töreninde şehrin eğitimden sağlığa, ulaşımdan sulamaya kadar her alanda ihtiyacı olan yüzlerce kamu yatırımını halkımızın hizmetine sunduk. Ayrıca, şehir hastanesinden raylı sisteme kadar pek çok hizmetin müjdesini Diyarbakırlılarla paylaştık. Bu törende terör örgütünün vesayetinden kurtarıp halkın hizmetine verdiğimiz belediyelerimizin yatırımlarını da hizmete açtık.</p>
<p>Aynı şeklide Tekstil Organize Sanayi ve organize bölgesinde inşa edilen 30 yeni fabrikanın resmî açılışını gerçekleştirerek şehrimizin gelişme ve kalkınma hamlesinin sevincine ortak olduk. Bu vesileyle Diyarbakırlı kardeşlerimizle şöyle geçmişten bugüne yaşananların hasbihalini de yaptık.</p>
<p>“ÇÖZÜM SÜRECİNİN BÖLÜCÜ ÖRGÜT TARAFINDAN HANGİ KARANLIK EMELLERLE BİTİRİLDİĞİNİ ANLATTIK”</p>
<p>Bir dönem ülkemizin ilk 5 sanayi şehri arasında yer alan Diyarbakır’ın nasıl olup da geri kalmışlık batağına saplandığından başlayıp çözüm sürecine kadar uzanan kapsamlı bir değerlendirmeyi oradaki vatandaşlarımızla ve tüm milletimizle paylaştık.</p>
<p>Terör örgütünün Kürt kardeşlerimizin sadece değerlerine savaş açmakla kalmayıp gözlerinin nuru erkek ve kız çocuklarını nasıl kendilerinden kopardığını, onları nasıl kasıtlı olarak ölüme sürüklediğini hatırlattık.</p>
<p>Her türlü riskini ve sorumluğunu üzerimize alarak sırf ülke ve bölge terör belasından kurtulsun diye başlattığımız çözüm sürecinin bölücü örgüt tarafından hangi karanlık emellerle bitirildiğini anlattık.</p>
<p>Türkiye’yi Suriyelileştirmek isteyenlerin taşeronluğuna soyunanların bu ülkeye ve millete yaptıkları alçakça ihanete işaret ettik.</p>
<p>Yasin Börü gibi nice Kürt gencini alçakça katledenlerin, çocuklarını dağa kaldırıp yüreklerini yaktıkları nice ailelere sırtını dönenlerin kendi evlatlarını nasıl ihtimamla büyüttüğünü hatırlattık.</p>
<p>Sokaklarda oluk oluk kan akarken belli çevreler tarafından şişirilen sözde siyasetçilerin aslında hangi oyunun figüranları, hangi silahın tetikçileri olduğunun ısrarla sorulmasını istedik.</p>
<p>Kimseyi izam etmedik, kimseyi itham etmedik, kimseyi karalamadık, kimseyi ötekileştirmedik, sadece vicdan ve ahlak sorgulaması yaptık.</p>
<p>Bölgedeki her vatandaşımıza, eğer amaç hizmetse kimin kendilerine hizmet getirdiğini, eğer amaç hak ve özgürlük mücadelesiyse kimin kendilerine bunları sağladığını düşünmeleri çağrısında bulunduk.</p>
<p>Diyarbakırlı kardeşlerimizden sadece yaşananları gözden geçirerek kimin istismar siyaseti, kimin eser ve hizmet siyaseti peşinde koştuğunu tespit etmelerini beklediğimizi söyledik. Bu muhasebeyi akıl, vicdan ve izan çerçevesinde yapan herkesin Türkiye’nin 81 vilayetinin her birinin Cumhuriyet döneminde ilk defa demokrasi ve kalkınma bakımından aynı şartlara ve imkânlara bizim dönemimizde kavuştuğunu idrak edeceğine inanıyoruz. Hamdolsun, ülkemizin doğusuyla batısı, kuzeyiyle güneyi arasında hem hak ve özgürlükler, hem temel hizmetler bakımından hiçbir fark kalmamıştır.</p>
<p>“DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGEMİZDE HIZLI BİR SANAYİ VE TİCARET ATILIMI GÖZE ÇARPIYOR”</p>
<p>Terör örgütünün dağdaki ve şehirdeki unsurları etkisiz hâle geldikçe, bunların istismar araçları ellerinden alındıkça, ülkemizle birlikte bölgede de bir huzur havası hâkim olmuştur. İşte bu iklimde şehirlerimiz kendi potansiyelleri ve özgün kabiliyetleri çerçevesinde kurduğumuz güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısı üzerinde gelişiyor, büyüyor, geleceğe hazırlanıyor. Uzunca bir dönem tarım ve hayvancılık dışında kayda değer bir ekonomik faaliyetin olmadığı Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgemizdeki şehirlerimizde hızlı bir sanayi ve ticaret atılımı göze çarpıyor. Yüksek istihdam kapasitesine sahip fabrikaların ardı ardına açıldığı, hizmet sektörünün canlandığı, ihracatın yaygınlaştığı bu şehirlerimiz, büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasına çok önemli destek veriyor. Bölge insanını baskı ve zulüm altında tutan, inim inim inleten, geri kalmışlığa mahkûm eden bu bölücü zihniyet geriledikçe, bu şehirlerimizin kalkınma ve büyüme heyecanı da güçleniyor.</p>
<p>Biz geçtiğimiz Cuma günü Diyarbakır’da bu heyecanı bir kez daha ve çok daha belirgin şekilde gördük. İnşallah ülke ve millet olarak hepimizin önünde aydınlık bir gelecek bizi bekliyor. Yeter ki bir olalım, iri olalım, beraber olalım, kardeş olalım hep birlikte Türkiye olalım.</p>
<p>“15 TEMMUZ DESTANI, ASIRLAR BOYUNCA HATIRLANACAK TARİHÎ BİR DÖNÜM NOKTASIDIR”</p>
<p>Aziz milletim; önümüzdeki Perşembe günü 15 Temmuz kanlı darbe girişiminin beşinci yıl dönümüdür. Bu vesileyle ülkemizin ve milletimizin bekası yolunda hayatlarını feda eden tüm güvenlik güçlerimiz ve askerlerimizle birlikte 15 Temmuz şehitlerimize de Allah’tan rahmet diliyorum. Türk milletinin yazdığı 15 Temmuz destanı asırlar boyunca hatırlanacak ve dersler çıkartılacak tarihî bir dönüm noktasıdır. İnşallah 15 Temmuz günü bizzat iştirak edeceğimiz programlarla bu önemli hadiseyi bir kez daha ibretle anacak, milletimize şükranlarımızı tekrar ifade edeceğiz. Her 15 Temmuz tarihi bizim için ülkemize ve milletimize uzanan hain elleri kırma azmimizi bileyen bir hatırlama vesilesi olacaktır.</p>
<p>Diğer yandan önümüzdeki hafta idrak edeceğimiz mübarek Kurban Bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum. Kurban Bayramı günü inşallah 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı dolayısıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde olacağız. Bayramın 1. gününü Kıbrıslı kardeşlerimizle geçirecek ve 20 Temmuz törenlerine katılacağız. Böylece tüm dünyayı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin hak ve adalet arayışında en güçlü şekilde yanında olduğumuzun mesajını da vereceğimize inanıyorum.</p>
<p>Ülkemizde de Kurban Bayramı için tüm kurumlarımız hazırlıklarını yürütmektedir. Trafik düzeninden, kurban kesme organizasyonlarına kadar milletimizin hayatını kolaylaştıracak her tedbir ilgili kurumlarca alınmaktadır. Bayram tatili vesilesiyle yola çıkacak tüm vatandaşlarımdan trafik kurallarına harfiyen riayet etmelerini can ve mal kaybıyla sonuçlanacak kazalara karşı dikkatli olmalarını şimdiden özellikle Cumhurbaşkanları olarak rica ediyorum. Sürücülerimizin kesinlikle yola yorgun çıkmamaları, varacakları yere yaklaştıkça tedbiri artırmaları, yolda seyreden mobilet, motosiklet, bisiklet türü küçük araçlar konusunda dikkatli olmaları çok çok önemlidir.</p>
<p>İçişleri Bakanlığımıza bağlı emniyet ve jandarma birimlerimiz bayram boyunca denetimlerini kesintisiz devam ettireceklerdir. Tarım ve Orman Bakanlığımız ile diğer ilgili kurumlarımızla vatandaşlarımızın kurbanlarını gönül huzuruyla kesebilmeleri için gereken tedbirleri aldılar.</p>
<p>Bu arada malum üç tane yangın söndürme uçağını da filomuzun içerisine katmış bulunuyoruz, temenni ederiz ki orman yangınlarıyla bu süreç içerisinde inşallah karşı karşıya kalmayız. Ülkemizde geçtiğimiz yıl 2,8 milyonu küçükbaş, 963 bini büyükbaş olmak üzere toplam da 3 milyon 774 bin baş hayvan kurban olarak kesilmişti. Bu yıl 3,7 milyon küçükbaş ve 1 milyon 350 büyükbaş olmak üzere toplamda 5 milyon 50 bin hayvan kurban kesmek isteyen vatandaşlarımız için hazır edilmiştir. Rabbimden hepimize ve cümle ümmeti Muhammed’e manevi hazzını alarak huzurla, sağlıkla, ağız tadıyla bir bayram geçirmeyi nasip etmesini diliyorum.</p>
<p>Bayramın Suriye, Filistin, Yemen gibi kardeşlerimizin zulüm altında yaşadığı coğrafyalar başta olmak üzere tüm insanlığın kurtuluşuna vesile olmasını Yüce Mevla’dan niyaz ediyorum.</p>
<p>“TÜM VATANDAŞLARIMIZIN DİN VE İNANÇ HÜRRİYETLERİNİ KORUMAK EN BAŞTA GELEN VAZİFEMİZDİR”</p>
<p>Tabi bu arada özellikle İstanbul Kadıköy’de bir kilise duvarının üzerine çıkılarak sergilenen saygısızlığı şu mübarek günlerde birliğimize, beraberliğimize yönelik bir provokasyon olarak görüyorum. Tüm vatandaşlarımızın din ve inanç hürriyetlerini korumak en başta gelen vazifemizdir. Benzer hadiseler gibi bu konunun da sonuna kadar takipçisi olacağız. Ve böyle bir ahlaksızlığı, böyle bir edepsizliği bizim kabullenmemiz mümkün değildir. Hangi dinden olursa olsun, hangi inançtan olursa olsun kalkıp kesinlikle onların mabetlerine bu tür saldırıları kabul etmemiz asla mümkün değildir.</p>
<p>Bir diğer taraftan bilindiği gibi Bayram arifesi olan Pazartesi günü yarım gün, bayramın ilk gününden son gününe kadar olan Salı’dan Cuma’ya kadar ise tam gün tatildir. Kabine toplantımızda yaptığımız istişarede Pazartesi günkü yarım günü idari tatil olarak belirleme kararı aldık. Böylece vatandaşlarımız fiilen 16 Temmuz Cuma akşamından 26 Temmuz Pazartesi sabahına kadar sürecek bir tatile kavuşmuş oluyorlar. 15 Temmuz zaten malum bizim FETÖ terör hareketi sebebiyle o günü tatil olarak ilan etmiştik. O gün itibariyle başlıyoruz ve süreç bu şekilde devam ederken 16’sında herkes mesaisinde olabilecek. Bu kararın gerek bulundukları yerde kurbanlarını kesecek, gerek memleketlerine ziyarete gidecek, gerekse bu süreyi tatil için kullanacak vatandaşlarımız için hayırlı olmasını diliyorum.</p>
<p>Bu duygularla bir kez daha hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum ve kalın sağlıcakla diyor tekrar bayram tebrikimi tazeliyorum.”</p>
<p>Kaynak:https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/128665/-2021-de-ihracatimizi-200-milyar-dolarin-uzerine-cikartarak-tum-zamanlarin-rekorunu-kiracagiz-</p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nigeriagazetesi.com/2021de-ihracatimizi-200-milyar-dolarin-uzerine-cikartarak-tum-zamanlarin-rekorunu-kiracagiz-h18165.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Covid-19 salgınında Türkiye ve ABD’den örneklerle konuşuldu</title>
		<link>https://nigeriagazetesi.com/covid-19-salgininda-turkiye-ve-abdden-orneklerle-konusuldu-h17034.html</link>
					<comments>https://nigeriagazetesi.com/covid-19-salgininda-turkiye-ve-abdden-orneklerle-konusuldu-h17034.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Jun 2021 12:59:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[SALGIN]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİYE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/covid-19-salgininda-turkiye-ve-abdden-orneklerle-konusuldu-h17034.html</guid>

					<description><![CDATA[Covid-19 salgınında online tıp eğitimi ve akademik tıbbın geleceği, Türkiye ve ABD’den örneklerle konuşuldu ‘Taktik simülasyonlar, harmanlaşmış ve formel öğrenme ile tıp eğitimi farklı kombinasyonlarla gelişecek” Covid-19 pandemisi sonrası tıp eğitiminde yaşanan değişimler ve uygulanan yeni süreçlerin etkileri, Altınbaş Üniversitesi tarafından düzenlenen çevrimiçi toplantıda konuşuldu. Akademik tıbbın Türkiye ve dünyadan önde gelen isimlerinin katıldığı ‘Covid &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;">
<p></p>
<div class="entry-content">
<p>Covid-19 salgınında online tıp eğitimi ve akademik tıbbın geleceği, Türkiye ve ABD’den örneklerle konuşuldu<br />
‘Taktik simülasyonlar, harmanlaşmış ve formel öğrenme ile tıp eğitimi farklı kombinasyonlarla gelişecek”</p>
<p>Covid-19 pandemisi sonrası tıp eğitiminde yaşanan değişimler ve uygulanan yeni süreçlerin etkileri, Altınbaş Üniversitesi tarafından düzenlenen çevrimiçi toplantıda konuşuldu. Akademik tıbbın Türkiye ve dünyadan önde gelen isimlerinin katıldığı ‘Covid Salgınında Uzaktan Tıp Eğitimi’ programı, Altınbaş Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Tunç Fışgın, İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Ceyhun Bozkurt, İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Ayberk Kurt ve Altınbaş Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğr. Üy. Prof. Dr. Özlem Esen’in moderatörlüğünü yaptıkları dört ayrı oturumda gerçekleştirildi.</p>
<p>Online eğitimin tıp fakültesi öğrencileri üzerinde etkileri ile ulusal ve uluslararası anlamda uzaktan tıp eğitiminin sorunları ve çözüm önerilerinin tartışıldığı programa, Tıp Eğitimi Programlarını Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (TEPDAD) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İskender Sayek, ABD Missouri Kansas Üniversitesi Öğr.Üy. Prof.Dr. Kadriye O. Lewis, Altınbaş Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yard. Prof.Dr. Ahmet Özbek ve İstanbul Üniversitesi Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğr. Üy. Prof.Dr. İrfan Erdoğan konuşmacı olarak katıldılar.</p>
<p>“Online eğitim öğrenciler arasında öz disiplini azaltıyor”</p>
<p>Toplantıda konuşan TEPDAD Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr. İskender Sayek, tıp fakültesinde iyi bir hekimin nasıl yetiştirileceği konusunun önemine değindi. Tıp eğitiminin tıp fakültesine girişle başladığını ve ömür boyu süren bir eğitim olduğunu söyleyen Prof.Dr. Sayek, 21. yüzyılda tıp eğitiminin 20.yüzyılın temel yaklaşımlarının çıtasını daha da yükselttiğini, özgün bağlamda daha nitelikli sağlık hizmeti için çekirdek yetkinlikleri kazandıracak bir yaklaşıma doğru yol aldığını dile getirdi. 2021 yılının başında uluslararası alanda yayınladıkları Global Independent Comission on Education of Health Professionals fort he 21st Century makalesinin analizlerine değinen Prof.Dr. Sayek, “Tıp eğitiminin içeriğine baktığımız zaman bir taraftan öğrenciler bir taraftan da eğitimciler var. Bu süreçte COVİD- 19’un tıp eğitiminde öğretim, öğrenim ve iletişim gibi alanları tamamen devre dışı bıraktığını gözlemledik. Yıkıcı bir değişim süreci olarak tanımlıyorum. Böyle bir süreci yaşadık” ifadelerini kullandı.<br />
Pandemi gibi önceden kestirilemeyen gelişmeler ve acil durumlarda tıp eğitimi programı düzenlemenin meşakkatli olduğunu ve sistematik yaklaşımın dışına çıkılarak, eğitim alanında tamamen yeni bir yapının geliştiğini belirten Prof.Dr. Sayek, bu konuda incelediği bir makaleye değindi. Sayek, slayt eşliğinde yaptığı sunumla çalışma gruplarını tanımlamak, gereksinim değerlendirmelerini çok hızlı yapmak, planları geliştirmek, müfredatı tartışmak gibi ana başlıkların Covid salgınında çok önemli olduğunu ifade etti.</p>
<p>“Tıp eğitiminde daha farklı kombinasyonlar görebiliriz”</p>
<p>COVİD- 19 salgınının üniversitelerin tıp fakültelerindeki müfredatın geliştirilmesi ve daha kapsamlı olmasının gerekliliğini de ortaya koyduğunu söyleyen Prof.Dr. Sayek, öğrencilerden gelen geribildirim ile eğitimcilerin bu zorlukların üzerinde nasıl bir yol izleyeceğine dair düşünce yapısının şekilleneceğini ve kapsamlı bir değerlendirme yapılarak eğitimin daha iyi ve kaliteli olacağını belirtti. “Bu olumsuz süreçte eğitime ara verildi. Uzmanlık eğitimi yapılamadı. Covid olan hastaların dışındaki hastaların hastaneye yatmaları kısıtlandı. Elektif ameliyatlar, cerrahi girişimler ertelendi. Sürekli tıp eğitimleri, meslek gelişim eğitimleri uzaktan yapılmaya başlandı. Salgın sırasında tamamen online eğitime geçilerek video konferanslar düzenlendi” ifadelerini kullanan Prof.Dr.Sayek, tıp fakültelerinin yaşanan süreçte online eğitimde tıp öğrencilerine güvence vermesi ve öğrencileri desteklemesi gerektiğinin altını çizdi.<br />
Tıp eğitiminin tamamen uzaktan ve çevrimiçi verilmesinin uygun olmayacağını belirten Prof.Dr. İskender Sayek, şunları söyledi: “Teknolojiyle beraber genişletilmiş gerçeklik ön plana çıkarılabilir. Salgın sonrası tıp eğitiminde gerçekleşecek senaryolardan biri bireyselleştirilmiş yaklaşımdır. Yapay zekâ da ilerde tıp eğitiminde kullanılabilir. Taktik simülasyon yöntemleri de tıp eğitimi içerisinde değerlendirilebilir. Birçok alternatifin de bu süreçte tıp eğitimi kapsamına gireceğini de görebiliriz. Harmanlaşmış öğrenme, formel öğrenme ile tıp eğitiminin farklı kombinasyonlarla gelişmesi ve desteklenmesinden bahsetmemiz mümkündür.”</p>
<p>Prof.Dr.Lewis: “21 yıllık eğitimciyim, tıp eğitimi kesinlikle online olmamalı”</p>
<p>Ülkemizde akademik çalışmaları dolayısıyla birçok ödül alan, yıllarca Türkiye’de görev yaptıktan sonra ABD’de uzaktan eğitim ve tıp eğitimi üzerine çalışan Missouri Kansas Üniversitesi Öğr.Üy. Prof. Dr. Kadriye O. Lewis de ABD’deki uygulamalardan örneklerle Covid-19 salgınında tıp eğitimi üzerine konuştu. Prof. Dr. Lewis, tüm dünyayı etkisi altına pandeminin tıp eğitiminde ABD’yi de ilk başlarda çok büyük bir şekilde etkilediğini belirterek ABD’de vakaların artmasıyla birlikte tıp öğrencilerinin uygulamalı eğitim ve 4 haftalık staj dönemlerinden maksimum düzeyde değil asgari düzeyde verim aldığına değindi.<br />
Yaşanan süreçte her öğretim görevlisinin, asistanlarıyla ve öğrencileriyle fikir alışverişinde olduğunu ifade eden Prof. Dr. Lewis, ABD’de çalışma alanlarında üst düzey önlemlerin alındığını, koruyucu ekipmanların titizlikle incelendiğini söyledi. Bu süreçte pediatri ve tıp alanında uzmanlaşmak isteyen öğrencilerin beklentilerinin az da olsa sağlandığından bahseden Lewis, öğrencilerin istediği seçmeli derslerin ise hala açılmadığını belirtti.</p>
<p>Pandemi dönemi tıp eğitiminde ABD’deki üniversitelerden örnekler veren Prof. Dr. Kadriye O.Lewis,<br />
“Washington Üniversitesi tıp öğrencileri 3 ay süreyle eğitim yapamadı. Hastanelerde Covid-19 enfekte hastalara doktorlar değil öğretim görevlileri baktı. Bu dönemde tüm sağlık eğitimleri de yüz yüze değil online olarak gerçekleşti” dedi.</p>
<p>Normal eğitimde alanında çok iyi olan doktorların online eğitimde pedagojik olarak zayıf kaldıklarını ifade eden Prof. Dr. Lewis, bazı öğretim üyeleri ve öğrencilerin süreçten psikolojik olarak etkilendiğini ve tükenmişlik sendromu yaşadıklarını belirtti. Prof. Dr. Lewis, ABD yetkili makamlarının, üniversitelerin teknolojik alt yapıya yatırım yapmaları nedeniyle bu olumsuz süreçte doktor maaşlarında %10 civarında kesinti uyguladıklarını söyledi.</p>
<p>COVID-19 pandemisinin bazı alanları değiştirip, dönüştüreceğinin altını çizen Prof.Dr.Kadriye O.Lewis, “Toplumda yeni normallaşme yaşandı. Yapay zekâlar üzerine çalışılıyor. Robotlar yakın zamanda tıp alanında aktif olarak görülecek. Arttırılmış gerçeklik teknolojinin gelişmesi ile birlikte ilerde daha çok hayatımızda olabilir” diyerek sözlerini noktaladı.</p>
<p>Altınbaş Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof.Dr. Ahmet Özbek de oturumdaki konuşmasında 13 Mart 2020 tarihiyle birlikte YÖK’ten gelen kararla üniversitelerin derslerini online yapacağını ve derslerin kayıt altına alınması gerektiğinin belirtildiğinin ifade ederek bu süreçte tıp fakültesi öğretim görevlileri ve tıp öğrencilerine online eğitimlerin nasıl yapılacağına dair geniş kapsamlı bilgilendirmeler yapıldığını söyledi.</p>
<p>İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yrd. Prof.Dr. Ayberk Kurt ise konuşmasında online eğitimde üniversite olarak yaptıkları uygulamalar hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Oturuma katılan İstanbul Üniversitesi Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğr. Üy.Prof.Dr.İrfan Erdoğan da online eğitimin etkilerine dair görüşlerini ifade ederek üniversitelerin birbirleriyle benzeşmeden farklı bilgileri yaygınlaştırmaları gerektiği vurgusuyla konuşmasını tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nigeriagazetesi.com/covid-19-salgininda-turkiye-ve-abdden-orneklerle-konusuldu-h17034.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“KUDÜS’ÜN KALICI BİR BARIŞA VE HUZURA KAVUŞMASI İÇİN HERKESİN FEDAKÂRLIK YAPMASI GEREKİYOR”</title>
		<link>https://nigeriagazetesi.com/kudusun-kalici-bir-barisa-ve-huzura-kavusmasi-icin-herkesin-fedakarlik-yapmasi-gerekiyor-h16144.html</link>
					<comments>https://nigeriagazetesi.com/kudusun-kalici-bir-barisa-ve-huzura-kavusmasi-icin-herkesin-fedakarlik-yapmasi-gerekiyor-h16144.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 May 2021 06:01:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[açıklama]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[KABİNE]]></category>
		<category><![CDATA[SALGIN]]></category>
		<category><![CDATA[TOPLANTI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/kudusun-kalici-bir-barisa-ve-huzura-kavusmasi-icin-herkesin-fedakarlik-yapmasi-gerekiyor-h16144.html</guid>

					<description><![CDATA[“Ramazan ayı boyunca uyguladığımız kısmi ve tam kapanma tedbirleri sayesinde salgını yeniden büyük ölçüde kontrol altına aldık” Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı ardından yaptığı açıklamada, “İnsanımızın sağlığını her şeyin önüne koymak, milletimizin bize verdiği sorumluluğun en başta gelen şartıdır. Ramazan ayı boyunca uyguladığımız kısmi ve tam kapanma tedbirleri sayesinde hamdolsun salgını yeniden büyük ölçüde kontrol &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;">
<p></p>
<div class="entry-content">
<p>“Ramazan ayı boyunca uyguladığımız kısmi ve tam kapanma tedbirleri sayesinde salgını yeniden büyük ölçüde kontrol altına aldık”</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı ardından yaptığı açıklamada, “İnsanımızın sağlığını her şeyin önüne koymak, milletimizin bize verdiği sorumluluğun en başta gelen şartıdır. Ramazan ayı boyunca uyguladığımız kısmi ve tam kapanma tedbirleri sayesinde hamdolsun salgını yeniden büyük ölçüde kontrol altına aldık” dedi.</p>
<p> </p>
<p>“SALGINA KARŞI VERDİĞİMİZ MÜCADELENİN TEK AMACI 84 MİLYON İNSANIMIZIN HER BİRİNİN SAĞLIĞINI KORUMAKTIR”</p>
<p>Toplantıda ele alınan konulara dair açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Aziz milletim, değerli basın mensupları; sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Milletimin ve tüm İslam âleminin geride bıraktığımız Ramazan Bayramı’nı bir kez daha tebrik ediyorum. Rabbimden bizleri başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan nice Ramazan-ı Şeriflere ulaştırmasını niyaz ediyorum. Vatandaşlarımın her birinin bayramı sağlık, afiyet ve huzur içinde geçirdiğini ümit ediyorum.</p>
<p>Salgın sebebiyle gönlümüzce bir bayram idrak edemediğimiz açıktır. Dünyanın tamamıyla birlikte ülkemizi de âdeta esir alan salgın musibetine karşı verdiğimiz mücadelenin tek amacı; 84 milyon insanımızın her birinin sağlığını korumak, geleceği güvence altına almaktır. Vefat sayısının 45 bine dayandığı, on binlerce insanımızın yoğun bakımlarda sıkıntılı günler geçirdiği, yüz binlerce insanımızın hastanelerde tedavi gördüğü 5 milyon 100 bini insanımızın bu illete maruz kaldığı bir ortamda başka türlü hareket edebilmemiz mümkün değildir. İnsanımızın sağlığını her şeyin önüne koymak, milletimizin bize verdiği sorumluluğun en başta gelen şartıdır. Ramazan ayı boyunca uyguladığımız kısmi ve tam kapanma tedbirleri sayesinde hamdolsun salgını yeniden büyük ölçüde kontrol altına aldık. Kademeli normalleşme takviminin ilk etabını oluşturan Mayıs ayının kalan günleriyle ilgili uygulama esaslarını İçişleri Bakanlığımız kamuoyuna duyurdu.</p>
<p>Buna göre sokağa çıkma kısıtlamasını hafta içi saat 21.00 ile sabah 05.00 saatleri arasında sürdüreceğiz. Hafta sonları ise Mayıs ayı sonuna kadar sokağa çıkma kısıtlaması devam edecek. Şehirlerarası seyahatler sokağa çıkma kısıtlaması olmayan saatlerde serbestçe yapılabilecek, diğer saatlerdeki yine izne tabi olacaktır. Anaokulları ve kreşler açılacak, diğer eğitim-öğretim kademeleriyle ilgili süreç daha sonra belirlenecektir.</p>
<p>“SALGININ ÜSTESİNDEN ANCAK HEP BİRLİKTE HAREKET EDERSEK GELEBİLİRİZ”</p>
<p>Ayrıntıları yayınlanan genelgede yer alan bu hususların “TMM” diye ifade ettiğimiz temizlik, maske ve mesafe kurallarına uygun şekilde hayata geçirilmesini istiyoruz. Kabine Toplantımızda 1 Haziran’dan itibaren başlayacak kademeli normalleşme takviminin ikinci etabını da ayrıntılı şekilde görüştük, istişare ettik. Önümüzdeki günlerde gelişmelere göre bu konudaki uygulama esaslarını milletimizle paylaşacağız.</p>
<p>Ay sonuna kadar olan süreçte vaka sayılarını daha da aşağılara çekmek için milletimizin kademeli normalleşme döneminin tedbirlerine hassasiyetle uyumunu özellikle rica ediyorum.</p>
<p>Aşı faaliyetlerine tedarik programının el verdiği ölçüde hız veriyoruz. Öğretmenler başta olmak üzere riskli grupların tamamının bir an önce aşılanmasını sağlamaya çalışıyoruz. Unutmayınız, salgının üstesinden ancak hep birlikte hareket edersek gelebiliriz. Belirlenen tedbirler, hayata geçirilen uygulamalar insanlarımıza eziyet olsun diye değil bu sancılı, sıkıntılı, maliyetli dönemi bir an önce geride bırakmak için milletimizin önüne konmaktadır. Bu konuda zamanında ve etkin tedbirleri almayan ülkelerin daha sonra nasıl ağır bedeller ödediğini sizler de görüyorsunuz. Türkiye böyle bir bedel ödemeden süreci yönetebildiyse bunu vakitlice aldığımız tedbirlere ve milletimizin ortaya koyduğu dirayete borçluyuz.</p>
<p>“BUNDAN SONRA ESKİSİ KADAR KAPSAMLI VE KISITLAYICI TEDBİRLERE İHTİYAÇ OLMAYACAĞINI ÜMİT EDİYORUZ”</p>
<p>Salgının süresi uzadıkça tahammüllerin azaldığını, sabırların tükendiğini biliyoruz. İnşallah en zorunu geride bıraktık. Bundan sonra eskisi kadar kapsamlı ve kısıtlayıcı tedbirlere ihtiyaç olmayacağını ümit ediyoruz. Ama bir müddet daha dikkatli ve ihtiyatlı gitmek mecburiyetinde olduğumuzu da kabul etmek mecburiyetindeyiz. Bu vesileyle salgının başından beri gösterdikleri gayret için sağlık çalışanlarımıza mülki idare, Emniyet ve Jandarma teşkilatlarımıza, vefa gruplarımızda görev alan kamu personeline, süreçte görev alan herkese şahsım, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum.</p>
<p>Devlet ve hükûmet olarak salgın döneminde ortaya koyduğumuz samimi ve fedakâr gayretin şahidi, bizatihi milletimizin ta kendisidir. Bununla birlikte salgın artıp vaka ve vefat sayıları yükseldiğinde niye tedbir almıyorsunuz diye ortalığı velveleye verirken, tedbirler uygulanırken niye insanların hayatını bu kadar sınırlıyorsunuz edasıyla ortaya çıkanlar olduğunu da görüyoruz.</p>
<p>Bu zihniyetin yaptığı her şeyden önce insanımızın sağlığına, canına, hayatına, geleceğine, salgınla mücadelede görev üstlenen herkese saygısızlıktır. Hiçbir sorumluluk üstlenmeyip, elini asla taşın altına koymayıp, sadece klavye ve ekran silahşörlüğü ile ortada gezenlerin asıl niyetlerinin ve hesaplarının farkındayız. Bunun için de biz sadece milletimize bakıyoruz.</p>
<p>Sadece milletimizin hakkını, hukukunu, sağlığını, aşını, işini korumanın mücadelesini veriyoruz. Gerisi lafügüzaftır. Gerisi teneke gürültüsüdür, gerisi kifayetsiz muhterislerin salgından çıkar devşirme gayretidir. Hamdolsun milletimiz de bizim ne yaptığımızı, niçin yaptığımızı, neyi amaçladığımızı gayet iyi biliyor.</p>
<p>Buradan bir kez daha salgının başladığı günden bu yana yaptığı fedakârlıklar için milletimin her bir ferdine en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle bugünleri geride bıraktığımızda inşallah her şeyin çok daha güzel olacağı bir geleceğin bizi beklediğini göreceğiz.</p>
<p>“SALGIN DÖNEMİNDE DÜNYADA BÜYÜMEYE DEVAM EDEBİLEN NADİR EKONOMİLERDEN BİRİ OLDUK”</p>
<p>Aziz milletim; attığımız her adımda insanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışıyla insanımızın hem sağlığını hem de işini ve aşını korumanın mücadelesini verdik. Salgınla mücadele ederken sağlık ve güvenlik hizmetlerinde olduğu gibi sanayi ve tarım üretiminde, lojistikte, ihracatta en küçük bir aksamaya yol açmamak için de çalıştık. Bu sayede salgın döneminde dünyada büyümeye devam edebilen nadir ekonomilerden biri olduk. Kısıtlamalardan etkilenen sektörlere maaş, kira ve gelir desteği, vergi ve prim ödemeleri, hatta ötelemelerini de yaptık. Vergi ve primle ilgili attığımız bu adımların yanında kredi kolaylıkları ve taksit ertelemeleri gibi her türlü kolaylığı gösterdik.</p>
<p>Ülkemizin önemli istihdam ve gelir kaynaklarından olan turizm sektörümüzü ayakta tutmak için ayrıca çalıştık, çabaladık. Her kesimden ihtiyaç sahibi vatandaşımıza çeşitli kalemlerde hibe ödemeleri yaptık. Sadece merkezi yönetim bütçesinden yaptığımız harcamalar şimdiden 79 milyar liraya ulaştı. Bu rakam yılsonunda 104 milyar lirayı bulacak. Bu çerçevede ilaç, tıbbi malzeme, sağlık personeline ek ödeme, tarım üreticilerine sübvansiyonlu kredi desteği temin ettik.</p>
<p>“SALGININ BAŞLADIĞI GÜNDEN BU YANA TOPLAMDA 661 MİLYAR LİRALIK BİR KAYNAĞI İNSANIMIZIN EMRİNE VERDİK”</p>
<p>Şimdi bir başka müjdeye daha geliyorum. Yaklaşık 645 bin emeklimizin maaşını bin 500 liraya çıkardık. Tabii bu süreç içerisinde dezenformasyon yapmıyorlar mı? Bazı konvansiyonel medyada, görsel medyada bu tür maalesef dezenformasyon yapanları da görüyoruz. Bunlarda haya, edep, böyle bir şey söz konusu değil. Bakın ben rakam veriyorum.</p>
<p>Esnafımıza verdiğimiz ciro ve kira desteğinden 1 milyon 200 bin vatandaşımız yararlandı. Vergi indirimleriyle, yani devletin 26 milyar lirayı bulan alacağından vazgeçerek pek çok sektöre destek olduk. Kısa çalışma ödeneğinden 3 milyon 768 bin, işsizlik ödeneğinden 1 milyonun üzerinde, nakdi ücret desteğinden de 2 milyon 806 bin vatandaşımız faydalanmıştır. Bu desteklerin tutarı şimdiden 55 milyar lirayı bulmuştur. Haziran sonu itibariyle de 67 milyar liraya ulaşacaktır. Sosyal destek programlarıyla 5 milyonun üzerinde haneye çeşitli defalar doğrudan nakit yardımı yaptık. Merkezi yönetim bütçesiyle birlikte tüm bu nakdi ödemelerin tutarı şimdiden –bu rakama lütfen dikkat edin- 134 milyar lira olarak gerçekleşirken, bu rakam Haziran sonu da 181 milyar lirayı bulacaktır.</p>
<p>Bankacılık sektörümüzün esnaflarımıza, KOBİ’lerimize, ihracatçılarımıza ve vatandaşlarımıza verdikleri kredileri Kredi Garanti Fonu vasıtasıyla kolaylaştırdık. Bugüne kadar 400 bine yakın firmanın, 8 milyon vatandaşımızın ve 848 bin esnafımızın faydalandığı uygun maliyetli bu kredilerin toplamı 315 milyar lirayı aşmıştır.</p>
<p>Ayrıca, Tarım Kredi Kooperatiflerinin, esnafların, mükelleflerin vergi ve sigorta primi ertelemeleri ve borç yeniden yapılandırmalarıyla her kesimden insanımızı rahatlattık. Bugüne kadar 206 milyar lirayı bulan borç ertelemelerinin tutarı yılsonunda 219 milyar liraya ulaşacaktır. Böylece salgının başladığı günden bu yana toplamda 661 milyar liralık bir kaynağı insanımızın emrine vermiş olduk.</p>
<p>“HİBE PROGRAMIYLA SALGIN TEDBİRLERİ SEBEBİYLE İŞLERİNE ARA VERMEK MECBURİYETİNDE KALAN ESNAFLARIMIZA İKİ GRUP HÂLİNDE DESTEK OLMAYI AMAÇLIYORUZ”</p>
<p>Şimdi esnaflarımıza yönelik yeni bir destek programının müjdesini sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu hibe programıyla salgın tedbirleri sebebiyle işlerine ara vermek mecburiyetinde kalan esnaflarımıza iki grup hâlinde destek olmayı amaçlıyoruz.</p>
<p>Birinci grupta; kahvehane, kafe, çay bahçesi gibi yerler ile okul ve personel servisleri, düğün salonları, öğrenci yurtları, kantinler, kırtasiyeler, internet kafeler, hamamlar, lunaparklar gibi işletmeler yer almaktadır. Sayıları toplamda 235 bine ulaşan bu işletmelere bir defaya mahsus 5 bin liralık hibe ödemeleri yapacağız.</p>
<p>Destek vereceğimiz ikinci grupta ise bakım, onarım, tamirat, kaporta işleriyle uğraşanlar, seyyar satıcılar, sıhhi teçhizatçılar, hırdavatçılar, müzisyenler, oto yıkamacıları, kuru temizlemeciler, oyuncak, kozmetik ve hediyelik eşya satıcıları, camcılar, çilingirler, bakırcılar, kalaycılar, ayakkabıcılar, tuhafiyeciler, zücaciyeciler, kurs işletmecileri yer almaktadır. Bu gruba daha önceki destek ödemelerinden yararlanan lokantalar, pastaneler, dondurmacılar, terziler, berberler, taksici, minibüsçü ve otobüsçüler ile pazarcılar da dahildir. Toplamda 1 milyon 150 bini aşkın işletmemizi kapsayan bu gruptaki vatandaşlarımıza bir defaya mahsus 3 bin lira hibe ödemesi vereceğiz.</p>
<p>Böylece iki ayrı grup hâlinde 1 milyon 384 binden fazla esnaf ve sanatkârımıza 4 milyar 622 milyon liralık bir kaynağı karşılıksız olarak veriyoruz. Ayrıca salgından etkilenen tüccar, sanayici ve büyük şirketler için de nefes kredisi adı altında kolaylık sağlayacak yeni bir adım atıyoruz. Detayları Hazine ve Maliye Bakanlığımız tarafından açıklanacak bu destek programlarının ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum.</p>
<p>“ÇİFTÇİLERİMİZDEN TEK İSTEĞİMİZ BİR KARIŞ TOPRAĞI DAHİ BOŞ BIRAKMADAN EKMELERİ, BİÇMELERİ, ÜRETMELERİDİR”</p>
<p>Bugün çiftçilerimize de müjdelerimiz var. Bilindiği gibi Ramazan ayı boyunca 180 bin ton patates ve kuru soğanı üreticiden alarak ihtiyaç sahibi ailelere dağıttık. Ayrıca üreticilerimizin elinde bulunan çeltiğin 15 bin tonunu da fiyatı yeniden belirleyerek Toprak Mahsulleri Ofisi stoklarına dâhil ettik.</p>
<p>Bu yıl dünyada ve ülkemizin bazı bölgelerinde yaşanan kuraklık sebebiyle bazı ürünlerin rekoltelerinde nispeten azalma olacağı anlaşılmaktadır. Mevcut stoklarımız ve yeni mahsul ile birlikte hububat ve bakliyatta ülkemizin kendi ihtiyacını karşılama konusunda herhangi bir sıkıntısı olmayacaktır.</p>
<p>Kuraklıktan zarar gördüğü belirlenen çiftçilerimizin Ziraat Bankasına veya Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçları da ertelenecektir. Üretim maliyetleri ile iç ve dış piyasalardaki gelişmeleri de dikkate alarak belirlediğimiz 2021 yılı alım fiyatları ise şu şekildedir: Toprak Mahsulleri Ofisinin geçen yıl ton başına bin 650 lira olan sert ekmeklik buğday alım fiyatını 2 bin 250 liraya. Geçen yıl ton başına bin 275 lira olan arpa alım fiyatını da bin 750 liraya yükseltiyoruz. Bakliyat alım fiyatlarımız ise ton başına kırmızı mercimekte 5 bin lira, yeşil mercimekte 4 bin 150 lira, nohutta ise 4 bin 50 lira olarak belirlenmiştir.</p>
<p>Ayrıca ortalama verimler dikkate alınarak ton başına hububatta 275 lirayı, bakliyatta ise 910 lirayı bulan prim ve destekler verilerek üreticilerimizin giderlerine katkı sağlanacaktır. Açıkladığımız alım fiyatları diğer kamu kurumları içinde referans fiyat olarak farklı fiyatlandırma yapılmayacak, aynı şekilde kabul edilecektir.</p>
<p>Şimdi de çay üreticilerimiz için alım fiyatını açıklıyorum. Geçen yıl yaş çay alım fiyatı kilo başına 3,27 lira. Destekleme ile birlikte 3,4 lira olarak belirlenmişti. Bu fiyat üzerinden 752 milyon tonun üzerinde çay alımı yaparak destekleme ile birlikte toplam 2 milyar 760 milyon lira ödeme gerçekleştirdik. Bu yıl için yaş çay alım fiyatı kilo başına 3,87 liraya. Destekleme ile birlikte 4 liraya yükseltilmiştir.</p>
<p>Çiftçilerimizden tek isteğimiz bir karış toprağı dahi boş bırakmadan ekmeleri, biçmeleri, üretmeleridir. Destek bizden, gayret çiftçimizden, bereket Allah’tandır. Yeni hasat döneminin ülkemize, milletimize ve özellikle çiftçilerimize hayırlı, bereketli olmasını diliyorum.</p>
<p>“DESTEK PAKETLERİ İLE İNSANLARIMIZIN TAMAMININ YANINDA YER ALDIK”</p>
<p>Aziz milletim, görüldüğü gibi Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülmemiş rakamlara ulaşan destek paketleri ile insanlarımızın tamamının yanında yer aldık, almayı da sürdürüyoruz. Buna rağmen sıkıntı yaşayanlar olmamış mıdır? Muhakkak olmuştur. Ancak dünyadaki ve bölgemizdeki örnekleri ile mukayese edildiğinde Türkiye’nin hem vatandaşlarına hem iş dünyasına en ciddi ve etkin destekleri sağlayan ülke olduğu bir hakikattir. Üstelik bunu biz söylemiyoruz, uluslararası kuruluşlar ifade ediyor.</p>
<p>Tüm bu gayretlerimize rağmen gönlü buruk kalan vatandaşlarımız varsa onlardan helallik istememiz de inancımızın ve kültürümüzün bir gereğidir. Hak nedir, helal ve helalleşme bilmeyenler elbette buradaki inceliği fark etmez. Bizim bu husustaki muhatabımızda zaten milletimizin kendisidir. Eğer işimizi doğru yapmışsak takdirini milletimizden göreceğiz. Yanlışımız veya eksiğimiz olmuşsa da hesabını milletimize vereceğiz.</p>
<p>Milletimizin teveccühüne nail olduğumuz her vazifede Belediye Başkanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Türkiye’nin 81 vilayetinin 973 ilçesinin 50 bini aşkın köy ve mahallesinin her karış toprağında bizim eserlerimiz var. Ülkemizdeki 84 milyon vatandaşımızın her biri hayatının her anında hizmetlerimizden istifade etmektedir.</p>
<p>Bizim eser ve hizmet siyasetimize karşılık ortaya sadece kulp takma, yalan ve iftira atma siyaseti koyabilenlerin bugünleri gibi geçmişlerini de milletimiz gayet iyi biliyor. Eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette, ulaşımda, enerjide, tarımda aklınıza gelen her alanda biz eğer 18 yıl içerisinde bu adımlara atmışsak gönlümüz bizim rahat. Türkiye’nin dört bir yanında bu eserler bugün varsa bizim gönlümüz rahat. Şayet Türkiye en azından çok partili hayata geçtiğimiz 1950’den itibaren bu şekilde eser ve hizmet siyaseti merkezli bir anlayışla idare edilmiş olsaydı buğun gelişmekte olan değil, gelişmiş ülkeler listesinin en başında yer alıyor olacaktık.</p>
<p>Geçtiğimiz 19 yılda bir yandan Cumhuriyet döneminin önemli bir kısmına damgasını vuran ihmallerin, eksiklerin, yanlışların telafisiyle uğraşırken, diğer yandan da ülkemizi geleceğe hazırladık. Bunları da 2023 hedefleri ve 2053 vizyonu olarak milletimizin takdirine sunarak girdiğimiz her seçimde sandıkta teyidini aldık. Eser ve hizmet siyaseti yeni Türkiye’nin alametifarikası iken, siyaset ve toplum mühendisliği gayretleri de eski Türkiye’nin hastalıklarıdır. Eski Türkiye’nin hastalığı olan siyaset ve toplum mühendisliği yöntemlerini yeniden tedavüle sokma, merdiven altı siyasetini yeniden canlandırma gayretleri son günlerde artmıştır.</p>
<p>Millete vaat edecek hiçbir şeyi olmayanlar ülkenin vaktini ve enerjisini kısır çekişmelere, suni gündemlere, proje aktörlere yönlendirme çabası içindedirler. Bu sinsi çırpınışların amacı salgın sürecini geride bıraktığımızda hiç olmadığımız kadar yakınlaştığımızı göreceğimiz büyük ve güçlü Türkiye’nin önünü kesmektir.</p>
<p>Gezi olaylarıyla ülkemizi rotasından saptırmayı denediler. Milletimizin sinesine çarpıp geri çekildiler. 17-25 Aralık’ta emniyet ve yargı teşkilatları içindeki hainleri kullanarak bunu denediler. Yine milletimizin itibar görmeyip hüsrana uğradılar. PKK ve DEAŞ terör örgütlerini kullanarak ülkeyi kana ve ateşe bulayarak Türkiye’ye diz çöktürme gayretine girdiler başaramadılar. Güney sınırlarımızı terör koridoruyla kuşatıp ülkemizin bütünlüğüne, milletimizin birliğine saldırıların hesaplarını ardı ardına yaptığımız harekâtlarla bozduk. Millî iradeyi hedef alan bildirilerle ve vesayet odaklarının oyunlarıyla siyaseti ve hükûmetleri biçimlendirme niyetlerinin önünü gösterdiğimiz kararlı ve ilkeli duruşlarla kestik. Askerî darbelerle ülkenin geleceğini karartmayı adet edinenlere milletimizle birlikte gerçekleştirdiğimiz 15 Temmuz şanlı direnişiyle en esaslı cevabı verdik.</p>
<p>“PKK-YPG’NİN IRAK’TA VE SURİYE’DE SAKLANAN TERÖRİSTLERİNİN TAMAMINI ETKİSİZ HÂLE GETİRENE KADAR OPERASYONLARIMIZ SÜRECEKTİR”</p>
<p>Şimdi de terör örgütlerini bir daha ülkemizde eylem yapamayacak hâle getirmek için sürdürdüğümüz operasyonlarla hainlerin inlerini başlarına geçiriyoruz, geçirmeye de devam edeceğiz. Pençe Kartal Operasyonu’nda şehit olan Mehmetçiklerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimiz başsağlığı diliyorum.</p>
<p>Bu vesileyle milletimle müjdeli bir haberi de paylaşmak istiyorum. Millî İstihbarat Başkanlığımızın uzun süredir yürüttüğü çalışmalar neticesinde yerini belirlediği PKK’nın Suriye genel sorumlusu Sofi Nurettin kod isimli terörist Irak’ın kuzeyinde gerçekleştirilen operasyonla etkisiz hâle getirilmiştir.</p>
<p>PKK’nın en üst düzey yöneticilerinden olan Suriye kökenli bu terörist uzun süre örgütün sözde silahlı kanadının sorumluluğunu yürütmüş, ardından da Suriye’deki faaliyetlerin başına geçmiştir. Türkiye’ye yönelik pek çok kanlı eylemin faili olan bu terörist Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtlarında askerlerimize karşı yapılan pek çok saldırının da sorumlusudur. Gara Operasyonu sırasında 13 masum insanımızın şehit edilmesi talimatını verenlerden biri yine bu teröristtir.</p>
<p>Millî İstihbarat Başkanlığımızın ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gerçekleştirdiği operasyonla etkisiz hâle getirilen Sofi Nurettin’in durumu PKK-KCK ile PYD-YPG’nin aynı örgüt olduğu gerçeğini inkârı mümkün olmayacak şekilde bir kez daha ortaya koymuştur. PKK-YPG’nin Irak’ta ve Suriye’de saklanan elebaşıları ve teröristlerinin tamamını etkisiz hâle getirene kadar operasyonlarımız sürecektir.</p>
<p>Terör örgütünün bu önemli elebaşının etkisiz hâle getirilmesinde görev alan istihbaratçılarımızı ve askerlerimizi tebrik ediyor, her birinin alınlarından öpüyorum. Bu ülkeye ihanet eden, kurşun sıkan, herhangi bir insanımıza zarar veren, hele hele vatanımızın bütünlüğüne, milletimizin birliğine, devletimizin bekasına tehdit oluşturan herkesi aynı akıbetin beklediğini bugün bu millete seslenişte hatırlatıyorum.</p>
<p>“YÜRÜTTÜĞÜMÜZ KARARLI MÜCADELE SAYESİNDE SUÇ ÖRGÜTLERİNİ ÜLKENİN VE MİLLETİN BAŞINA MUSALLAT OLMAKTAN TAMAMEN ÇIKARDIK”</p>
<p>Diğer yandan, 19 yıl önce ülkenin yönetimini devraldığımızda yaptığımız en önemli işlerden biri de geçmişte terör örgütleri ve ideolojik kavgalar yanında suç örgütlerinin cirit attığı ülkemizin her yerinde huzuru sağlamak olmuştur. Yürüttüğümüz kararlı mücadele sayesinde suç örgütlerini ülkenin ve milletin başına musallat olmaktan tamamen çıkardık. Demokrasi ve hukuk dışı her araçtan medet umanlar, şimdi yeni arayışlara yönelmişlerdir. Türkiye’yi vesayetin, darbecilerin, gözü doymaz ekonomik tetikçilerin, demokrasiyi hazmedememiş iç ve dış siyaset mühendislerinin, her türünden çetelerin pençesinden nasıl kurtardıysak bu kirli senaryoyu da aynı şekilde bozacağız.</p>
<p>En büyük üzüntümüz, ülkemizde hâlâ çetelerden medet umacak kadar zavallılaşan, küçülen haysiyet fukarası kişiliklerin olduğunu görmektir. PKK’yı ve onun destekçilerini bile samimi ve açık bir dille kınamaktan kaçınanların çetelerle aynı yolda yürümeye başlamaları karşısında şu gerçeği hatırlatmak isterim: Terör örgütler gibi suç çeteleri de zehirli bir yılan gibidir, onlarla aynı çuvala girerseniz daha sonra başınıza geleceklere rıza göstermiş olursunuz. Biz demokrasiye, millî iradeye, hukuka, medeniyetimizin ve tarihimizin üzerimize yüklediği sorumluluklara uygun şekilde çalışmaya, mücadele etmeye, hedeflerimize doğru ilerlemeye devam edeceğiz. Ne yaparlarsa yapsınlar, hangi yollara başvururlarsa vursunlar, eski Türkiye hastalıklarını hortlatma noktasında mesafe alamayacaklar. Büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasına da engel olamayacaklardır.</p>
<p>“84 MİLYON HEP BİRLİKTE KUDÜS NÖBETİMİZİ DEVAM ETTİRİYORUZ”</p>
<p>Aziz milletim, Ramazan ayını ve Ramazan Bayramı’nı salgın şartlarının yol açtığı mahzunluğun yanı sıra, Kudüs’ten ve Filistin şehirlerinden gelen acı haberlerin burukluğu içinde geçirdik. Maalesef birilerinin Filistin’den bize ne, Kudüs’ten bize ne şeklindeki cehalet ve nefret kokan yaklaşımlarına şahit olabiliyoruz.</p>
<p>Hâlbuki Kudüs’ün sembolü olduğu coğrafya insanlığın en kadim yerleşimlerine ev sahipliği yapan bir bölgedir. Hazreti İbrahim’den Hazreti Davut’a ve Hazreti Süleyman’a kadar bizim de peygamberimiz olan nice nebi bu topraklarda yaşamış, bu topraklarda izler bırakmışlardır. Resulü Ekrem Efendimizin Aleyhissalatu Vesselam Miraç’a çıktığı yer Mescid-i Aksa’nın haremindedir.</p>
<p>Hıristiyanlığın tüm mezheplerinin en önemli kiliseleri Kudüs sınırları içindedir. Hazreti Ömer Radıyallahu Anh Kudüs’ü fethettiğinde Hıristiyanların kiliselerine dokunmamış, kendi adını taşıyan camiyi hemen onların bitişiğine kurmuştur. Mescid-i Aksa’nın ilk avlusunun adı Yavuz Sultan Selim’in 12 bin askeriyle şamdanlarını yakarak gelip burada kıldığı yatsı namazına atfen 12 Bin Şamdanlı Avlu olarak geçer.</p>
<p>Kudüs’ün bugünkü fiziki görüntüsü surlarıyla, çarşılarıyla ve diğer pek çok yapısıyla Osmanlı padişahlarının eseridir. Peygamberimizin Aleyhissalatu Vesselam Miraç’a yükseldiği kayanın üzerinde inşa edilen Kubbet’üs Sahra’nın tepesine Osmanlı’nın diktiği alemi Kudüs ve pek çok şehirdeki ecdat yadigârı eserler gibi yenileyen yine biz olduk, ecdadımız oldu. Asırlarca ecdadımız bu mübarek beldeyi korumak, imar etmek ve oradaki her dinden insanı huzur içinde yaşatmak için var gücüyle çalışmaktır.</p>
<p>Birinci Dünya Savaşı’nda Çanakkale ve Kut’ül Amare’de seferler kazanan Osmanlı, 1917’de Gazze’ye ve ardından Kudüs’e yönelik saldırıları Anadolu’daki Ermeni ve Rum isyanlarının yol açtığı sıkıntıların da etkisiyle karşılamakta zorlanmıştır. Gazze’ye yapılan ilk iki saldırıyı püskürten 30 bin kişilik çoğu Çanakkale’den gelmiş olan yorgun Osmanlı Ordusu, takviyeyle asker sayısı 110 bine çıkan ve silah gücü artan düşmanın 3’üncü saldırısının ardından çekilmek mecburiyetinde kalmıştır. Bu savaşlarda iddiaların aksine bölgedeki Filistinli Arapların önemli bir kısmı düşmanın yanında yer almamış bizimle birlikte mücadele etmiştir.</p>
<p>Çekildikten sonra da Kudüs’ü yalnız bırakmadık. Merhum bir tarihçi gazetecimiz 1972 yılında yaptığı Kudüs ziyaretinde Mescid-i Aksa’nın avlusunda başında Osmanlı askeri kalpağı ve sırtında askeri palto kalıntıları olan uzun boylu, kavruk yüzlü bir ihtiyara rastlar. Gazetecimiz bu ihtiyara yaklaşıp Türkçe olarak selam verdiğinde, karşısındaki meczup görünümlü kişi donuk yüzü gülümseye dönerek aleyküm selam oğul diye mukabelede bulunur. Sonra gazetecimiz karşısındaki kişinin hikâyesini öğrenir, bu kişi 9 Aralık 1917’den, yani son Osmanlı birliği Kudüs’ten ayrılırken orayı muhafaza etmek üzere bırakılan artçı birlikten imiş, Iğdırlı Hasan Onbaşı o günden beri de Mescid-i Aksa’dan ayrılmamıştır. Evet, başka hiçbir şey değil ise bile Hasan Onbaşının bu hatırası bize Kudüs’ü her şeyimizle savunmamız gerektiğini göstermeye yeterlidir.</p>
<p>Evet, bugün Biden’ın ciddi bir İsrail’e silah onayıyla ilgili imzasını gördük. O da bakıyoruz ki çok çok önemli, 850 bin silah onayı. Lafa geldiğinde silahsızlanma, şu-bu vesaire, bunları konuşuyorlar. Sayın Biden, sözde Ermeni soykırımında Ermenilerin yanında yer aldı, şimdi de ciddi manada orantısız bir saldırıyla Gazze’ye saldıran ve yüz binlerce insanın şahadetine vesile olan bu olayda da ne yazık ki siz kanlı ellerinizle bir tarih yazıyorsunuz. Bunu söylemeye bizleri mecbur ettiniz, çünkü biz bu konularda çok daha fazla duramayız, durmayacağız. Ve bugün de tekrar hatırlatıyorum, 84 milyon hep birlikte Kudüs nöbetimizi devam ettiriyoruz, devam ettireceğiz.</p>
<p>“BİZE DÜŞEN GÖREV MAZLUMUN YANINDA YER ALMAKTIR”</p>
<p>Osmanlı’nın yıkılışıyla barış ve huzur iklimini kaybeden pek çok coğrafya gibi Filistin toprakları da zulümle, acıyla, kanla yakınıyor, siz de buna destek veriyorsunuz. Bugün Filistinliler tarafından El Nakba, yani felaket günü olarak adlandırılan 1948 yılından itibaren ise bu kadim topraklardaki çatışmalar ve istikrarsızlıklar tek taraflı bir katliam ve hırsızlık hâline dönüşmüştür. Deir Yasin katliamından beri hiç durmayan bu zulüm, Filistinlilerin ardı kesilmeyen göçleriyle, kamplardaki zorlu hayat şartlarıyla uğradıkları katliamlarla süregelmiştir. Elbette bu kötü fotoğrafın ortaya çıkmasında ve sürmesinde Filistinlilerin kendi aralarındaki çekişmeler ile kimi Arap ülkelerinin meseleye bakış açılarındaki yanlışlar da etkili olmuştur. Her ne olursa olsun bize düşen görev mazlumun yanında yer almak ve onun hakkını, hukukunu gözetmektir.</p>
<p>İsrail’in 1967 savaşının ardından Birleşmiş Milletler kararlarını hiçe sayarak saldırılarına devam etmesi, bölgedeki acıları derinleştirmiştir. Sadece 1948 ile 1967 yılları arasında 3,5 milyondan fazla Filistinli yurtlarından edilerek mülteci durumuna düşürülmüştür. Lübnan’ın 1982 yılındaki işgali sırasında Sabra ve Şatilla kamplarındaki binlerce savunmasız sivil Filistinli mültecinin hunharca katli dahi dünyayı İsrail’i durmak için harekete geçirmeye yetmemiştir. Filistin halkının intifada olarak adlandırılan İsrail saldırılarına karşı sivil itaatsizlik eylemleriyle kendini, evini, vatanını koruma mücadelesinin hep yanında olduk, olmayı da sürdüreceğiz.</p>
<p>Sınırları hâlâ belirsiz olan İsrail Devleti, Siyonist hayaller peşinde koşan siyasetçilerin ve insanlığa karşı suç işlemeyi mubah sayan radikallerin elinde bir terör aygıtına dönüşmüştür. Fanatik Yahudiler 1995’teki barış görüşmeleri sırasında Filistinlilere taviz vermekle suçladıkları kendi Başbakanlarını dahi öldürmekten çekinmeyecek kadar işi ileriye götürebilmişlerdir.</p>
<p>Evet, bir Yahudi Başbakan -ismini vermeyeceğim- bana öyle demişti, Generalliğimde ne zaman ki Filistinlileri öldürüyordum, bana en büyük zevki o veriyor demişti, bunu ziyaretimde Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı şahsıma söylüyordu. Bunların cibilliyetinde bu var, bunlar kan emmekle ancak doyar.</p>
<p>Filistin halkına sürekli demokrasiyi ve meşru hak arama yollarını tavsiye edenler, diplomasi alanındaki mücadelelerinde Filistinlileri hep yalnız bırakarak riyakârlıklarını ortaya koymuşlardır. Ve bunlar zaten terörden gelmişlerdir, hepsi terör içerisinde yetişmişlerdi. Şu andaki o da aynı. İsrail’in 2008’den itibaren Gazze’ye ve diğer Filistin hedeflerine yönelik saldırıları da uluslararası alanda yeterli karşılığı bulamamıştır.</p>
<p>“TÜRKİYE, FİLİSTİN TOPRAKLARINDA İKİ DEVLETLİ ADİL BİR ÇÖZÜMDEN YANA OLDUĞUNU HER FIRSATTA İFADE ETMEKTEDİR”</p>
<p>Ülkemizden Filistin’e yardım için giden bir uluslararası yardım organizasyonuna da uluslararası sularda saldıran İsrail hukuk tanımazlığını burada bir kez daha göstermiştir. Ya bunlar yavruları öldürecek kadar katil. Yavru yavru, beş yaşında, altı yaşındaki yavruları öldürecek kadar bunlar katil. Kadınları yerlerde süründürerek öldürecek kadar katil. Yaşlı insanları öldürecek kadar katil, bunların eşi benzeri yok. Ve aynı suda maalesef beslenenler de bunları destekliyor.</p>
<p>İsrail’in 2016 yılında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan yasa dışı yerleşimleri hemen durdurması kararını tanımadığını açıklaması bile bu haydut devlete, bu terörist devlete karşı etkin tedbirler alınmasını sağlayamamıştır. Tam tersine, Amerika’nın ve onu takip eden kimi ülkelerin 2017 yılı sonunda Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdıklarını ilan etmeleri bu katil devletin kan dökme iştahını artırmıştır. Üstelik bu korsan adımla 1967 anlaşmasının temelini teşkil eden bağımsız Filistin Devleti’nin başkentinin Doğu Kudüs olacağı hükmü de fiilen uygulanamaz hâle gelmiştir.</p>
<p>İsrail’in artık her Ramazan ayında tekrarlamayı alışkanlık hâline getirdiği saldırıları ve katliamları 2021 yılında da özellikle de bu Ramazan Bayramı’nı hepimize zehir etmiştir. Bir yandan Kudüs’ün mahremiyetine el uzatan, diğer yandan Gazze’deki sivilleri insafsızca bombalayan, içinde medya gruplarının olduğu devasa bir binayı da bombalayarak yerle bir edenler işte bu terör devleti İsrail’dir.</p>
<p>İsrail kendini savunan Filistinlilerin direnişlerini zulmüne bahane etmekten de geri durmuyor. İsrail’in bombalayarak, kurşunlayarak, araçlarla üzerinden geçerek katlettiği onlarca masum çocuğu, yüzlerce masum sivili, evlerini yıktığı, sürekli taciz ederek göçe zorladığı on binlerce Filistinli aileyi görmezden gelenler Tel Aviv’e atılan füzeleri öne sürerek insanlığın vicdanını gölgelemeye çalışmaktadır. Kaç tane roket atmışlar, attıkları roketlerle acaba yok olan nedir; bir de bunu açıklayın ya. Ama siz orantısız güç kullanıyorsunuz ve siz savaş uçaklarınızla birlikte Gazze’ye bomba yağdırıyorsunuz. Acaba Gazze’nin savaş uçakları var mı? Yok. Sizde sayısızca, onlarla vuruyorsunuz. Kiminle neyi aldatacaksınız? Ben şu anda Ankara’dan tüm dünyaya bunu seslenmek istiyorum, bunu hatırlatmak istiyorum.</p>
<p>Filistinli çocukların bombalarla ölmesiyle ilgilenmeyenler, İsrailli çocukların füze seslerinden korkması karşısında dehşete kapılabilmektedir; şu hâle bak. Hâlbuki çocuklar öldürülürken değil uyutulurken sessiz kalınmalıdır. Kadınları, yaşlıları, sivilleri öldürenler değil koruyanlar takdir edilmelidir. Kendi ülkelerinde patlayan bir bomba için binlerce kilometre ötede taş üstünde taş bırakmayanlar, Filistinlilerin onurlarını ve evlerini koruma çabasını teröristlik olarak rahatlıkla tanımlayabiliyor. Filistin’de yaşanan trajediye arkasını dönen veya açıkça destek olanlar aslında yarın kendi başlarına gelecek felaketlerin tohumlarını ektiklerini unutmamalıdır.</p>
<p>Şu anda buradan Avrupa’ya sesleniyorum, yeri geldiği zaman dost olarak bize hitap edenlere sesleniyorum ve şu anda onlara bir şeyi hatırlatıyorum: Başbakanlık binasına İsrail bayrağı çeken Avusturya devletini telin ediyorum. Böyle bir resmî makama bir terör devletinin bayrağını çekmek terörle iz düşümü bir hayat yaşamak demektir. Avusturya devleti herhalde soykırıma tabi tuttukları Yahudilerin faturasını Müslümanlara ödetmeye çalışıyor.</p>
<p>Aynı şekilde İsrail’in Kudüs’te ve Gazze’de yaptıklarına destek veren diğer ülkeler de çocuk katillerinin günahlarına ortak olmak suretiyle tarihe, insanlığa karşı işledikleri bu suçun karasıyla anılacaklardır. Türkiye, tıpkı Kıbrıs’ta olduğu gibi, Filistin topraklarında da iki devletli adil bir çözümden yana olduğunu her fırsatta ifade etmektedir. 1967 sınırları temelinde başkenti Kudüs olan bağımsız egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti’nin kurulması için her platformda çaba göstermeyi sürdüreceğiz.</p>
<p>“KUDÜS’ÜN KALICI BİR BARIŞA VE HUZURA KAVUŞMASI İÇİN HERKESİN FEDAKÂRLIK YAPMASI GEREKİYOR”</p>
<p>Esasen gelinen noktada artık Kudüs konusunda ayrı bir düzenlemeye ihtiyaç olduğuna inanıyoruz. Müslümanların, Yahudilerin ve Hıristiyanların vazgeçilmez dinî sembollerini bünyesinde barındıran Kudüs’ün kalıcı bir barışa ve huzura kavuşması için herkesin fedakârlık yapması gerekiyor.</p>
<p>Dün katolik dünyasının ruhani lideri Sayın Papa Fransuva ile yaptığımız telefon görüşmesinde bu hissiyatımı kendisiyle de paylaştım. Osmanlı döneminde tüm inanç mensuplarının kendi ibadetlerini rahatça yapabilmelerine, ibadet imkânlarına sahip çıkabilmelerine imkân veren uygulamadan ilham alarak şu teklifi yapıyoruz: Kudüs’ün üç dinin temsilcilerinden oluşan bir komisyon tarafından yönetilmesi günümüz şartlarında en doğru ve tutarlı yol olacaktır. Aksi takdirde bu kadim şehirde kalıcı barışı sağlamak kolay mümkün görülmüyor.</p>
<p>İsrail güvenlik güçlerinin bu korumadaki Yahudilerin Mescid-i Aksa’ya yönelik her saldırısı fitili ateşlenen bir bomba etkisi yapmaktadır. Dünya tarihi Kudüs’te ateşlenen bombaların yol açtığı devasa çatışmaların, yıkımların, oluk oluk akan kanların örnekleriyle doludur. Bu tehdidin önüne geçmenin mevcut durumundaki en hızlı ve etkin yolu, Kudüs’ü teklif ettiğimiz şekilde yeni bir yönetim statüsüne kavuşturmaktır.</p>
<p>Birleşmiş Milletleri, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni, kuruluş amaçlarından biri de bu olan İslam İşbirliği Teşkilatı’nı ve diğer tüm uluslararası kuruluşları bir an önce ve etkin şekilde Kudüs ve Filistinli mazlumlar için harekete geçmeye çağırıyoruz.</p>
<p>Perşembe günü Türkiye’nin girişimleriyle toplanacak olan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda sorunun çözümüne yönelik kayda değer bir adım atılmasını temenni ediyoruz. Dışişleri Bakanımızın da katılacağı bu toplantıyı önemsiyoruz.</p>
<p>İsrail’in bombaları ve kurşunları altında öldürülen, evleri başlarına yıkılan, yurtlarından atılmaya çalışılan insanlara hiç değilse denizlerdeki balıklar, göklerdeki kuşlar, ormanlardaki ağaçlar kadar hassasiyet gösterilmesini bekliyoruz. Kudüs’ün özgürlüğüne kavuşturulması ve Filistin halkının saldırılardan korunması için atılacak uluslararası adımlar hususunda ihtiyaç duyulacak her türlü siyasi ve askerî desteği vereceğimizi bir kez daha buradan ilan ediyoruz.</p>
<p>Son olarak diyorum ki, bu millet de bizimdir, bu ümmet de bizimdir, bu insanlık da bizimdir. Biz medeniyetimizden ve ecdadımızdan tevarüs ettiğimiz mirasa uygun şekilde bunların hepsini de kucaklayarak kendimiz ve kardeşlerimiz için en doğrusunu, en hayırlısını, en güzelini yapmayı sürdüreceğiz. İnsanlıktan nasibini almamışların ümmet bilincine sahip olmayanların mensubu bulundukları millettin değerlerine düşmanlık besleyenlerin önünde sonunda hak ettikleri zillet çukuruna yuvarlanacaklarından şüphe duymuyoruz. Bu duygularla bir kez daha hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum, kalın sağlıcakla.”</p>
<p>Kaynak:https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/127896/-ramazan-ayi-boyunca-uyguladigimiz-kismi-ve-tam-kapanma-tedbirleri-sayesinde-salgini-yeniden-buyuk-olcude-kontrol-altina-aldik-</p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nigeriagazetesi.com/kudusun-kalici-bir-barisa-ve-huzura-kavusmasi-icin-herkesin-fedakarlik-yapmasi-gerekiyor-h16144.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“TÜRKİYE’NİN BÜYÜMESİ İÇİN FİKRİ VE YAPICI ELEŞTİRİSİ OLAN HERKESE KAPIMIZ AÇIK”</title>
		<link>https://nigeriagazetesi.com/turkiyenin-buyumesi-icin-fikri-ve-yapici-elestirisi-olan-herkese-kapimiz-acik-h8659.html</link>
					<comments>https://nigeriagazetesi.com/turkiyenin-buyumesi-icin-fikri-ve-yapici-elestirisi-olan-herkese-kapimiz-acik-h8659.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Dec 2020 17:42:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASAYİŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[“TÜRKİYE’NİN BÜYÜMESİ İÇİN FİKRİ VE YAPICI ELEŞTİRİSİ OLAN HERKESE KAPIMIZ AÇIK”]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[SALGIN]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİYE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/?p=8659</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, YASED tarafından düzenlenen Uluslararası Yatırım Zirvesi’ne gönderdiği video mesajda, “Ülkemizi yerli ve uluslararası yatırımcılar nezdinde riski az, güveni yüksek, kazancı tatminkâr bir cazibe merkezi hâline getirmekte kararlıyız. Önümüzdeki dönemde bu alanda gerçekleştireceğimiz ilave reformlarla yatırım ortamını daha da iyileştireceğiz” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 40. yaşını kutlayan Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) tarafından düzenlenen &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, YASED tarafından düzenlenen Uluslararası Yatırım Zirvesi’ne gönderdiği video mesajda, “Ülkemizi yerli ve uluslararası yatırımcılar nezdinde riski az, güveni yüksek, kazancı tatminkâr bir cazibe merkezi hâline getirmekte kararlıyız. Önümüzdeki dönemde bu alanda gerçekleştireceğimiz ilave reformlarla yatırım ortamını daha da iyileştireceğiz” dedi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 40. yaşını kutlayan Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) tarafından düzenlenen Uluslararası Yatırım Zirvesi’ne video mesaj gönderdi.</p>
<p>Büyük ve güçlü Türkiye idealine giden yolda, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da YASED’in yapıcı rolünü devam ettireceğine inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin teknolojik dönüşümünü sağlayacak, ihracat kapasitesini artıracak her türlü çabayı desteklemeyi sürdüreceklerini kaydetti.</p>
<p>Tüm dünya ile beraber Türkiye’yi de etkileyen Koronavirüs salgınının, dalgalar hâlinde yayılmaya devam ettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye gibi sağlık altyapısı güçlü, sosyal güvenlik sistemi sağlam ülkelerin, salgınının yıkıcı etkilerini daha kolay yönettiğini görüyoruz” dedi.</p>
<p>“SALGINDA BİRÇOK ÜLKE DURGUNLUK YAŞARKEN, TÜRK EKONOMİSİ TOPARLAMA SÜRECİNİ BAŞARIYLA YÜRÜTÜYOR”</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bir taraftan yeni hastanelerle sağlık sistemimizi tahkim ederken, diğer taraftan Ekonomik İstikrar Kalkanı ve Sosyal Koruma Kalkanı Paketleriyle girişimcimizin, esnafımızın, dezavantajlı kesimlerin yanında oluyoruz. Milletimizin sağlığından en küçük bir taviz vermediğimiz gibi, ülkemize ağır faturaları olacak hesapsız-kitapsız adımlardan da uzak duruyoruz. Kovid-19 salgınında birçok ülke ekonomik bakımdan durgunluk yaşarken, Türk ekonomisi hamdolsun toparlama sürecini başarıyla yürütüyor. Üçüncü çeyrekte elde ettiğimiz güçlü büyüme oranını, ülkemizin bu süreçteki başarısının bir tescili olarak değerlendiriyoruz.”</p>
<p>Dünyada dengeleri altüst eden salgının, Türkiye gibi üretim kapasitesi yüksek ülkelerin önünde yeni fırsat pencereleri açtığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Asya merkezli üretim ağına alternatif arayışında olan uluslararası yatırımcılar için çok önemli avantajlar sunduğunu ifade etti.</p>
<p>“Satın alma gücü paritesine göre dünyanın en büyük 13’üncü, OECD’nin ise en büyük yedinci ülkesiyiz” diyerek sözlerini sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her yıl 50 milyonu aşan ziyaretçiye ev sahipliği yaparak dünyada en fazla ziyaret edilen altıncı ülke konumundayız. Dünya Bankası İş Yapma Kolaylığı Endeksi 2020 sıralamasında sadece son iki yılda 27 basamak ilerleme kaydettik. Tüm dünyada doğrudan yatırımların azaldığı bir dönemde biz, yatırımlarını artıran nadir ülkelerden birisi olduk. Küresel doğrudan yatırımların yüzde 12 gerilediği 2018 yılında, ülkemize gelen doğrudan yatırımlar yüzde 17,3 artarak 13 milyar doları aştı. 2002’den bu yana çektiğimiz 220 milyar dolarlık doğrudan yatırımı, uluslararası girişimcilerin Türkiye’ye güveninin tezahürü olarak görüyoruz” dedi.</p>
<p>“EKONOMİ, TİCARET VE YATIRIMLARDA ELDE ETTİĞİMİZ TÜM KAZANIMLARI DEMOKRASİDE VE HUKUKTA ATTIĞIMIZ ADIMLARA BORÇLUYUZ”</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Son 18 yılda ekonomi, ticaret ve yatırımlarda elde ettiğimiz tüm kazanımları demokraside ve hukukta attığımız adımlara borçluyuz. Başarımızın sırrı; büyüme ve kalkınmayı demokrasi ile desteklemek, siyasi güven ve istikrarı, hukuk devletini güçlendirerek tahkim etmektir. Maruz kaldığımız onca saldırıya rağmen, daha güçlü, daha müreffeh, daha demokratik bir Türkiye idealinden asla vaz geçmedik. Sivil toplumu işin içine kattık. Kamu kurumlarımızı, bürokrasimizi motive ettik. İstişare toplantıları düzenledik. Tıkanan noktaları açmak için çok büyük çaba harcadık. Sonuçta Türkiye’yi, Cumhuriyet tarihinin en büyük demokrasi ve kalkınma hamlesiyle tanıştırdık.”</p>
<p>Elini vicdanına koyan herkesin, Türkiye’nin 18 yıl öncesine göre hayal dahi edilmeyecek bir yerde olduğunu görebildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştıkları konumu yeterli bulmadıklarını kaydederek, “Her dem yeni dirlikte, bizden kim usanası” diyerek mücadelelerini sürdürdüklerine dikkat çekti.</p>
<p>“TÜRKİYE’NİN BÜYÜMESİ İÇİN FİKRİ VE YAPICI ELEŞTİRİSİ OLAN HERKESE KAPIMIZ AÇIK”</p>
<p>Türkiye’de hukuk, demokrasi ve ekonomide yeni bir reform seferberliği başlattıklarını ve en geniş zeminde, en kapsamlı mutabakatla, kimseyi dışlamadan bu süreci yönetmeyi arzu ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin büyümesi ve güçlenmesi için sözü, fikri ve yapıcı eleştirisi olan herkese kapımız açıktır. Ülkemiz, 2023 hedeflerine ancak 83 milyonun hep birlikte omuz ve destek vermesiyle ulaşabilecektir. Güçlü bir ekonomi için, soframızdaki ekmeğin daha da büyümesi için, 83 milyonun bir ve beraber olması, birlikte geleceğe yürümesi şarttır” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>“GERÇEKLEŞTİRECEĞİMİZ İLAVE REFORMLARLA YATIRIM ORTAMINI DAHA DA İYİLEŞTİRECEĞİZ”</p>
<p>Türkiye’nin hedeflerine ulaşmasında uluslararası doğrudan yatırımların taşıdığı kritik rolü de yakinen bildiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizi yerli ve uluslararası yatırımcılar nezdinde riski az, güveni yüksek, kazancı tatminkâr bir cazibe merkezi hâline getirmekte kararlıyız. Önümüzdeki dönemde bu alanda gerçekleştireceğimiz ilave reformlarla yatırım ortamını daha da iyileştireceğiz” dedi.</p>
<p>Uluslararası müteşebbisleri asla “yabancı” yatırımcı olarak görmediklerini ve görmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi insanımıza hangi imkânları sağlıyorsak, Türkiye’ye güvenen, Türkiye’nin yatırım ortamına inanan tüm girişimcilere de aynısını sağlıyoruz. Savunma sanayiinden gıdaya, dijital ekonomiden sağlık sektörüne kadar katma değeri yüksek, Türkiye’nin teknolojik dönüşümüne öncülük edecek yatırımları teşvik ediyoruz” dedi.</p>
<p>Dünyanın dört bir yanındaki yatırımcılara, “gelin Türk misafirperverliğinin farkına varın” diye seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlgili bakanlıklarımız ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisimizin sizlere gereken her türlü desteği sunmaya hazır olduğunu bilmenizi istiyorum. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken bir kez daha bu güzel buluşma için YASED’e teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” diyerek sözlerini tamamladı.<br />
KAYNAK:www.tccb.gov.tr</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nigeriagazetesi.com/turkiyenin-buyumesi-icin-fikri-ve-yapici-elestirisi-olan-herkese-kapimiz-acik-h8659.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“TÜRKİYE SALGININ İLK GÜNLERİNDEN İTİBAREN ULUSLARARASI TOPLUMLA İŞ BİRLİĞİ İÇİNDE HAREKET ETTİ”</title>
		<link>https://nigeriagazetesi.com/turkiye-salginin-ilk-gunlerinden-itibaren-uluslararasi-toplumla-is-birligi-icinde-hareket-etti-h8483.html</link>
					<comments>https://nigeriagazetesi.com/turkiye-salginin-ilk-gunlerinden-itibaren-uluslararasi-toplumla-is-birligi-icinde-hareket-etti-h8483.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Dec 2020 05:42:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASAYİŞ]]></category>
		<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[“TÜRKİYE SALGININ İLK GÜNLERİNDEN İTİBAREN ULUSLARARASI TOPLUMLA İŞ BİRLİĞİ İÇİNDE HAREKET ETTİ”]]></category>
		<category><![CDATA[BM]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[MÜCADELE]]></category>
		<category><![CDATA[SALGIN]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/?p=8483</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu Kovid-19&#8217;la Mücadele Özel Oturumu&#8217;na gönderdiği video mesajda, “Salgının bize hatırlattığı bir diğer husus da Birleşmiş Milletler sisteminin, günümüz tehdit ve ihtiyaçları ışığında reforma tabi tutulması gereğidir. Birleşmiş Milletler sisteminin daha etkin, demokratik, adil ve şeffaf hâle getirilmesi için Genel Kurul&#8217;un güçlendirilmesi gerektiğine inanıyorum” değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu Kovid-19&#8217;la Mücadele Özel Oturumu&#8217;na gönderdiği video mesajda, “Salgının bize hatırlattığı bir diğer husus da Birleşmiş Milletler sisteminin, günümüz tehdit ve ihtiyaçları ışığında reforma tabi tutulması gereğidir. Birleşmiş Milletler sisteminin daha etkin, demokratik, adil ve şeffaf hâle getirilmesi için Genel Kurul&#8217;un güçlendirilmesi gerektiğine inanıyorum” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu Kovid-19&#8217;la Mücadele Özel Oturumu&#8217;nda video mesajla seslendi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının başarılı geçmesini, tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyerek, “Uluslararası toplum, 21. yüzyılın en büyük küresel imtihanıyla karşı karşıyadır. Bu zorlu dönemi aşabilmenin anahtarı, uluslararası iş birliği ve küresel dayanışmadır. Bu oturum, işte bu nedenle, son derece zamanlı ve faydalı olmuştur” dedi.</p>
<p>“TÜRKİYE SALGININ İLK GÜNLERİNDEN İTİBAREN ULUSLARARASI TOPLUMLA İŞ BİRLİĞİ İÇİNDE HAREKET ETTİ”</p>
<p>Bu girişime öncülük eden Bağlantısızlar Hareketi Dönem Başkanı Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve BM Genel Kurul Başkanı Volkan Bozkır başta olmak üzere, oturumun düzenlenmesine destek veren herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye olarak salgının ilk günlerinden itibaren uluslararası toplumla iş birliği içinde hareket ettik. BM&#8217;nin yanı sıra Dünya Sağlık Örgütü, G-20, MİKTA, Türk Konseyi, İslam İşbirliği Teşkilatı ve diğer uluslararası platformlardaki faaliyetlerde hep ön saflarda yer aldık. Bugüne kadar 156 ülkeye ve dokuz uluslararası kuruluşa yardım sağladık. Salgın şartlarında gıda güvenliği sorunu yaşayan ülke ve bölgelere destek oluyor, yaşlılar, engelliler, kimsesiz çocuklar gibi dezavantajlı gruplara yönelik 16 ülkede özel programlar gerçekleştiriyoruz.”</p>
<p>Türkiye&#8217;nin gelişmekte olan bazı ülkelerde, yerel kaynaklar kullanılarak kişisel koruyucu malzeme üretilmesine yönelik eğitim programları düzenlediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın nedeniyle ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kalan bazı ülkelere bütçe desteği vermeye çalışıyoruz. Özel sektörümüz de kamusal alandaki çabalarımıza katkı sağlamaktadır” dedi.</p>
<p>Bugüne kadar 50&#8217;yi aşkın Türk firmasının 20&#8217;nin üzerinde ülkenin salgınla mücadelesine destek olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünya, aşı üretimi kapsamında gelen haberlere ümit bağlamıştır. Bu vesileyle, aşı çalışmalarında önemli bir başarıya imza atan, oturuma da çevrim içi iştirak eden BioNTech firmasının kurucuları Prof. Uğur Şahin&#8217;i ve Dr. Özlem Türeci&#8217;yi huzurlarınızda şahsım ve milletim adına tebrik ediyorum. Türkiye olarak yürüttüğümüz, 12&#8217;si Dünya Sağlık Örgütü listesinde bulunan 16 aşı çalışmasından birinde insan denemelerine başlanmasından da büyük memnuniyet duyuyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p>“TEDBİRLERİN KAPSAYICI OLMASI, HASSAS VE DEZAVANTAJLI GRUPLARIN İHTİYAÇLARINA ÖZEN GÖSTERİLMESİ ELZEMDİR”</p>
<p>Türkiye&#8217;nin öncülük ettiği çabalar neticesinde 2021&#8217;in Dünya Sağlık Örgütü tarafından “Uluslararası Sağlık Çalışanları Yılı” ilan edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda, dünyanın dört bir yanında fedakârca görev yapan tüm sağlık çalışanlarına şükranlarını iletti.</p>
<p>İnsani ve Sağlık Acil Durumlarına Hazırlıklılık Dünya Sağlık Örgütü-Coğrafi Ayrık Ofisi&#8217;nin de eylülde İstanbul&#8217;da açıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye&#8217;nin, Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün çalışmalarına verdiği desteğin tezahürü olan ofisin, salgınla yürütülen çabaları güçlendireceğini söyledi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, güçlü tarım, gıda ve imalat sektörü, şehir hastaneleri, tecrübeli ve özverili sağlık çalışanları ile kuşatıcı sosyal güvenlik sisteminin, bu süreçte Türkiye&#8217;nin en önemli avantajları olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: “Tüm dünyada bu süreçten daha fazla etkilenen hassas gruplar vardır. Tedbirlerin kapsayıcı olması, hassas ve dezavantajlı grupların ihtiyaçlarına özen gösterilmesi elzemdir. Bunun bilinciyle, kadınların, çocukların, yaşlıların ve engellilerin haklarının korunmasına özel önem atfediyoruz. Korumamız altındaki 3,6 milyon Suriyeli, ülkemizdeki sağlık hizmetlerinden, aynı vatandaşlarımız gibi yararlanabiliyor. Kovid-19 hastalığının bir süre daha bizimle olacağının farkındayız. Nitekim son haftalarda dünya genelinde vaka, hasta ve vefat sayılarında yaşanan tırmanış, bu gerçeği hepimize hatırlatmaktadır.”</p>
<p>“BM’NİN DAHA ETKİN VE ADİL HÂLE GETİRİLMESİ İÇİN GENEL KURUL&#8217;UN GÜÇLENDİRİLMESİ GEREK”</p>
<p>Bu süreçte sadece salgınla değil, aynı zamanda artan İslam düşmanlığı, yabancı karşıtlığı ve ırkçılıkla da mücadele edilmesi gerektiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Malum, üyesi olduğumuz G-20 platformu tarafından başlatılan &#8216;Borç Erteleme Girişimi&#8217;ni başından beri destekledik. Sürdürülebilir tedarik zincirleri ve dağıtım ağları konusu dâhil &#8216;Yeni Normal&#8217;e geçişi teminen çalışmalarımızı hızlandırmak mecburiyetinde olduğumuzu da hatırlatmak isterim” dedi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgının bize hatırlattığı bir diğer husus da Birleşmiş Milletler sisteminin, günümüz tehdit ve ihtiyaçları ışığında reforma tabi tutulması gereğidir. Birleşmiş Milletler sisteminin daha etkin, demokratik, adil ve şeffaf hâle getirilmesi için Genel Kurul&#8217;un güçlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Özel Oturum&#8217;un uluslararası toplumun salgına karşı yürüttüğü mücadeleye ivme kazandırmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p>kaynak:www.tccb.gov.tr</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nigeriagazetesi.com/turkiye-salginin-ilk-gunlerinden-itibaren-uluslararasi-toplumla-is-birligi-icinde-hareket-etti-h8483.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İGİAD Başkanı Ayhan Karahan , Ekonomimizde ve piyasalarımızda öncelikle güven ve istikrar ortamına ihtiyaç var</title>
		<link>https://nigeriagazetesi.com/igiad-baskani-ayhan-karahan-ekonomimizde-ve-piyasalarimizda-oncelikle-guven-ve-istikrar-ortamina-ihtiyac-var-h8285.html</link>
					<comments>https://nigeriagazetesi.com/igiad-baskani-ayhan-karahan-ekonomimizde-ve-piyasalarimizda-oncelikle-guven-ve-istikrar-ortamina-ihtiyac-var-h8285.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2020 05:52:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASAYİŞ]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomimizde ve piyasalarımızda öncelikle güven ve istikrar ortamına ihtiyaç var]]></category>
		<category><![CDATA[İGİAD Başkanı Ayhan Karahan]]></category>
		<category><![CDATA[SALGIN]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/?p=8285</guid>

					<description><![CDATA[Covid-19 salgını insan hayatını tehdit etmeye devam ederken, piyasaları da derinden sarmıştır. AB ile olan ilişkiler ve bölgesel çatışmalar dolayısıyla kırılgan hale gelen ekonomimiz olağanüstü koşullar altında iktisadi olarak sıkıntılar yaşamaktadır. Risk ortamının arttığı, uluslararası ticaret ve turizmin durma noktasına geldiği salgın günlerinde, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler tarafından piyasaları koruma amaçlı hayata geçirilen maliye &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Covid-19 salgını insan hayatını tehdit etmeye devam ederken, piyasaları da derinden sarmıştır. AB ile olan ilişkiler ve bölgesel çatışmalar dolayısıyla kırılgan hale gelen ekonomimiz olağanüstü koşullar altında iktisadi olarak sıkıntılar yaşamaktadır. Risk ortamının arttığı, uluslararası ticaret ve turizmin durma noktasına geldiği salgın günlerinde, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler tarafından piyasaları koruma amaçlı hayata geçirilen maliye ve para politikaları kırılganlıkları daha da artırmıştır. Ülkemizde de döviz kurlarında yaşanan hızlı artış ve dalgalanmalar gündemin ilk maddesi haline gelmiş ve piyasa üzerinde giderek artan bir yüke dönüşmüştür.</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde ekonomi yönetiminde değişimler meydana gelmiş, Hazine ve Maliye Bakanı ve Merkez Bankası başkanı değişmiştir. Bu değişim arkasından piyasa baskı ve beklentileri doğrultusunda faiz oranları 425 baz puan artırılmıştır. Faiz artışları öncesinde meydana gelen beklentiler kurun düşmesine yol açsa da sonrasında tekrardan yükselme meydana gelmiş, bu faiz artışı ateşi söndürmemiş bir miktar düşürmüştür. Ancak, önümüzdeki günlerde yeni dalgaların gelmesi muhtemeldir.</p>
<p>Sayın Cumhurbaşkanımız ve yeni ekonomi kurmaylarının piyasada istikrarın sağlanması için açıkladıkları reform çalışmaları olumlu bir resim çizmektedir. Merkez Bankasının somut adımlar atarak politikalarında sadeleşmeye gitmesi ve parasal sıkılaşmaya gitmesi Türk lirasının değerinin korunması için önemlidir. Finansal sektörde istikrar muhakkak orta ve uzun vadede reel sektöre pozitif dönüşler sağlayacaktır.</p>
<p>Ancak, ekonomide acı reçetelere başvurulurken reel sektörün içerisinden geçmiş olduğu şartları da göz önünden ayırmamak gerekmektedir. Ekonomimiz üçüncü çeyrekte alınan teşvik önlemleri ve desteklerle pozitif büyüme kaydetmiştir. Salgının yol açtığı dış talep açığı bu şekilde kapatılmış ve ekonominin çarkları dönmeye devam etmiştir. Bu bağlamda, yeni ekonomi yönetiminin de salgın şartları devam ettikçe başta KOBİ’ler olmak üzere reel sektörü desteklemeleri beklenmektedir. Destekler devam etmez ise üretim de yaşanacak kayıplar işsizliğe yol açacak, başta alt gelir grubu olmak üzere ciddi sosyal sorunlara yol açacaktır.</p>
<p>Finansal ve mali istikrar politikaları yanında krizden çıkmak için kamu bürokrasisi ve hukuk alanında da dile getirilen reform ve eylem planlarının hayata geçirilmesi gerekmektedir. Hukuk alanında hayata geçirilecek olan reform çalışmaları kadar var olan sistemin sağlıklı işletilebilmesi için eylem planları hazırlanmalı ve hayata geçirilmesi gerekmektedir.</p>
<p>Türkiye ekonomisini, finansal ve reel piyasaları tehdit eden riskleri minimize edecek adımlar acilen atılmalıdır. Hem küresel ekonomide artan kriz ortamıyla mücadele etmek hem de iç piyasada yaşanan problemlere karşı koyabilmek için ekonomimizde ve piyasalarımızda öncelikle güven ve istikrar ortamına ihtiyaç vardır.</p>
<p>Ayhan Karahan</p>
<p>İGİAD Başkanı</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nigeriagazetesi.com/igiad-baskani-ayhan-karahan-ekonomimizde-ve-piyasalarimizda-oncelikle-guven-ve-istikrar-ortamina-ihtiyac-var-h8285.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“SALGININ YOKSULLUK VE EŞİTSİZLİK BAŞTA OLMAK ÜZERE, BİRÇOK SORUNU DAHA DA DERİNLEŞTİRDİĞİNİ GÖRÜYORUZ”</title>
		<link>https://nigeriagazetesi.com/salginin-yoksulluk-ve-esitsizlik-basta-olmak-uzere-bircok-sorunu-daha-da-derinlestirdigini-goruyoruz-h7685.html</link>
					<comments>https://nigeriagazetesi.com/salginin-yoksulluk-ve-esitsizlik-basta-olmak-uzere-bircok-sorunu-daha-da-derinlestirdigini-goruyoruz-h7685.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Nov 2020 17:38:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASAYİŞ]]></category>
		<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜR SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[“SALGININ YOKSULLUK VE EŞİTSİZLİK BAŞTA OLMAK ÜZERE]]></category>
		<category><![CDATA[BİRÇOK SORUNU DAHA DA DERİNLEŞTİRDİĞİNİ GÖRÜYORUZ”]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[G 20 ZİRVESİ]]></category>
		<category><![CDATA[SALGIN]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/?p=7685</guid>

					<description><![CDATA[G-20 Liderler Zirvesi’nin ikinci oturumunda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur. Hırs, tahakküm, adaletsizlik ve rant üzerine kurulu mevcut küresel ekonomik mimarinin, ne insanı ne de tabiatı koruması mümkündür” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan’ın dönem başkanlığındaki G-20 &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>G-20 Liderler Zirvesi’nin ikinci oturumunda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur. Hırs, tahakküm, adaletsizlik ve rant üzerine kurulu mevcut küresel ekonomik mimarinin, ne insanı ne de tabiatı koruması mümkündür” dedi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan’ın dönem başkanlığındaki G-20 Liderler Zirvesi’nin “Kapsayıcı, Sürdürülebilir ve Sağlam Bir Gelecek İnşa Etmek” başlıklı ikinci oturumuna Vahdettin Köşkü’nden canlı bağlantıyla katıldı.</p>
<p>Katılımcıları selamlayarak, zirvenin dünkü oturumunda salgınla mücadele konusunda dile getirilen görüşler için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşmak için 10 yıldan kısa bir süre kaldığına dikkati çekti.</p>
<p>“SALGININ YOKSULLUK VE EŞİTSİZLİK BAŞTA OLMAK ÜZERE, BİRÇOK SORUNU DAHA DA DERİNLEŞTİRDİĞİNİ GÖRÜYORUZ”</p>
<p>Bu dönemi iyi değerlendirerek, kaybedilen zamanı telafi etmek gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgının yoksulluk ve eşitsizlik başta olmak üzere, birçok sorunu daha da derinleştirdiğini görüyoruz. Özellikle Afrikalı kardeşlerimiz ile Asyalı ve Latin Amerikalı dostlarımız çok ciddi zorluklar yaşıyor. Mülteciler ve zorla yerlerinden edilen kişiler, salgın karşısında en kırılgan kesimi oluşturuyor. Bu insanlar, ekonomik sıkıntılar yanında, kasıtlı bir şekilde körüklenen İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığıyla da mücadele etmek zorunda kalıyor” dedi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vahim tablonun görmezden gelinemeyeceğine belirterek, savaştan etkilenen bölgelere ve risk altındaki topluluklara yönelik insani yardımların finans kaynaklarını güçlendirmek gerektiğini söyledi.</p>
<p>Türkiye’nin, son 6 yıldır dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Çoğu Suriyeli olmak üzere 4 milyon yabancıyı ülkemizde misafir ediyoruz. Suriye sınırları içinde, İdlib’te ve daha pek çok yerde milyonlarca ihtiyaç sahibine de insani yardım ve koruma sağlıyoruz. Bu rakamlar, birçoğunuzun büyük şehirlerinin nüfusundan daha fazladır. Ülkemize sığınanların, toplumumuzla uyum içerisinde ve insan onuruna yakışır şekilde yaşamaları için gayretlerimizi sürdürüyoruz. Üstelik bu çabaları, bize verilen destek sözleri büyük ölçüde tutulmamış olmasına rağmen kararlılıkla devam ettiriyoruz. Artık herkesin elini taşın altına koyarak, adil bir külfet ve sorumluluk paylaşımına gitmesini bekliyoruz. İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur. Hırs, tahakküm, adaletsizlik ve rant üzerine kurulu mevcut küresel ekonomik mimarinin, ne insanı, ne de tabiatı koruması mümkündür.”</p>
<p>“BÖLGEMİZİN VE GÖNÜL COĞRAFYAMIZIN İSTİKRAR, HUZUR VE İÇ BARIŞINA KATKI SUNMAYA ÇALIŞIYORUZ”</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya genelinde yaklaşık 1,5 milyona ulaşan can kaybını, sadece Kovid-19 virüsünün ölümcül etkisine bağlamanın yanlış olduğunu ifade ederek, “Bu vahim tablonun oluşmasında küresel sistemin artık çözüm yerine sorun üreten, sorunları derinleştiren çarpık yapısının da payı vardır. Salgın, hem mevcut düzenin bu çarpıklıklarını gözler önüne sermiş, hem de tüm insanların aynı gemide olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır” diye konuştu.</p>
<p>“Birlemiş Milletler kürsüsünden sık sık yaptığımız ‘‘dünya beşten büyüktür’ çağrımızın ne kadar isabetli olduğu daha iyi anlaşılmıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde Türkiye’nin Suriye’den Libya’ya, Doğu Akdeniz’den Dağlık Karabağ’a Irak’tan Filistin’e kadar farklı cephelerde yürüttüğü hak, özgürlük ve adalet mücadelesinin öneminin de ortaya çıktığını söyledi.</p>
<p>Türkiye’nin attığı bu adımlar dolayısıyla eleştiriye, hatta itibar suikastlerine maruz kalmasının da iyi niyetli bir durum olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz öncelikle kendi milli güvenliğimizi, kendi vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini sağlama almaya, ardından da bölgemizin ve gönül coğrafyamızın istikrar, huzur ve iç barışına katkı sunmaya çalışıyoruz” vurgusunda bulundu.</p>
<p>“DOĞU AKDENİZ MESELESİNDE DAİMA SABIRLI VE SOĞUKKANLI DAVRANDIK”</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütlerinin bertaraf edilmesi, ihtilafların önlenmesi ve istikrarın güçlendirilmesi noktasında ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti: “Suriye’de DEAŞ’la göğüs göğüse çarpışan tek NATO ülkesiyiz. Yalnız bırakılmamıza rağmen, bugüne kadar 9 bine yakın yabancı terörist savaşçı yakaladık ve ülkelerine geri gönderdik. Çatışma bölgeleriyle bağlantılı olduğunu tespit ettiğimiz yaklaşık 100 bine yakın kişiye ülkemize giriş yasağı koyduk. Bir dönem teröristlerin cirit attığı bölgeleri güvenli hâle getirerek, 411 bini aşkın Suriyeli kardeşimizin memleketlerine geri dönmesini sağladık. Libya Millî Mutabakat Hükûmeti’ne sağladığımız eğitim ve danışmanlık desteği, ülkenin daha fazla iç savaşa sürüklenmesini engelledi. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin provokasyonlarına rağmen, Doğu Akdeniz meselesinde daima sabırlı, soğukkanlı davrandık. Dağlık Karabağ’da 30 yıldır süren işgalin son bulmasına katkı sunduk. Her ne kadar zor günler yaşasak da, Hazreti Mevlana’nın dediği gibi ümitsizliğin ardında nice ümitler, karanlığın ardında nice güneşler olduğunun farkındayız. Tüm insanlık olarak el ele, gönül gönüle verdiğimizde sıkıntılarımızın daha da hafifleyeceğine inanıyoruz.”</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız toprakları, sadece atalarımızdan bir miras değil, aynı zamanda çocuklarımızın bizlere bir emaneti olarak görmeliyiz” uyarısında bulunarak, sadece bugünü değil, yarınları; sadece kendilerini değil, çocukları ve gelecek nesilleri de düşünmek gerektiğinin altını çizdi.</p>
<p>Salgın sonrasında insanlığın ekonomik ve sosyal adaletle birlikte çevre sorunlarıyla mücadelede de gereken dersleri çıkaracağına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tarihî olarak mesuliyeti yok denecek kadar az olmasına rağmen, iklim değişikliği ile mücadeleye aktif katkı sağladığını kaydetti.</p>
<p>“EKOSİSTEM VE BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİN KORUNMASI İÇİN GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALIYORUZ”</p>
<p>Türkiye’deki ekosistem ve biyolojik çeşitliliğin korunması için gerekli önlemleri aldıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 5 yılda yaptığımız 16,5 milyar dolarlık yatırımla, Türkiye’nin enerjide kurulu güç kapasitesinin yaklaşık yüzde 49’unun yenilenebilir kaynaklardan oluşmasını temin ettik. Elektriğimizin yüzde 63’ünü yerli ve yenilenebilir kaynaklardan üretiyoruz. Güneş enerjisi kurulu gücünde dünyada on üçüncü, Avrupa’da yedinci sıradayız” bilgilerini paylaştı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre kirliliği ve iklim değişikliği ile mücadele edilirken, yeni haksızlıkların, yeni çifte standartların oluşmasına da müsaade edilmemesi gerektiğini ifade ederek, “Paris Anlaşması’nın uygulanmasıyla ilgili endişelerimizin hâlen giderilememiş olması, bizi yolumuzdan alıkoymuyor. Ülkemizin, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin Ek-1 listesinden çıkartılmasını bekliyoruz” diye konuştu.</p>
<p>Türkiye’nin çevreyle ilgili yatırımlarını sürdürürken dijital teknolojilere de öncelik verdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeler arasındaki teknolojik uçurumun kapatılmasını amaçlayan “Birleşmiş Miletler En Az Gelişmiş Ülkeler İçin Teknoloji Bankası”na Türkiye’nin ev sahipliği yaptığını, Teknoloji Bankası’nın faaliyetlerinin hep birlikte desteklenmesinin G-20’nin öncelikleriyle de uyumlu olduğunu söyledi.</p>
<p>Zirve’de alınacak kararların dile getirdiği hedeflere ulaşılmasında fayda sağlayacağına olan inancını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu zor dönemde G-20 Dönem Başkanlığı görevini başarılı bir şekilde ifa eden Suudi Arabistan’ı tebrik ediyor, önümüzdeki dönem için de İtalya’ya başarılar diliyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.</p>
<p>KAYNAK: www.tccb.gov.tr</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nigeriagazetesi.com/salginin-yoksulluk-ve-esitsizlik-basta-olmak-uzere-bircok-sorunu-daha-da-derinlestirdigini-goruyoruz-h7685.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“1,4 MİLYONA YAKLAŞAN CAN KAYBINI, SADECE KOVİD-19’A BAĞLAMAK YANLIŞTIR”</title>
		<link>https://nigeriagazetesi.com/14-milyona-yaklasan-can-kaybini-sadece-kovid-19a-baglamak-yanlistir-h7672.html</link>
					<comments>https://nigeriagazetesi.com/14-milyona-yaklasan-can-kaybini-sadece-kovid-19a-baglamak-yanlistir-h7672.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Nov 2020 13:46:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASAYİŞ]]></category>
		<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜR SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[“1]]></category>
		<category><![CDATA[4 MİLYONA YAKLAŞAN CAN KAYBINI]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[SADECE KOVİD-19’A BAĞLAMAK YANLIŞTIR”]]></category>
		<category><![CDATA[SALGIN]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/?p=7672</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halifaks Uluslararası Güvenlik Forumu&#8217;na gönderdiği video mesajda, bölgedeki tüm sıkıntılarda Türkiye&#8217;nin tavrının sorunun değil çözümün parçası olmaktan yana olduğunu belirterek, “Suriye&#8217;den Libya&#8217;ya, Doğu Akdeniz&#8217;den Kafkasya&#8217;ya kadar her yerde dostlarımızın, kardeşlerimizin yanında yer almaya devam ediyoruz. Aleyhimizde yürütülen karalama kampanyalarına rağmen bu tutumumuzu sürdürmekte kararlıyız” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12. Halifaks Uluslararası Güvenlik &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halifaks Uluslararası Güvenlik Forumu&#8217;na gönderdiği video mesajda, bölgedeki tüm sıkıntılarda Türkiye&#8217;nin tavrının sorunun değil çözümün parçası olmaktan yana olduğunu belirterek, “Suriye&#8217;den Libya&#8217;ya, Doğu Akdeniz&#8217;den Kafkasya&#8217;ya kadar her yerde dostlarımızın, kardeşlerimizin yanında yer almaya devam ediyoruz. Aleyhimizde yürütülen karalama kampanyalarına rağmen bu tutumumuzu sürdürmekte kararlıyız” dedi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12. Halifaks Uluslararası Güvenlik Forumu&#8217;na video mesaj göndererek, katılımcılara seslendi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki gün sürecek etkinlikteki tartışmaların verimli ve başarılı geçmesi temennisinde bulunarak, kritik bir dönemde önemli bir gündemle gerçekleştirilen forumun hayırlı olmasını diledi.</p>
<p>Uluslararası toplumun, 21&#8217;inci yüzyılın en büyük küresel imtihanıyla karşı karşıya olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 milyon 375 bin insanın hayatına mal olan Koronavirüs salgınının yayılmaya devam ettiğini, salgının sonuçları itibarıyla hayatın her alanını etkilediğini söyledi.</p>
<p>“1,4 MİLYONA YAKLAŞAN CAN KAYBINI, SADECE KOVİD-19’A BAĞLAMAK YANLIŞTIR”</p>
<p>İş gücü piyasasından ticarete, kişisel ilişkilerden kamu güvenliğine kadar pek çok alanda salgının artçı sarsıntılarına şimdiden şahit olunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son günlerde kimi ülkelerde tırmanan sokak olaylarının gerisinde, ırkçılıkla beraber salgının ortaya çıkardığı adaletsizliklerin de olduğuna inanıyorum. Dünya genelinde 1,4 milyona yaklaşan can kaybını, sadece Kovid-19 virüsünün ölümcül etkisine bağlamak son derece yanlıştır. Bu tablolun oluşmasında küresel sistemin artık çözüm yerine sorun üreten yapısının da payı vardır” dedi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanlığın ortak geleceğini tehdit eden bu kriz karşısında, uluslararası toplumun maalesef gerekli dayanışmayı göstermediğine vurgu yaparak, özellikle küresel sistemin çeperinde yer alan, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin salgınla mücadelede kaderlerine terk edildiğini kaydetti.</p>
<p>Türkiye’nin salgının ilk günlerinden itibaren uluslararası toplumla iş birliği içinde hareket ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler, NATO, Dünya Sağlık Örgütü, G-20, MİKTA, Türk Konseyi, İslam İşbirliği Teşkilatı ve diğer uluslararası platformlardaki çabalarda ön saflarda yer aldıklarının altını çizdi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdiye kadar din, dil, ırk ayrımı yapmadan 156 ülkeye ve dokuz uluslararası kuruluşa destek olduklarına dikkati çekerek, “Tüm bunları çıkar veya menfaat beklediğimiz için değil; 7,5 milyarlık büyük insanlık ailesine karşı sorumlu olduğumuzu hissettiğimiz için yaptık. Paylaşmanın bereketine, dayanışmanın gücüne inanan bir millet olarak yardım çalışmalarımızı aralıksız devam ettiriyoruz” diye konuştu.</p>
<p>“AŞILAR KAYITSIZ ŞARTSIZ TÜM İNSANLIĞIN ORTAK İSTİFADESİNE SUNULMALIDIR”</p>
<p>Salgına karşı aşı geliştirme çalışmalarında önemli mesafe alındığına yönelik sevindirici haberler alındığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uğur Şahin ve Özlem Türeci isimli Türk doktorların da katkı yaptıkları bu gayretlerin, tüm insanlık için bir ‘müjde’ niteliğine bürünmesi, ancak bu çalışmaların rekabet konusu yapılmaması hâlinde mümkün olabilir. Hangi ülkede üretilirse üretilsin, kullanıma hazır hâle getirilecek aşılar, kayıtsız şartsız tüm insanlığın ortak istifadesine sunulmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Uluslararası toplum tarafından terk edilmiş olma düşüncesinin, birçok ülkeyi içe kapanmaya ittiğini gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu durum, ne yazık ki ırkçılık, yabancı karşıtlığı ve İslam düşmanlığı gibi ciddi toplumsal marazlara ivme kazandırıyor. Terör örgütleri, salgının bazı ülkelerde ortaya çıkardığı otorite boşluğundan istifadeyle yeniden palazlanma teşebbüsüne giriştiler. Özellikle aşırı sağcı yapılar, salgının sebep olduğu ekonomik zorlukları istismar ederek, kendilerine zemin oluşturmaya çalışıyor. Milyonlarca vatandaşı yurt dışında yaşayan ve pek çok insanını ırkçı teröre kurban vermiş bir ülke olarak bu gelişmeleri endişeyle takip ediyoruz. Son günlerde çok daha yüksek sesle dillendirdiğimiz samimi uyarılar, hem vatandaşlarımızın hem de yüz milyonlarca Müslüman kardeşimizin hissiyatını yansıtmaktadır. Zira Holokost&#8217;tan Bosna&#8217;ya, Ruanda&#8217;dan Myanmar&#8217;a, insanlığa karşı suçların işlenmesinde, önce nefret söyleminin ayak sesleri duyulmuştur. Ancak uluslararası toplum, her biri tarihe kara bir leke olarak geçen bu acı tecrübelerden gereken dersleri çıkaramamıştır. Sadece vatandaşlarımızın değil, tüm uluslararası toplumun güvenliği için de bu konuda inisiyatif alınması gerekiyor.”</p>
<p>“HEPİMİZ GÜVENDE OLANA KADAR HİÇBİRİMİZ GÜVENDE DEĞİLİZ”</p>
<p>“Hepimiz güvende olana kadar hiçbirimiz güvende değiliz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiçbir ülkenin, günümüz dünyasında güvenlik meselelerine coğrafi uzaklık-yakınlık merceğinden bakma lüksü bulunmadığını kaydetti.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mesafelerin anlamını yitirdiği böylesi bir dönemde artık Avrupa&#8217;nın kaderi Afrika&#8217;nınkinden, Kuzey Amerika&#8217;nın kaderi de Güney Amerika&#8217;nınkinden bağımsız değildir. Gelişen teknoloji ve ulaşım imkânları, hiç olmadığı kadar bizi birbirimize yaklaştırıyor, beraber çalışmaya, sorunlarımıza ortak çözümler bulmaya icbar ediyor” açıklamasında bulundu.</p>
<p>Bugün küresel istikrarı tehdit eden krizlerin çoğunun Türkiye&#8217;nin yer aldığı bölgede yaşandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak, DEAŞ&#8217;tan PKK-YPG&#8217;sine, FETÖ&#8217;den DHKPC&#8217;sine kadar dünyanın en eli kanlı terör örgütleriyle aynı anda mücadele ediyoruz. Uluslararası toplumun yüzleştiği yeni sınamalar ve tehditler karşısında güvenilir bir NATO müttefiki olarak kritik sorumluluklar üstleniyoruz. Terör tehditlerinin bertaraf edilmesi, ihtilafların önlenmesi ve istikrarın güçlendirilmesi noktasında elimizden gelen çabayı gösteriyoruz” diye konuştu.</p>
<p>“SURİYE&#8217;DEN LİBYA&#8217;YA, DOĞU AKDENİZ&#8217;DEN KAFKASYA&#8217;YA KADAR HER YERDE DOSTLARIMIZIN YANINDA YER ALMAYA DEVAM EDİYORUZ”</p>
<p>Bölgedeki tüm sıkıntılarda Türkiye&#8217;nin tavrının daima sorunun değil çözümün parçası olmaktan yana olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu bakışla Suriye&#8217;den Libya&#8217;ya, Doğu Akdeniz&#8217;den Kafkasya&#8217;ya kadar her yerde dostlarımızın, kardeşlerimizin yanında yer almaya devam ediyoruz. Aleyhimizde yürütülen karalama kampanyalarına rağmen bu tutumumuzu sürdürmekte kararlıyız. 35 yıldır bölücü terörle mücadele eden bir ülke olarak küresel güvenliğe en büyük tehdit olan terörizm konusunda ilkeli, tutarlı bir tutum sergiledik. Gerektiğinde şehitler verme pahasına Suriye&#8217;de yuvalanan terör örgütlerine karşı başarılı harekâtlar gerçekleştirdik. Bu operasyonlar sayesinde 8 bin 200 kilometrekareden fazla alanı terörden arındırdık. Attığımız adımlar sayesinde 411 binden fazla Suriyeli kardeşimizin gönüllü ve güvenli bir şekilde memleketlerine geri dönmesini sağladık. DEAŞ&#8217;ın alan hâkimiyetini sonlandırırken, PKK/YPG terör örgütünden kaynaklı tehdidi de önemli ölçüde bertaraf ettik. İdlib&#8217;deki mevcudiyetimizle yeni bir insani trajedinin ve büyük bir göç dalgasının önüne geçtik.”</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bugüne kadar 8 binden fazla yabancı terörist savaşçı yakaladığını, bunları ülkelerine geri gönderdiklerini, çatışma bölgeleriyle bağlantılı olduğunu tespit edilen 100 bin kişiye Türkiye’ye giriş yasağı koyduklarını hatırlatarak, “Yakalayıp yabancı güvenlik birimlerine teslim ettiğimiz teröristlerin bugün elini kolunu sallayarak terör eylemi yapabilmesi, elbette düşündürücüdür. Türkiye, sadece PKK ve DEAŞ&#8217;la mücadelesinde değil, yabancı terörist savaşçılara karşı mücadelesinde de maalesef yalnız bırakılmıştır” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>“3,6 MİLYON SURİYELİ SIĞINMACIYA EV SAHİPLİĞİ YAPAN TÜRKİYE&#8217;YE VERİLEN SÖZLERİN HİÇBİRİNİN YERİNE GETİRİLMEDİ”</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye&#8217;nin Suriye kaynaklı düzensiz göç yükünün neredeyse tamamını tek başına omuzlamak zorunda kaldığını da belirterek, yaklaşık 9 yıldır 3,6 milyon Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yapan Türkiye&#8217;ye verilen sözlerin hiçbirinin yerine getirilmediğini vurguladı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gerçeğin altını özellikle çizmek istediğini belirterek, Türkiye olarak etraftaki sorunlarla ilgilenirken yayılmacı, müdahaleci bir anlayış içinde olmadıklarını ifade etti.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin hiç kimsenin, hiçbir ülkenin toprağında, egemenliğinde, içişlerinde gözü olmadığını yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin önceliğinin kendi millî güvenliği, kendi vatandaşlarının can ve mal emniyetini ve ardından da bölgesinin ve gönül coğrafyasının istikrar, huzur ve iç barışı olduğun altını çizdi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dağlık Karabağ meselesinin bu noktada önemli bir örnek olduğuna işaret ederek, “Azerbaycan toprağı olan bu bölge, Birleşmiş Milletler ve AGİT kararlarına rağmen yaklaşık 30 yıl boyunca Ermenistan tarafından işgal edilmiş durumdaydı. Sorunu çözmek amacıyla oluşturulan MİNSK Grubu eş başkanları ise işgali sonlandırma noktasında şimdiye kadar maalesef hiçbir adım atmamıştı. Rusya Federasyonu’yla ortak çabalarımız sayesinde varılan anlaşmayla hem sıcak bir çatışmayı bitirdik, hem de 30 yıldır buzdolabında bekletilen bir sorunun çözümüne katkı sağladık” açıklamasında bulundu.</p>
<p>“LİBYA&#8217;DAKİ İHTİLAF SADECE SİYASİ DİYALOG YOLUYLA ÇÖZÜLEBİLİR”</p>
<p>Libya&#8217;daki krize de değinerek, ihtilafın sadece siyasi diyalog yoluyla çözülebileceğini savunduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Libya Millî Mutabakat Hükûmeti&#8217;ne sağladığımız eğitim ve danışmanlık desteği, ülkenin daha fazla iç savaşa sürüklenmesini engelledi, Birleşmiş Milletler öncülüğündeki siyasi sürecin önünü açtı. Bugün Libya&#8217;da siyasi çözüm umutları yeniden yeşermişse, bunda Türkiye&#8217;nin zamanında yaptığı müdahalenin çok ciddi katkısı bulunuyor. Sahada kalıcı ateşkesin tesisi ve kapsayıcı siyasi sürecin ilerletilmesi konusunda Birleşmiş Milletler başta olmak üzere, tüm taraflarla eşgüdüm hâlinde çabalarımızı sürdürüyoruz. Libya Siyasi Diyalog Forumu&#8217;nun çalışmalarını da destekliyoruz.”</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Doğu Akdeniz&#8217;deki her türlü gelişmenin yükünü taşıyan ülke olarak, doğal kaynaklar konusunda yok sayılmasına rıza gösteremeyeceklerini dile getirerek, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi&#8217;nin provokasyonlarına rağmen, Doğu Akdeniz meselesinde daima sabırlı, soğukkanlı davrandıklarını anlattı.</p>
<p>“KIBRIS TÜRKLERİ’NİN DE KATILACAĞI DOĞU AKDENİZ KONFERANSI ÖNERİMİZ, SORUNU DİYALOGLA ÇÖZME İRADESİNİN TEZAHÜRÜDÜR”</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Avrupa Birliği’nin birlik içi dayanışma adı altında Doğu Akdeniz’de kendi haklarımızı, hem de Kıbrıs Türkleri’nin menfaatlerini korumak için kararlılıkla yürüttüğümüz arama ve sondaj faaliyetlerine dair ithamları tarihle, hukukla, gerçeklerle bağdaşmıyor. Kıbrıs Türkleri’ne yönelik izolasyonlara son verilmesi ve Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon kaynaklarının hakkaniyetli paylaşımı yönündeki çabalarımızı aynı kararlılıkla sürdüreceğiz” diye konuştu.</p>
<p>Türkiye’nin “Kıbrıs Türklerinin de katılacağı bir Doğu Akdeniz konferansı düzenlenmesi” önerisinin sorunu diyalogla çözme iradesinin tezahürü olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, Ege’de ve Doğu Akdeniz’de mevcut sorunların aşılması için her zaman yapıcı tutum sergilemiştir. Nitekim geçtiğimiz aylarda NATO Genel Sekreteri’nin girişimiyle ülkemiz ile Yunanistan arasında NATO çatısı altında gerçekleştirilen ayrıştırma görüşmelerine başından itibaren aktif ve samimi biçimde katılım gösterdik, katkı sağladık. Ayrıca, Yunanistan ile Ege sorunlarının ele alındığı ve sonuncusu 4,5 yıl önce gerçekleştirilen istikşafi görüşmeler sürecinin yeniden başlatılması hususunda mutabakata vardık” dedi.</p>
<p>“TÜRKİYE’Yİ DİPLOMASİDE DAR BİR ÇERÇEVEYE HAPSETMEK YANLIŞ OLDUĞU GİBİ MÜMKÜN DEĞİLDİR”</p>
<p>“Coğrafi bakımdan Afro-Avrasya ülkesi olan Türkiye’yi diplomaside dar bir çerçeveye hapsetmek yanlış olduğu gibi mümkün değildir” uyarısında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Bizim ne doğuya, ne de batıya sırtımızı dönme gibi bir lüksümüz olabilir. Avrupa ile ilişkilerimizi geliştirirken Asya’yı da ve Afrika’yı da asla ihmal etmiyoruz. Rusya’yla son dönemde derinleşen işbirliğimizi Amerika’yla köklü bağlarımızın alternatifi olarak görmüyoruz. Bilhassa 68 yıldır üyesi olduğumuz NATO içindeki konumumuza büyük önem atfediyoruz. Türkiye’nin sınırları aynı zamanda NATO’nun sınırlarıdır. Günümüzde de NATO’nun yüzleştiği yeni sınamalar ve tehditler karşısında güvenilir bir müttefik olarak kritik sorumluluklar üstleniyoruz. Afganistan’da, Kosova’da, Irak’ta, Karadeniz’de, Akdeniz’de ve diğer coğrafyalarda ittifaka sağladığımız ciddi katkılarla külfet paylaşımında büyük bir yükü omuzladık. Bu gerçeğin dar siyasi saiklerle gölgelenmesine ve sorgulanmasına müsaade etmeyiz. Biz hem ülkemizin, hem de müttefiklerimizin hak ve çıkarlarını gözetirken, aynı hassasiyeti ve dayanışma ruhunu müttefiklerimizden beklememiz de tabidir.”</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin uluslararası güvenlik ve istikrara yönelen tehditler karşısında kararlı biçimde mücadelesini sürdürme iradesine sahip olduğunun altını çizerek, Forum’un barış ve güvenlik arayışlarına katkı sağlamasını temenni ederek, başarılar diledi.</p>
<p>kaynak:www.tccb.gov.tr</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nigeriagazetesi.com/14-milyona-yaklasan-can-kaybini-sadece-kovid-19a-baglamak-yanlistir-h7672.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“TÜRKİYE’YE GÜVENEN HERKESİN KAZANACAĞI BİR YATIRIM İKLİMİ OLUŞTURUYORUZ”</title>
		<link>https://nigeriagazetesi.com/turkiyeye-guvenen-herkesin-kazanacagi-bir-yatirim-iklimi-olusturuyoruz-h7601.html</link>
					<comments>https://nigeriagazetesi.com/turkiyeye-guvenen-herkesin-kazanacagi-bir-yatirim-iklimi-olusturuyoruz-h7601.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Nov 2020 16:56:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASAYİŞ]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜR SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[“TÜRKİYE’YE GÜVENEN HERKESİN KAZANACAĞI BİR YATIRIM İKLİMİ OLUŞTURUYORUZ”]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[KAZANAN TÜRKİYE]]></category>
		<category><![CDATA[MÜSİAD]]></category>
		<category><![CDATA[SALGIN]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİYE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/?p=7601</guid>

					<description><![CDATA[18. MÜSİAD EXPO Fuarı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz Türkiye’nin gücüne, potansiyeline, geleceğine inanan herkesle birlikte bu yolda yürümeye hazırız. Küresel ekonomide yaşanan değişimi lehimize çevirebilecek her adıma destek vereceğiz. Yatırım, üretim, ihracat ve istihdam için harekete geçen herkesin yanında yer aldık, almayı sürdüreceğiz” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen 18. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>18. MÜSİAD EXPO Fuarı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz Türkiye’nin gücüne, potansiyeline, geleceğine inanan herkesle birlikte bu yolda yürümeye hazırız. Küresel ekonomide yaşanan değişimi lehimize çevirebilecek her adıma destek vereceğiz. Yatırım, üretim, ihracat ve istihdam için harekete geçen herkesin yanında yer aldık, almayı sürdüreceğiz” dedi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen 18. MÜSİAD EXPO Fuarı’na katıldı.</p>
<p>Fuarda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın sebebiyle fuarın ve fuar kapsamındaki etkinliklerin bir kısmının fiziki, bir kısmının da çevrim içi gerçekleştirileceğini belirtti.</p>
<p>“SALGIN SÜRECİNDEN GÜÇLENEREK ÇIKABİLECEĞİMİZE İNANIYORUM”</p>
<p>Türkiye’de hem milletin sağlığını korumaya hem de üretimin ve istihdamın aksamadan yürümesini temin etmeye çalıştıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ikisini birlikte başarıp salgın sürecinden güçlenerek çıkabileceğimize inanıyorum. Böyle zor bir dönemde böyle büyük bir organizasyonun yapılmasının ve bizim de bizzat iştirak etmemizin sebebi işte budur” dedi.</p>
<p>Şartları en doğru şekilde değerlendirerek bu süreci fırsata dönüştürmekte kararlı olduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgınla mücadele konusunda gereken her şeyin yapıldığını, bilim insanlarının tavsiyeleri doğrultusunda atılması gereken adımların atıldığını söyledi.</p>
<p>Salgınla mücadele çalışmalarında Türkiye’nin pozitif yönde ayrışarak altyapısının gücünü ortaya koyduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Salgının 2. dalgasının tüm dünyayı kasıp kavurduğu bir dönemde de nispeten daha iyi bir görünüme sahibiz. Ekonomi tarafında da her kesime yönelik desteklerle salgının yol açtığı sıkıntıları azaltmaya, paylaşmaya çalışıyoruz. Devlet olarak tüm imkânları seferber ederek üretimi, ihracatı, ticareti, istihdamı ayakta tutuyoruz. Bu anlayışla iş dünyamızdan esnaflarımıza, işçilerimizden yardıma muhtaç vatandaşlarımıza kadar her kesime el uzattık, kaynak aktardır. MÜSİAD&#8217;ın da kurduğu Karz-ı Hasen fonu vasıtasıyla kendi üyeleri arasında benzer dayanışma mekanizmaları oluşturmasından memnuniyet duydum. Hem salgının yol açtığı sorunları hem ekonomimizin karşı kaşıya bulunduğu sıkıntıları 83 milyon hep birlikte ortaya koyacağımız iş birliği ve dayanışma ile aşarak hedeflerimize ulaşabiliriz.</p>
<p>“REFORMLARA HİÇ ARA VERMEDİK”</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, hedeflere ulaşma noktasında herkesin yapması gereken fedakârlıklar bulunduğuna dikkat çekerek, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Merkez Bankası ve diğer kurumlar ile özel sektörün daha güçlü şekilde birlikte çalışacağına inandığını kaydetti.</p>
<p>“Hem ekonomi politikalarımızı tahkim edecek hem demokrasimizin ve özgürlüklerimizin çıtasını yükseltecek hem milletimizin günlük hayatında rahatlamaya yol açacak hazırlıklar içindeyiz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Anayasamızı demokrat ve özgürlükçü bir anlayışla defalarca değiştirdik. Tümüyle yeni bir anayasa yapmak için kolları sıvadık. Ancak Cumhuriyet Halk Partisi’nin oyunbozanlığı sebebiyle neticeye ulaşamadık. Bizimle birlikte yeni bir anayasa hazırlamaktan kaçanların daha sonra karanlık mahfillerde başka gayretler içerisine girdikleri ortaya çıktı. Böylece bizim başlattığımız yeni anayasa çalışmasının niçin akamete uğradığı da aleniyet kazandı. Bunun yanında temel kanunların tamamını yenileyerek adalet sistemimizin altyapısını ve insan kaynağını güçlendirerek ülkemizde hukuka erişimi kolaylaştırdık. Hak ve özgürlük alanlarını olabildiği kadar genişleterek millî birlik ve beraberliğimizi tahkim ettik. Ekonomi alanında da pek çok reformu hayata geçirerek ülkemizin makroekonomik görünümünü çok ilerilere taşıdık. Velhasıl biz reformlara hiç ara vermedik.”</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin hukuka ve adalete olan güvenini kökleştirmek amacıyla kapsamlı bir yargı reformu strateji belgesi hazırladıklarını hatırlatarak, bu doğrultuda TBMM’nin üç ayrı reform paketini hayata geçirdiğini belirtti.</p>
<p>“EKONOMİ VE DEMOKRASİDE ÜLKEMİZİ YENİ BİR YÜKSELİŞ DÖNEMİNE SOKMAKTA KARARLIYIZ”</p>
<p>Ekonomideki kapsamlı düzenlemelerle de Türkiye’de iş yapma kolaylığı sağladıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi de yeni reformlar, yeni atılımlar için hazırlıklar yapıyoruz. Ekonomide ve demokraside ülkemizi yeni bir yükseliş dönemine sokmakta kararlıyız. Yeni yargı paketleriyle ilgili hazırlıklar sürüyor. Bunları da en kısa sürede Meclis gündemine getireceğiz” dedi.</p>
<p>Ön çalışmaları tamamlanan İnsan Hakları Eylem Planını iş dünyası ve azınlıklar dâhil çok daha geniş bir istişareyle neticelendirip hayata geçireceklerini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizin geleceğine güvenle bakabilmesi için bugün almamız gereken tedbirler neyse onları hayata geçirmekten kaçınmıyoruz. Gerekirse şu aşamada bazı acı ilaçları içmemiz gerektiğinin de farkındayız. Dün yapılan faiz artırımı kararını bu çerçevede değerlendiriyorum” şeklinde konuştu.</p>
<p>“TÜRKİYE’Yİ FAİZ, ENFLASYON, KUR SARMALINDAN ÇIKARMAMIZ ŞARTTIR”</p>
<p>Asıl hedeflerinin enflasyonu en kısa sürede önce tek haneli rakamlara düşürerek, faizlerin de buna uygun şekilde aşağı inmesini temin etmek olduğunu tekrarlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunu başardığımızda kurun da istikrara kavuşacağını düşünüyorum. Türkiye’yi faiz, enflasyon, kur sarmalından çıkarmamız şarttır. Aksi hâlde sürekli bu tartışmayı yaşamak, bu bedelleri ödemek mecburiyetinde kalacağız” diye konuştu.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, faizin insanları sömürdüğünü vurgulayarak, yeni ekonomi yönetimiyle birlikte tüm mesailerini, dikkatlerini bu konuya vererek Türkiye’yi bu kronik sancıdan kurtaracaklarını söyledi.</p>
<p>Hedeflere ulaşmak için iş dünyası ve vatandaşlardan somut destek talepleri olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her şeyden önce yurt dışındaki tasarruflarımızı mutlaka ülkemize getirmeliyiz. İşte şu anda varlık barışıyla ilgili adımı attık ve varlık barışı konusunda da gerek yurt dışı, gerek yurt içindeki yastık altı neyimiz varsa bunları kesinlikle herhangi bir sorguya tabi olmadan kayıt altına almamız inanıyorum ki ülkemiz için de ve bütün girişimcilerimiz, yatırımcılarımız için de yeni bir ufuk sağlayacaktır” dedi.</p>
<p>Yerli ve uluslararası girişimcileri harekete geçirerek üretim ve istihdamda kalıcı sonuçlar doğuracak yatırımların hızlanmasını temin edeceklerini de vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Lirasına güvenlerini artırarak mevduatlarda döviz ağırlığının azalmasını sağlayacaklarını kaydetti.</p>
<p>“TÜRKİYE’YE GÜVENEN HERKESİN KAZANACAĞI BİR YATIRIM İKLİMİ OLUŞTURUYORUZ”</p>
<p>“Adımlarımızı güvenin ve istikrarın bu sürecin kilit taşı olduğunun bilinciyle atıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye’ye güvenen herkesin kazanacağı bir yatırım iklimi oluşturuyoruz. Bunun için ihtiyaç duyulan her türlü adımı atacak, iş ve yatırım ortamını beklenen seviyeye çıkartacağız. Bu kapsamda özellikle üretim ve ihracatın ana aktörleri olan kuruluşlarımıza çok önemli görevler düşüyor. Ticaret Bakanlığımız, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulumuz, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğimiz, MÜSİAD, TÜSİAD gibi iş insanlarımızı temsil eden yapılardan yakın, verimli ve samimi bir çalışma yürütmelerini bekliyoruz. Özellikle ihracat süreçlerinde yer alan kurumlarımızı diğerinin rakibi değil, tamamlayıcısı olarak görüyoruz. Bu yapılar hem ülke içinde, hem de ülke dışında birbirleriyle ne kadar yakın çalışma ve iş birliği halinde bulunurlarsa ortak hedeflerimize o kadar hızlı ulaşırız.”</p>
<p>Salgın döneminde iş dünyasının çalışma biçimi ve alışkanlıklarında ciddi değişiklikler ortaya çıktığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık iş yapmak, anlaşmak ve sonrasındaki süreçlerin online gerçekleşebileceğini, salgın sonrasında da vakit ve maliyet avantajları için bu yönteme yaygın şekilde devam edileceğinin anlaşıldığını söyledi.</p>
<p>“KÜRESEL EKONOMİDE YAŞANAN DEĞİŞİMİ LEHİMİZE ÇEVİREBİLECEK HER ADIMA DESTEK VERECEĞİZ”</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, online iş yaparken fiziki inceleme, kontrol, alıcı ve satıcı arasındaki güven ilişkisinin tesis edilmesinde de DEİK ve MÜSİAD gibi kuruluşlara çok büyük görevler düştüğüne işaret ederek, “Bu kurumlarımız oluşturacakları güven verici bilgilendirme mekanizmalarıyla alıcı-satıcı arasındaki fiziki temas eksiğini kapatabilirler. Şayet bunu sizler yapmazsanız, dışarıdan birileri benzer mekanizmaları kurar, sizler de bedelini ödeyerek o hizmeti almak zorunda kalırsınız. Yeni dönemin fırsatlarını değerlendirebilmek için üretim ve ihracat merkezli kuruluşların yapılarını, standartlarını, kanallarını hızla gözden geçirerek ihtiyaca cevap verecek hâle getirmeleri şarttır” uyarısında bulundu.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz Türkiye’nin gücüne, potansiyeline, geleceğine inanan herkesle birlikte bu yolda yürümeye hazırız. Küresel ekonomide yaşanan değişimi lehimize çevirebilecek her adıma destek vereceğiz. Yatırım, üretim, ihracat, istihdam için harekete geçen herkesin yanında yer aldık, almayı sürdüreceğiz. Mevcut imkânları daha üst seviyede kullanarak yeni yatırımlarla üretim ve ihracat kapasitemizi arttırarak tasarımından imalatına kadar her aşamasında yüksek teknolojiye geçişi sağlayarak inşallah bu süreci başarıya ulaştıracağız” şeklinde konuştu.</p>
<p>“Türkiye’nin büyümesi, güçlenmesi, kalkınması için taş üstüne taş koyan herkesten Allah razı olsun” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, MÜSİAD’a da fuar organizasyonu için teşekkür ederek, fuarın başarılı geçmesi temennisinde bulundu.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşması öncesinde fuar alanındaki stantları da gezdi.</p>
<p>KAYNAK: www.tccb.gov.tr</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nigeriagazetesi.com/turkiyeye-guvenen-herkesin-kazanacagi-bir-yatirim-iklimi-olusturuyoruz-h7601.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
